10. Hukuk Dairesi 2025/18391 E. , 2026/4351 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/2008 E., 2025/1626 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/846 E., 2025/339 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davalı .. ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27.08.2013 tarihli işe giriş bildirgesi ile .. .. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasında gaz altı kaynakçısı olarak işe başladığını, 16.11.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sağ el parmaklarında parçalı kırıklar ve doku zedelenmeleri meydana geldiğini, .. .. ... ve Araştırma Hastanesinde ameliyat olduğunu, birkaç ay sonra .. .. ... ve Araştırma Hastanesine başvurarak sağlık kuruluna girdiğini, iş kazasından dolayı %14 sürekli engel oranı raporu aldığını, müvekkilinin kendisine sürekli iş görmezlik aylığı bağlanması için davalı kuruma başvurduğunu, bunun üzerine kurum müvekkilini .. ... Araştırma Hastanesine sevk ettiğini, buradan engel oranının %8 olduğuna ilişkin rapor verildiğini, müvekkilinin bu rapor karşısında Yüksek Sağlık Kuruluna başvurarak itiraz etmiş ise de kurul tarafından kontrol muayenesine gerek olmadığı ve maluliyet oranının %8 olduğuna karar verildiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu bahisle müvekkilinin maluliyet oranının yapılacak ATK incelemesi neticesinde tespitini ve ATK raporu neticesinde engel oranının %10'un üzerinde tespit edilmesi halinde müvekkiline davalı kurumca sürekli iş görmezlik aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza geçiren davacı, müvekkil şirkette sigortalı olmakla beraber meydana gelen kazada Müvekkil firmanın hiç bir kusuru ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Olayda asıl kusurlu kaza geçiren işçidir. Bir an için müvekkil firmanın sorumluluğu düşünülse bile kazaya sebep olan davacının kendisi olup yapmaması gereken bir işi yapmaya çalışmıştır. Kaza geçiren personel olayda tamamen kendisi kusurludur. Müvekkil firma gerekli tüm eğitimleri, araç ve gereçleri personele vermiştir. Müvekkil firma bu kazanın meydana gelmemesi için gerekli tüm tedbirleri almıştır. Ayrıca Adli Tıp tarafından tespit edilen %22,2'lik maluliyet oranı çok yüksek olup işçi iyileşmiştir. Bu nedenle bu oranı da kabul etmek mümkün değildir. Davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında yapılan incelemede Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu 2016/758 Esas ve 03/02/2016 tarihli raporunda davacının geçirmiş olduğu iş kazası sonucunda maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaypı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde %8 olduğuna ve başkasının bakımına muhtaç olmadığına karar verildiğini, kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davacının tamamen kötü niyetle hareket ettiğini, asılsız iddialar neticesinde işbu davayı açtığını bahisle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının %22,2 oranında meslekte kazanma gücünün kaybetmiş olduğunun tespitine, davacı yana sürekli iş görmezlik durumunun başlangıç tarihi olan 28.01.2015 tarihini takip eden ay başından itibaren den itibaren sürekli iş görmezlik gelirinin bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı .. .. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı .. .. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iş göremezlik oranının % 22,2 olması imkansız olduğunu, ATK raporlarının çelişkili olduğunu, davacının raporlar arasında geçen sürede iyileşme gösterdiğinin çok açık olduğunu, Ayrıca ATK raporlarında belirlenen oranlardaki çelişkilerin giderilmediği, dosyanın yeniden Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yalnızca istinaf kaldırma ve tensip kararı tebliğ edildiğini, dava dilekçesi, bilirkişi raporları, adli tıp kurumu raporları vs. başkaca evrak gönderilmediği, bu açıdan müvekkili şirketin yargılamaya fiilen dahil edilmediğini, belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuşlardır.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini, davacının .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ve itiraz üzerine alınan Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile %8 ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu ve İkinci Üst Kurulu, davacının E cetveline göre %22,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı yönünde karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporlarının çelişkili olduğunu raporlar arasında çelişki bulunması halinde Adli Tıp Genel Kurulundan; yürürlükte bulunduğu süre için Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre, 01.08.2008 tarihinden sonrası için ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde rapor alınarak, sigortalının sürekli işgöremezlik oranı kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, raporlara itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuşlardır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili ve davalı .. .. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.