1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18674 E., 2026/5262 K.

Yargıtay 21.04.2026 Sayı: 2025/18674 E. - 2026/5262 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/18674 E. , 2026/5262 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2025/195 E., 2025/206 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 26.02.2004 tarihinde davalılardan ... Deri Şirketi bünyesinde çalışmaya başladığını, 28.08.2004 tarihinde kalp krizi geçirerek yaralandığını, bu yaralanma ile ilgili olarak Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2008/408 Esas sayılı dosyası ile iş kazasının tespiti davasının açılmış ve davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiş olduğunu, bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının geçirmiş olduğu iş kazası ile ilgili olarak Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2014/159 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, dava esnasında ...'ya yapılan başvuru neticesinde davacının sürekli işgörmezlik derecesinin %0 olarak belirlendiğini, bu tespite yapılan itirazı Yüksek Sağlık Kurulunun değerlendirdiğini ve davacının maluliyetinin bulunmadığına karar verildiğini, itiraz doğrultusunda davacının Adli Tıp Kurumuna sevkedildiğinin, ATK'nın 25.07.2016 tarihli raporu ile davacının maluliyetinin %49 olarak tespit edildiğini, Çorlu 1.İş Mahkemesinin 2014/159 Esas sayılı dosyası içerisinde mevcut ... tespitlerinde davacının maluliyet oranı bulunmadığının tespit edilmesine rağmen 25.07.2016 tarihli ATK raporu ile davacının maluliyetinin %49 olarak belirlendiğinden, davacının maluliyet oranının tespitini ve açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2.Davalı şirket vekili; davacının, davalı bünyesinde çalışmakta iken 28/08/2014 tarihinde işbaşı yaptığı sırada davacının kalp krizi geçirmediğini, bayıldığını, davacının hastaneye götürüldüğünü, Adli Tıp Kurumu Davacının maluliyetine gerekçe olarak tespit ettiği hastalıkların hipertansiyon, sindirim ve safra yolları hastalıkları, kalp-kapak hastalıkları ve kas iskelet sistemi hastalıkları olduğunu rapor ettiğini, Adli Tıp Kurumunca belirlenen maluliyet oranının dikkate alınarak yeniden inceleme yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemenin 13.09.2022 tarih ve 2022/201 E.-2022/205 K. sayılı kararıyla; davacının davalı işyerinde 28.08.2004 tarihinde kalp krizi geçirerek yaralanması neticesinde oluşan maluliyetinin %32 olarak tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunması üzerine 31/01/2024 tarih, 2022/7295 esas, 2024/9064 karar sayılı kararı ile; \"... Eldeki davada, davacının davalı iş yerinde geçirdiği 28.08.2004 tarihli iş kazasına bağlı olarak meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti talebinde bulunduğu, Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 07.03.2019 tarihli mütalaasında ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler değerlendirildiğinde; ... oğlu 20.04.1971 doğumlu ...’ın 28.08.2004 tarihinde maruz kaldığı iş kazası (iş yerinde fenalaşma)na bağlı; yaralanması ile maluliyeti arasında illiyet bağı kurulamadığından meslekte kazanma gücü tayinine ... olmadığı, kendisinde mevcut doğumsal kalp hastalığı nedeniyle halihazırda; E cetveline (yaşına) göre %32,0 (yüzdeotuzikivirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtilmiş olmasına rağmen davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 28.08.2004 tarihinde kalp krizi geçirerek yaralanması neticesinde oluşan maluliyetinin %32 olarak tespitine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Davacı iş kazası sonrası kısa vade sigorta kollarından sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiş olup, uygulamada sıklıkla karıştırıldığı üzere iş kazası sebebiyle talebi maluliyet oranının tespiti değildir. Sürekli iş göremezlik oranı kısa vadeli sigorta koluyla ilgili iken maluliyet uzun vadeli sigorta kolu için geçerli bir kavramdır. Bu halde, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 07.03.2019 tarihli mütalaasında da davacının 28.08.2004 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı yaralanması ile maluliyeti arasında illiyet bağı kurulamadığından melekte kazanma gücü tayinine ... olmadığı belirtilmiş olup davanın reddi gerekirken Mahkeme gerekçesinde uzun vade sigorta kollarından olan maluliyetten bahsedilip maluliyet oranının tespiti şeklinde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına,\" belirtilerek hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı