1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18856 E., 2026/5321 K.

Yargıtay 22.04.2026 Sayı: 2025/18856 E. - 2026/5321 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/18856 E. , 2026/5321 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/1524 E., 2025/2036 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 50. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/287 E., 2024/136 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, davacının davalı Kuruma olan borçları bakımından Kurum tarafından haciz işlemleri uygulandığını, haciz konulan taşınmazlardan olan .., Merkez, .. ... Mah. 62... parsel'deki taşınmazın .. Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2020/401 Esas sayılı dosyası ile icraen 137.000.000,00 TL bedelle 22.02.2023 tarihinde satıldığını, öte yandan müvekkil şirketin, 7440 sayılı Kanun’un verdiği hak neticesinde davalı Kuruma olan borçları için yapılandırma başvurusunda bulunulduğunu, ilgili Kanun gereği de ilk taksitin son ödeme tarihinin 31/07/2023 olduğunu, taşınmazın satıldığı icra dosyasında ilgili Sosyal Güvenlik Merkezlerince konulmuş yaklaşık 45.000.000 TL’lik haciz bulunduğunu ve paranın dağıtımı halinde bu tutarın davalı Kuruma ödeneceğini, 22.02.2023'te satışı yapılan ve 14.04.2023'te ihalesi kesinleşen taşınmazdan elde edilen gelirin olağan şartlarda 31.07.2023 tarihine kadar sıra cetvelinin oluşturulması ve alacaklılara dağıtılmasının beklenildiğini, ne var ki icra dosyasındaki taraf fazlalığı ve 100. madde cevabı ve diğer işlemler yapılırken icra dairelerinin yavaşlığı, yanlış işlemleri nedeniyle bugün itibariyle kesinleşmenin üzerinden 5.5 ay geçmesine rağmen halen sıra cetveli düzenlenemediğini, bu durumda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkili şirket adına para dağıtımının hızlanması için ellerinden gelen yapılmış olsa da dağıtımın 31.07.2023 tarihine yetişmeyeceğini anladıkları noktada, 24/07/2023 tarihinde davalı Kuruma taraflarınca dilekçe verildiğini, kusurları dışında ve devlet dairesi olan icra dairelerinin kusuru nedeniyle yapılacak geç ödemenin yapılandırmayı bozmaması, ilgili tutarın icra dairesinden öncelikli olarak istenmesi için başvuruda bulunulduğunu, davalı Kurumca verilen 25.07.2023 tarihli cevapta \"7440 sayılı Kanun'da gerekli düzenlemelerin yapıldığını, dağıtımı beklenen paranın istenmesi gibi bir uygulama bulunmadığı, yapılandırmadan faydalanılabilmesi için 31.07.2023 tarihine kadar ilk ödemenin yapılması gerektiğinin\" belirtildiğini, sonuç olarak belirttikleri gibi icra dairesince işlemlerin bitirilemediğini ve paranın dağıtılamadığını ve davalı Kurum tarafından yapılan işlemle müvekkilinin yapılandırmasının bozulduğunu, müvekkilinin parasının icra dairesinde beklediğini ve davalı Kuruma ödenecek yaklaşık 45.000.000TL bulunduğunu, bu tutarın normal şartlarda kesinleşmeden itibaren 3.5 ay gibi son derece yeterli bir süre içinde 31.07.2023'e kadar alacaklılara dağıtılmış olsa müvekkilinin yapılandırmadaki indirim, taksit ve faiz avantajlarından tüm borcunun kapanacağını, ancak icra dairelerinin kusurları nedeniyle paranın dağıtılamadığını bunun cezasının ise müvekkiline kesildiğini, yapılandırma dışı bırakıldığını, şu an para davalı Kuruma ödense dahi müvekkilinin faiz vs. hesaplamaları nedeniyle borçlu kalmaya devam edeceğini, cebri icra işlemlerinin sürdürüleceğini belirterek, davalı Kurum işleminin iptaline, müvekkili adına icra dairesince yapılan, yapılacak ödemelerin yapılandırma kapsamında sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından 11.04.2023 tarihli dilekçe ile 7440 sayılı Kanun'dan yararlanmak için talepte bulunduğu borçlarının 11.04.2023 tarihi itibariyle 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığının bildirildiği, 48 ay vadeli olarak taksitlendirildiği, söz konusu yapılandırmanın ilk iki taksitinin 03.08.2023 tarihine kadar ödeme yapılmaması nedeniyle bozulduğu, davacı tarafından taksit borçları zamanında ödenmediğinden 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan faydalanamayacağı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın, bilirkişinin hatalı ve düz mantık içeren raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, davacı müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, idarenin parçası olan icra dairelerinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle yapılandırmanın bozulması işleminin iptali gerektiğini belirterek bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı