10. Hukuk Dairesi 2025/18628 E. , 2026/5101 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/1490 E., 2025/2323 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Tokat 2. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/91 E., 2024/195 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1996 yılından beridir bilfiil tarımla uğraştığını ve geçimini tarımla sağladığını, müvekkilinin Turhal Şeker Fabrikasına teslim ettiği şeker pancarından 1996 yılında Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığını, yapılan kesintinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına 20.05.1997 yılında intikal ettirildiğini, anılan dilekçeye .. Sosyal Güvenlik Merkezi 13.04.2023 tarihli yazı ile cevap verdiğini ve .. Şeker Fabrikasınca 1996 yılında yapılan prim tevkifatının yüklemesinin 1997 yılında yapıldığını, 1997 yılında müvekkilinin 18 yaşını doldurmadığı için sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmediğini belirterek müvekkilinin talebinin reddedildiğini, müvekkilinin 20.05.1997 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 31.12.2022 tarihli dilekçesine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında tescilinin yapıldığını, 1996 yılındaki pancar kesintisinin prim hesabına aktarıldığını ancak o tarihte 18 yaşından küçük olduğu için yaş şartı sağlanamadığından tescilinin geriye çekilemediğinin tespit edildiğini beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 20.10.1999 tarihinde Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına, istinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih, esas ve karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18 yaşından küçük olduğu döneme ilişkin prim kesintisi yapıldığını ancak bu dönemde sigortalı sayılmadığını, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023-1400 Esas, 2023-1658 Karar sayılı ve 23.02.2023 tarihli kararıyla \"esasen çocuk yararına konulmuş olan hukuk kurallarının; çocuk aleyhine yorumlanmasının ve böylece vazgeçilmesi, devredilmesi, feragat edilmesi mümkün olmayan ve kişiye sıkı sıkıya bağlı sosyal güvenlik hakkından çocuğun mahrum bırakılmasının hukuk ve adalet ilkeleri ile de bağdaşmayacağı\"nın vurgulandığını, çocuğu korumak amacıyla konulmuş yasal düzenlemelerin mahkemece çocuk aleyhine yorumlandığını, Sosyal Sigortalar Kanunu'nun amacı sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilmiş olan söz konusu kararın kanunun amacı ve ruhu ile bağdaşmadığı gibi sosyal sigortalılık ilke ve esaslarına da ters düştüğünü, müvekkilinin çalışıp prim ödediği bir dönemde 18 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle sigortalı sayılmamasının müvekkil açısından hak ihlali niteliğinde olduğunu beyanla temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun kapsamındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince kendi adına tarımsal faaliyette bulunan 22 yaşını doldurmuş erkeklerin zorunlu sigortalı sayılacaklarının düzenlendiği, bu şekilde çalışma yapanları köy ve mahalle muhtarlarının Kuruma bildirmesinin gerektiği, Kurumun da bu şekilde çalışmaları re'sen tespit görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesine göre zorunlu sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı, 2926 sayılı Kanun'da sigortalılığın tespiti davasının açılması ile ilgili bir ön koşulun düzenlenmediği açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/21-620 Esas, 2014/203 K. sayılı kararına göre talep edenin 22 yaşını takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacağına ilişkin koşulun mevcudiyetine karşı 20.10.1999 doğumlu davacının tevkifat tarihinde 22 yaşını doldurmadığı anlaşılmakla temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.