1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18536 E., 2026/5417 K.

Yargıtay 22.04.2026 Sayı: 2025/18536 E. - 2026/5417 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/18536 E. , 2026/5417 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/1787 E., 2025/186 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İzmir 14. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2021/106 E., 2024/675 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacının emekli aylığındaki kesintilerin ortadan kaldırılarak yeniden bağlanmasına, kesilen emekli aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve yersiz ödenen aylıklar sebebiyle tahakkuk ettirilen 167.379,66 TL borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı birleşen davada davacı Kurum vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...'ya 18.06.2009- 27.08.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının sahte olması nedeniyle Kurumca 01.04.2011-17.03.2020 tarihleri arasında yapılan 115.081,30 TL aylığın yersiz olduğunun tespit edilerek borç tahakkuk ettirildiğini, sonrasında müvekkili Kurum tarafından 01.03.20 21... 907 sayılı yazı ile anılan borcun ödenmesinin talep edildiğini, Kurum alacağının ödenmemesi üzerine masraf ve işlemiş faizi ile birlikte toplam 173.762,12 TL'nin 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesi ve 96. maddesi gereğince tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2022/242 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız bir şekilde ve kötü niyetle itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla, davalının icra takibine vaki itirazının iptalini, takibin devamını, Kurum lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Asıl davada davalı birleşen davada davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, asıl davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl kabulüne, davacı ...'nın, dahili davalı ...'e ait .. sicil numaralı işyerinde 18.06.2009-27.08.2009 tarihleri arasında, hizmet akdine istinaden asgari ücret ile sürekli ve kesintisiz 70 gün çalıştığının, bu çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen aylıkların, hak edilen tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının yersiz aylık giderleri nedeniyle 1 Mart 2021 tarih ve .. sayılı Borç Bildirim Belgesinde belirtilen toplam 167.379,66 TL borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davalı birleşen davada davacı Kurum vekili, asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl dava menfii tespit; birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı birleşen davada davacı Kurum tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı