10. Hukuk Dairesi 2025/18575 E. , 2026/5100 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/1370 E., 2025/2248 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Antalya 13. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/290 E., 2025/51 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.10.2020 tarihinden 12.08.2022 tarihine kadar kesintisiz, genellikle saç ekimi yapan davalı ... şirketinde genel koordinatör olarak çalıştığını, müvekkilinin sigorta primlerinin aldığı gerçek ücret üzerinden değil, asgari ücret üzerinden yatırıldığı ve gösterildiğini, ücretinin asgari ücret bölümü banka üzerinden yatırılmış, kalan kısmın ise elden ödendiğini, davalı şirketçe bu yöntemin tüm çalışanlara uygulandığını, müvekkilinin gerçek aylık ücreti 02.10.2020 - 02.10.2021 döneminde aylık 12.000,00 TL, 02.10.2021 - 12.08.2022 dönemi arasında ise 20.000,00 TL olduğunu, bu ücretin net eline geçen ücret olduğunu beyanla, müvekkilinin asgari ücret üzerinden yatırılan primlerinin gerçek ücret üzerinden tespit edilmesi ve yatırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; 5 yıllık hak düşürücü süre dışında kalan taleplerin reddi gerektiği, 6552 sayılı Kanun kapsamında davacının dava açmadan önce müvekkili Kuruma müracaat etme şartı bulunduğu, aksi halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, idare ve yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür
kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakla, işçilik alacaklarına ilişkin taraflara arasında çıkan uyuşmazlıkta Mahkemece verilen karar sonrasında işçiye ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi, işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dahil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmasının geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiği beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davası olduğunu, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar kamu düzenine ilişkin olduğunu, bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu olduğu, davacının 02.10.2020 tarihli kısmi süreli iş sözleşmesi ile müvekkili şirket bünyesinde hasta temsilcisi ve hasta bilgilendirme görev ve pozisyonunda müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalılarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu olmadığı ve yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğunu beyanla, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin telefonunda bulunan davalı şirket sahibi ve yetkilisi ...'ın mesajının müvekkilinin maaşının daha yüksek olduğunun açık delili olduğunu, kurumlardan ücret araştırması yapıldığını ve ATSO tarafından davacı müvekkilinin pozisyonunda çalışan bir kimsenin asgari ücretten fazla alacağının Mahkemeye bildirilmiş olduğunu beyanla temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.