1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18895 E., 2026/3759 K.

Yargıtay 02.04.2026 Sayı: 2025/18895 E. - 2026/3759 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/18895 E. , 2026/3759 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/3620 E., 2025/3096 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İzmir 12. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2022/23 E., 2024/222 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde, müvekkilinin, Haziran 1993 tarihinden askere gittiği 1994 yılı Kasım ayına kadar aralıksız olarak davalı işveren .. Dış ... A.Ş.'de pazarlama satış bölümünde çalıştığını, ancak bu iş yerindeki çalışması hiçbir şekilde ...'ya bildirilmemiş ve sigorta girişinin yapılmadığını, davalı iş yerinde 1993 yılından itibaren pazarlama satış bölümünde çalıştığını, iç lastik satmak üzere pazarlamaya çıktğını, şehir dışına seyahatlere gittiğini, bankalara çek vs. evrakların getir götür işlemlerini yaptığını, müvekkilinin askere gitmek zorunda olması nedeniyle 1994 yılının Kasım ayında kendi isteğiyle işten ayrıldığını, davalı iş yerinde çalıştığı dönemde, o dönemin asgari ücretini almakta olduğunu, başkaca bir ek ödemesinin bulunmadığını, davacının çalışma dönemi boyunca maaşını elden aldığını, müvekkilinin bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini, ancak, emeklilik günü hesaplamalarını yapmak üzere sigorta bilgilerini kontrol etmek isteyen müvekkilinin davalı işyerinde yaptığı çalışmalarının ...'ya bildirilmediğini fark ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin Karşıyaka Sosyal Güvenlik Kurumuna giderek durumu öğrenmeye çalıştığını, davacının Kuruma başvuru yaptığını, 22.09.2021 tarihli .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Karşıyaka Sosyal Güvenlik Merkezinin yazı cevabında Kurum tarafından, davalı ... adlı işyerine ait bordro kayıtlarında müvekkilin adına rastlanmadığına dair cevap verildiğini, 2013-2014 döneminde eski bir dönem olduğu için sistem üzerinden bildirim yapılmadığı ve işverenin yazılı olarak Kuruma bildirimde bulunması gerektiği, yaptıkları araştırma sonucunda davalı işverenin de böyle bir yazılı bildirimde bulunmadığının belirtildiğini, müvekkilinin Haziran 1993-Kasım 1994 tarihleri arasındaki çalışmaları, işveren tarafından Kuruma hiçbir şekilde bildirilmemiştir. Müvekkilinin bu tarihler arasında davalı işyerinde çalıştığı sabit olduğunu, müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olacağını, davacının bu çalışmalarını sigortalık hizmetlerinden sayabilmesi ve müvekkilin Haziran 1993-Kasım 1994 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespiti için dava açmak zorunda kaldıklarını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum cevap dilekçesinde özetle; davacı, davalı iş yerinin pazarlama satış bölümünde Haziran 1993 tarihinden 1994 yılı Kasım ayına kadar aralıksız çalıştığını ancak işverenin ücreti ve çalışmaları Kuruma bildirmediğini beyan ederek hizmetlerinin ve prime esas kazancının tespitini talep ve dava ettiğini, dava usul ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, davacıya ait hizmet dökümünde davalıya ait iş yerinden belirtilen tarihte bildirilen herhangi bir hizmete rastlanılmadığını, 5510 sayılı Yasanın ilgili maddelerine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyeti işverene ait bir yükümlülük olup bildirilmeyen bu kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulması mümkün bulunmadığını. Bilindiği üzere, 55 10... /1 maddesi (a) bendi kapsamında sigortalılıktan söz edebilmek için sigortalının işverenin emir ve talimatı altında, bilfiil çalışması gerekmektedir. Zira, sosyal sigorta ilişkisinin başladığının kabulü için sigortalının fiilen çalışmaya başlamış olması gerektiğini, Sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması dahi yeterli olmadığını, fiili veya gerçek bir biçimde çalışmanın varlığı tespit edilmedikçe sigortalılıktan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Haziran 1993 ila Kasım 1994 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde çalıştığını, ancak sonradan bu çalışmasının ...'ya bildirilmediğini öğrendiğini iddia ederek çalışmasının tespitini talep etmiş ise de, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü tüm bu iddialar, mevcut duruma açıkça aykırı, mesnetsiz ve kötüniyetli açıklamalardan ibaret olduğunu, \t1987 yılında kurulan müvekkil ... Dış ... A.Ş, sektöründe tanınmış, hukuk kurallarını eksiksiz biçimde yerine getiren, oldukça saygıdeğer eski bir ... firması olduğunu, müvekkili şirketin, ticari faaliyetlerine devam ettiği 36 yıllık süre zarfında işe aldığı tüm çalışanlarının sosyal haklarını gözettiğini, sigorta kayıtlarını geciktirmeksizin yaptığını, hiçbir çalışanının mağduriyetine sebebiyet vermediğini, Davacı ... ise, son derece haksız bir şekilde yaklaşık 29 yıl önceki bir tarihte olduğunu varsaydığı bir konuda hak talebinde bulunduğunu, davacının hiçbir dönemde müvekkil şirkette çalışmadığını, davacının müvekkil şirkette çalışması bulunmaması nedeniyle müvekil şirket tarafından ...'ya herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacının sigortalı olarak gösterilmediğini, davacının Haziran 1993 ila Kasım 1994 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalışmış olduğu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının 08.06.1994 tarihinde kendi el yazısı ile müvekkil şirkete iş başvurusunda bulunduğunu ancak bu başvurusu müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini, Haziran 1993 yılında müvekkil şirkette çalışmaya başladığını iddia eden davacının, -kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla-kendi iddiasına göre zaten çalışmakta olduğu süreçte iş başvurusu yapmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının Haziran 1993 ila Kasım 1994 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalışmasının olmadığını, davacının müvekkil şirkette herhangi bir çalışması bulunmadığı gibi, dava 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine,\" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde;

Eksik araştırma ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin hatalı yorumlandığını, Kurum denetim raporu olup olmadığının araştırılmadığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının Haziran 1993-Kasım 1994 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı