1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18701 E., 2026/5108 K.

Yargıtay 20.04.2026 Sayı: 2025/18701 E. - 2026/5108 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/18701 E. , 2026/5108 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/1056 E., 2025/1289 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 7. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/56 E., 2023/399 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı yanında 01.01.20 05... .07.2005 tarihleri arasında ... işçisi olarak çalıştığını, müvekkilinin 21.07.2005 tarihinde iş yerinde çalıştığı esnada üzerine sunta devrildiğini ve bacağının kırıldığını, uygulanan tedavi ve yapılan amelinatlara rağmen müvekkilinin bacağının düzelmediğini ve 5 cm kısa kaldığını, kazanın davalının İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğüne aykırı olarak is güvenliği için gerekli tedbirleri almamış olması sebebiyle gerçekleştiğini, davacının kaza tarihindeki maaşının net 750.00 TL olduğunu, yemek yol giderininin işverence karşılandığını, müvekkilinin kaza sonrasında bacağını eskisi gibi kullanamaz duruma geldiğini ayrıca bacağının kısa kalması sebebiyle büyük elem ve acı çektiğini, müvekkilinin kaza tarihinden sonra uzun süre işsiz kaldığını, girdiği işlerde ise bacağının kısa olması sebebiyle verimli çalışamadığından iş akitleri kısa sürede feshedildiğini, müvekkilinin başkaca bir gelirinin de olmadığını, mahkeme harç ve masraflarını karşılanacak ekonomik gücünün olmadığını, busebeple Adli Müzaheret talebinin kabulünü talep etmiş, iş kazasından dolayı; 1.000,00 TL, maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, kazanın müvekkilinin iş yeri dışında olduğu zaman dilimi içinde olduğunu, kazanın oluş şekli itibari ile davalı kendi görevi olmayan işi yaparken olduğunu, davalı kendi kusurundan dolayı taşıdığı eşyayı düşürmesi sebebi ile meydana geldiğini, işveren iş yerinde bir kaza olmaması için tüm tedbirleri ve önlemleri aldığını, buna rağmen davacı müvekkilin iş yerinde olmamasını fırsat bilip talimat dışına çıkması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, kazanın oluşumu ile ilgili olarak herhangi bir tutunuk ve ve inceleme raporunun olmadığını, kusur oranı ile alakalı davacı tarafından dosyaya sunulan 20 Temmuz 2010 tarihli bir yazı olduğunu ancak ... tarafından dosyaya gönderilen 27.09.2010 tarihli yazıda kaza ve kusur ile alakalı herhangi bir kayda rastlanmadığı bildirildiğini, davalının maluliyet oranı belli olmadığını, bir maluliyet var ise iş gücü kaybına yönelik bir oran mevcut olmadığını, müvekkilinin davacının tüm hastahane masraflarını karşıladığını ve bir yıl boyunca 750.00 TL kendisine elden ödeme yaptığını, öncelikle kazadaki kusur oranını belirlenmesini, maluliyet oranının belirlenmesini ve maluliyeti var ise iş gücü kaybının tespiti gerektiğini beyanla davanın reddine masraf ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 28.09.20 23... /56 E., 2023/399 K.

sayılı kararı ile \"...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının 01.01.20 05... .07.2005 tarihleri arasında davalı iş yerinde hizmet akdi ile ... işçisi olarak çalıştığı, yaptığı iş, kıdemi ve mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasına göre en son aylık net 750+100 TL(yemek,yol)=850 TL olduğu, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, madde 13’e göre bir iş kazası olduğu, meydana gelen iş kazasında davalının %80 oranında kusurlu olduğu, davacının %20 oranında kusurlu olduğu, sürekli iş göremezlik derecesinin %9,3 olduğu anlaşılmakla, yapılan değerlendirmede olayın oluşu, meydana gelen zararın niteliği ve davacıda oluşturduğu zararın büyüklüğü, davacının kaza tarihindeki yaşı, bu olay nedeni ile duyduğu acı ve ızdırap karşılığı olmak üzere tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü ve kaza tarihi gibi öğeler göz önüne alınarak TMK.2 ve Borçlar Kanun'un 41 ve müteakip maddelerinin takime verdiği yetkiye dayalı olarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği...\" gerekçesiyle;

\"Davanın kısmen kabulü ile

Net 392.336,91‬ TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,

Net 20.000,00 tl manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,

Davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi 01.02.20 24... /56 E., 2024/99 K. sayılı kararıyla; \"...davalı vekili, davalı taraf olarak kabul ve ret oranına göre taraflarına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek itiraz etmiş olup, incelenen kararda reddedilen manevi tazminat miktarı dikkate alınarak vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu istinaf nedeni kabul edilmiş ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden karar verilmiştir. ...\" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Kararın davalı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde 06.03.20 25... /46 61... /3493 Karar sayılı ilamıyla; \"Somut olayda, davacı vekilince kaldırma ilamı öncesi aldırılan hesap raporuna ilişkin 01.06.2021 tarihli 17.05.2020 tarihli hesap raporunu kabul ve raporun benimsendiğine yönelik beyanını dikkate alınmaksızın kaldırma ilamı sonrası aldırılan 15.07.2023 tarihli raporla bilinen dönemin ileriye çekilmesi ve bakiye ömür süresinin tespitinde esas alınan tablonun değiştirilmesi suretiyle zararın daha fazla hesaplandığı bilirkişi raporuna itibarla hüküm tesisi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup bu husus hatalı olmuştur. Ayrıca davacının ücret iddiası yönünden emsal ücretin tespitinde emsal ücretin tespitine dair araştırma yapılmaksızın davacının ücretinin tespiti ve hesaplanması da hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş işçinin yaşı, işi, iş yerindeki kıdemi, mesleki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından, TÜİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen İşleri Kurulundan sigortalının alabileceği ücretleri araştırmak ve bu suretle kazalının ücretini tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği 17.05.2020 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile açıklanan hususlar dışındaki veriler değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.\" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinini yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, \"...Davacı taraf dava dilekçesinde, ücretinin kaza tarihinde net 750,00 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının ücretine ilişkin bir açıklamada bulunmamış ancak bir yıl boyunca davacıya elden 750,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Davalı vekili 20.02.2012 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesinde ise iyileşme süreci içerisinde bir yıl boyunca müvekkili tarafından davacıya her ay 600-750 TL arasında maddi katkıda bulunulduğu belirtilmiştir. Yine davalı vekili 03.05.2012 hakim havale tarihli \"müfettiş raporuna karşı beyanlarımız\" konulu dilekçesinde, müvekkili tarafından davacının kaza olayından sonra 1 yıl boyunca işyerinde çalışmadığı halde rızaen (yardım olarak) maaşının ödendiği belirtilmiştir. Ayrıca davalı taraf Bağcılar SGM'ye vermiş olduğu ifadesinde, davacıya ilk işe başladığında agi hariç 600,00 TL ücret ödediğini beyan etmiştir. Kaza tarihindeki asgari ücret ise net 350,15 TL'dir. Davacı tanığı ... duruşmada; davalı yanında kazadan bir iki ay önce bir gün çalıştığını, ... ustası olduğunu, günlük olarak gittiğini, yevmiyesinin 70-80 TL olduğunu, davacının arkadaşı olduğunu, onun da ... ustası olduğunu, davacının maaşlı çalıştığını, aylık net 750,00 TL ücret aldığını, yol ve yemek verildiğini beyan etmiştir. Diğer tanık ise işyerinde çalışmamıştır. Yapılan emsal ücret araştırmalarına göre ...Sendikası yazı cevabında, davacının kaza tarihi itibariyle net 894,00 TL ücret alabileceğini, ... ... Odası ise asgari ücret alabileceğini bildirmiştir. ...Sendikası 18.01.2016 tarihli yazı cevabında ise emsal ücretin net 1.156,00 TL olabileceğini belirtmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma kararı sonrası Dairemizce TÜİK'ten davacının alabileceği emsal ücret araştırılmış ve dosyamız arasına alınan kazanç bilgi sorgulama raporuna göre kaza tarihindeki emsal ücretin 1.754,87 TL olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği gibi kazalı davacının ücretinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte olup, yukarıda da ayrıntılı olarak açıklandığı gibi davalının aşamalardaki kabul ve beyanları, dinlenen tanık anlatımı ve emsal ücret araştırmalarına göre, davacının ücretinin kaza tarihinde net 750,00 TL olduğu hususu tüm dosya kapsamı itibariyle ispatlanmıştır. Dosya içerisinde alınan hesap bilirkişi raporları da net 750,00 TL ücret kabulü üzerinden düzenlenmiş olup, bu durumda rapordaki ücrete yönelik tespitler Dairemizce uygun bulunmuş, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddi gerekmiştir. Yargıtay bozma ilamında, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların kurunması gerektiği belirtilmiş olup, dosyada yeniden hesap raporu alınmasının gerekmediği kanaatine varılmıştır. Şöyle ki; uyma kararı verilen bozma ilamında da belirtildiği gibi davacı vekilince sunulan 01.06.2021 tarihli istinaf dilekçesinde, 17.05.2020 tarihli hesap raporunun (PSD mahsup edilmeksizin) kabul edildiğine ve raporun benimsendiğine yönelik beyanı bulunmakta olup, bu durumda davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği 17.05.2020 tarihli hesap raporunda belirlenen 51.220,57 TL'ye hükmetmek gerekmiştir. Ayrıca bu raporda PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapıldığından, bu yöndeki usuli kazanılmış hak da gözetilmiştir....\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ; usuli kazanılmış hakka ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğu, gelirin tazminattan mahsubunun hatalı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri.

3. Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi Mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Somut olayda, davacı kazalının davaya konu iş kazası nedeniyle %9,3 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi hükme esas alınan 17.05.2020 tarihli kök hesap raporunda davacının ücretinin, sendika yazı cevabı ile tanık beyanları dikkate alınarak asgari ücretin 2.42 katı (net 750,00 TL) olduğu tespiti ile zararın 132.337,32 TL olarak hesaplandığı, bozma ilamında davalı vekilinin ücret tespitine ilişkin temyizi yerinde görülmekle yeniden ücret araştırması yapılması ve belirlenecek ücretin davacı tarafça itiraz edilmeyen 17.05.2020 tarihli rapora uygulanması gereğine işaret edildiğine göre Mahkemece bozma ilamı sonrası yürütülen yargılamada usulüne uygun emsal ücret araştırmasından sonra ücretin yine asgari ücretin 2,42 katı olduğu tespiti yapılıp bu husus yerinde görülmekle birlikte sonucuna göre davacının 132.337,32 TL maddi zararının hüküm altına alınması gerekirken %9,3 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı kabulüne aykırı olarak Kurumca bağlanan gelirin mahsubu sonucu davacı lehine 51.220,57 TL maddi tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden;

A.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan \"... \tYargıtay bozma ilamında, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların kurunması gerektiği belirtilmiş olup, dosyada yeniden hesap raporu alınmasının gerekmediği kanaatine varılmıştır. Şöyle ki uyma kararı verilen bozma ilamında da belirtildiği gibi davacı vekilince sunulan 01.06.2021 tarihli istinaf dilekçesinde, 17.05.2020 tarihli hesap raporunun (PSD mahsup edilmeksizin) kabul edildiğine ve raporun benimsendiğine yönelik beyanı bulunmakta olup, bu durumda davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği 17.05.2020 tarihli hesap raporunda belirlenen 51.220,57 TL'ye hükmetmek gerekmiştir. Ayrıca bu raporda PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapıldığından, bu yöndeki usuli kazanılmış hak da gözetilmiştir. Davacı vekili her ne kadar müvekkiline peşin sermaye değerine konu gelirin ödenmediğini ileri sürerek, mahsupsuz bir şekilde karar verilmesini talep etmiş ise de Dairemizin kaldırma kararı sonrası yerel mahkeme tarafından ...'ya bu yönde müzekkere yazılmış olup, 13.06.2023 tarihli verilen cevapta, sürekli iş göremezlik derecesinde bir değişiklik olmadığı belirtilmiş ve davacıya 100.393,85 TL ilk gelir peşin sermaye değeri ödendiğine yönelik bilgi verilmiştir. Bu nedenle Dairemizce peşin sermaye değerinin mahsup edildiği seçenek üzerinden hüküm kurulmuştur. \" ibarelerinin silinerek yerine \" Yargıtay bozma ilamında, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların kurunması gerektiği belirtilmiş olup, dosyada yeniden hesap raporu alınmasının gerekmediği kanaatine varılmıştır. Şöyle ki uyma kararı verilen bozma ilamında da belirtildiği gibi davacı vekilince sunulan 01.06.2021 tarihli istinaf dilekçesinde,17.05.2020 tarihli hesap raporunun (PSD mahsup edilmeksizin) kabul edildiğine ve raporun benimsendiğine yönelik beyanı bulunmakta olup, bu durumda davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği 17.05.2020 tarihli hesap raporunda belirlenen 132.337,32 TL'ye hükmetmek gerekmiştir. Ayrıca bu raporda PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapıldığından, bu yöndeki usuli kazanılmış hak da gözetilmiştir.\" ibarelerinin yazılması,

B. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;

\"A-Davanın kısmen kabulüne,

1-132.337,32 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Alınması gerekli 10.406,16 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 17,15 TL harcın mahsubu ile kalan 10.389,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 17,15 TL başvurma harcı ile 17,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 34,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Kabul edilen maddi tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Kabul edilen manevi tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Reddedilen maddi tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-Reddedilen manevi tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.300,00 TL bilirkişi ücreti, 427,20 TL tebligat ve posta masraflarının toplamı 1.727,20 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 552,64 TL'sinin davalıdan, kalan 1.174,56 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

10-Davalı tarafından yapılan toplam 395,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 268,94 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,

B-Davalı tarafından yatırılan 7.041,68 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,

C-Davalı tarafından yapılan 251,50 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

D-Davalı vekili tarafından 21.11.2023 tarihinde fazla yatırılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılamada 7036 sayılı Kanun'un 7/3 maddesi yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.\" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı