1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18325 E., 2026/4620 K.

Yargıtay 14.04.2026 Sayı: 2025/18325 E. - 2026/4620 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/18325 E. , 2026/4620 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/1390 E., 2024/1459 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Malatya 3. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2022/187 E., 2024/186 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrilmekle, noksan tespit edilen hususların ikmali üzerine yapılan incelemede; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in eşi, .. ve .. 'ın babaları ...'un 22.07.2015 günü saat 6:17'de .. .. .., .. Devlet Hastanesi kavşağının Ankara istikametinde temizlik işçisi olarak görev yapmakta olduğu, ... İmar İnş Tic Ltd Şti emrinde .. Büyükşehir Belediyesine ait temizlik işlerini yaptığı sırada geçirdiği iş trafik kazası sonrası ağır yaralandığı, tedavi için kaldırıldığı hastanede öldüğü, kazanın ...'nun sevk ve idaresinde olan ...'ya ait ... Sigorta A.Ş.'nin .. poliçesi ile sigortalı araç ile meydana geldiği, bu kazanın meydana gelmesini önlemek amacıyla şirketin hiçbir tedbir almamak sureti ile kusurlu olduğundan bahisle maddi ve manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; hem illiyet bağı yokluğundan hem de kusur mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; oluşan kazada kazazedenin tam kusurlu olduğunu, ceza davasında alınnan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; \"Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile

1-Maddi Tazminat Bakımından;

a-Müteveffanın Eşi ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile 429.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 290.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına,

b-Müteveffanın kızı ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile 8.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 290.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına,

c-Müteveffanın oğlu ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile 19.125,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun 290.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına,

2-Manevi Tazminat Bakımından;

a-Müteveffanın Eşi ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... haricindeki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b-Müteveffanın kızı ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... haricindeki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

c-Müteveffanın oğlu ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... haricindeki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,.\" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"..1- Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,...\"karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda kazanın oluş şekli konusunda eksik inceleme mevcut olduğunu, kusur yönünden hata olduğunu, zamanaşımı yönünden itirazlarının olduğunu, ıslah dilekçesinin kesin süre içinde sunulmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu belirterek temyiz talep etmiştir.

Davalı ... İmar İnşaat ve ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden reddi gerektiğini, hem illiyet bağı yokluğundan hem de kusur mevcut olmadığından davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anne ve babanın hayatta olup olmadığı araştırılmalı, hayatta iseler onlara da pay ayrılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, şirket aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, şirketin teminat limitini aşan miktarda hüküm kurulduğu, usuli kazanılmış haklara itibar edilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; ... işçi ...’un taşıt yolunun karşısına geçerken mahalde 100 metre mesafe içerisinde 72,6 metre mesafede yer işaretlemeli ve trafik lambalı yaya geçidi bulunmasına rağmen yaya geçidini kullanmadığından dolayı 2918 sayılı KTK'nun 68/b maddesinde belirtilen “Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır” kuralını ihlal etttiği, ayrıca yaya geçidi bulunmayan mahalden taşıt yolunun karşısına geçerken dikkatsiz, kontrolsüz davranışla taşıt yolu üzerinde seyreden araçlara ilk geçiş önceliğini vermeyerek %75 oranında kusurlu olduğu, davalı .. plakalı otomobil sürücüsü ... ise taşıt yolunun karşısına geçmekte olan yayaya karşı dikkatsiz, kontrolsüz ve tedbirsiz davrandığı dolayısıyla dikkat ve özen yükümlülüğüne uymadığı ayrıca 2918 sayılı KTK'nun 52/b maddesinde belirtilen “Sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır” kuralını ihlal ettiğinden %25 oranında kusurlu olduğu alınan bilirkişi raporunda belirlenmiş davalı işveren ... İmar İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ye kusur verilmediği halde hükmedilen tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca Mahkemece, davacılar vekilinin 26.01.2022 tarihli kararı istinaf etmediği halde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı sonrası davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeden işlemiş dönemin ileri çekilerek yeniden hesap raporu aldırılması isabetsizdir.

O halde Mahkemece yapılacak iş; davalı işveren ... İmar İnş. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden alınan raporlarda kusursuz olduğu gözetilerek reddine karar verilmesi ile davacılar vekilinin 26.01.2022 tarihli kararı istinaf etmediği ve davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilerek Mahkmece alınan 18.08.2021 tarihli hesap raporundaki bilinen (iskontosuz) ve bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ile bitiş tarihleri değiştirilmeksizin peşin sermaye değerinin mahsubu ile oluşacak sonuca göre taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakları gözeten bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ın oyları ve oy çokluğuyla,14.04.2026 tarihinde karar verildi.

\t\t KARŞI OY GEREKÇESİ

I. Temel Uyuşmazlık:

1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “ilk derece mahkemesinin hüküm altına aldığı maddi tazminata esas unsularını davacının istinaf etmemesi nedeni ile davalının isitnafı üzerine kaldırılmasından sonra tazminata esas ücretin asgari ücret oranlarındaki artış dikkate alınıp alınmayacağı, bu durumun davalılar lehine usulü kazanılmış hak olup olmayacağı, buna göre yeniden değerlemenin son karar tarihine yakın tazminata esas değerlere taşınıp taşınmayacağı” noktasında toplanmaktadır.

II. Karşı oy gerekçesi:

2.Belirtmek gerekir ki ...’inde değindiği gibi “Yargıtay tarafından neredeyse mutlak olarak, doktrinde de ağırlıklı olarak kabul edilen usuli müktesep hak kavramının kanuni bir kurum olmadığını, yargı kararları ile kabul edildiğini ortaya koymak gerekir. Usuli müktesep hak, bugün neredeyse usuli her sorunda, her derde deva bir kurum olarak gündeme gelmekte, sadece kanun yolunda değil, yargılamanın farklı kesitlerinde kullanılmaktadır. Bu kurumun kabul edilebilirliğinin tartışması bir yana, bu kadar geniş bir uygulama alanı bulması doğru değildir. Ayrıca usuli müktesep hak, usuli sorunları çözmeye gerçek anlamda da elverişli değildir. Nitekim, önceleri çok sınırlı kabul edilen usuli müktesep hakkında kapsamı genişlemiş, ancak bu genişlemenin sakıncaları ortaya çıktıkça Yargıtay, usuli müktesep hakka her geçen gün … birçok istisna da kabul etmiştir. En ilginç ve kendi içinde çelişkili durum ise kamu düzeninden kabul edilen usuli müktesep hakka, kamu düzenine ilişkin durumların istisna kabul edilmesidir. Bir şeyin kendisinin, kendisinin zıddı olması gibi garip, biraz da mantığı zorlayan bir durum ortaya çıkmaktadır(Pekcanıtez, .../ Atalay, .../Özekes, ..., Medeni Usul Hukuku, Ankara 2013. s: 2190).”

3.Öncelikle usulü müktesep hak, yasal bir Kurum olmadığı gibi mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları ile istisnalarına göre değerlendirilmesi gereken bir kavram olup, Yargıtay tarafından bozma kapsamında göre açıklayıcı ve yol gösterici şekilde kararda yer verilmesi beraberinde sakıncalara da yer verecektir. Zira Mahkemenin eksik inceleme nedeni ile bozmaya uyması halinde usulü müktesep hakkı gözetme yönündeki bozmaya da uyduğu gibi bir sonuç çıkacaktır ki bu da Mahkemenin bu yönde yapacağı değerlendirme ve tartışmanın önceden sınırlandırılması anlamına gelecektir.

4.Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine usulü müktesep hakkın yeniden kavram olarak değerlendirilmesi gerekir. Zira kanunun kısmi dava başlığı taşıyan 109. maddesinin son fıkrasında açıkça “Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü gibi kısmi miktar talep eden davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı ve açıkça da bakiye kısmından feragat etmedikçe geri kalan kısmını ek dava(veya ıslah) yolu ile edebilmektedir. O halde yargılama sırasında davacı tarafın kusur oranına, iş göremezlik oranına itiraz etmemesi, açıkça da feragat etmediği sürece kusur veya maluliyet oranının daha sonra lehine değişmesi halinde bakiyesini talep etme hakkı doğduğundan, usulü kazanılmış hak teşkil etmeyecektir.

5. Usulü kazanılmış hakkın iki unsuru vardır.

5.1. Bunlardan birincisi, bir hakkın usulü kazanılmış hak oluşturması için bu hakkın doğması ve yargılama sırasında oluşması gerekir. Nasıl doğmamış bir hak için vazgeçilmeyeceğine göre doğmayan bir hak da usulü kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Ücrete ilişkin veri kaldırmadan veya bozmadan sonra değiştiğine ve doğduğuna göre, usulü kazanılmış hakkın bu unsuru gerçekleşmeyecektir.

5.2. İkinci unsur ise uyulması zorunlu (sınırlandırılmış) olan bir hakkın varlığıdır. Hakkın doğmuş olması yanında, lehine hak doğan tarafın açıkça kendi-sini sınırlamış olması gerekir. Alınan kusur raporuna, sürekli iş göremezlik oranına ve ücrete itiraz etmeme, tarafın kendisini sınırladığı anlamına gelmez. Kısaca taraf kendini sınırlamış, kısaca uyulmasını zorunlu kılmış ise usulü kazanılmış hak oluşacaktır. Taraf maddi hakka ilişkin açıkça kendini sınırlayacak ve örneğin bu ücret üzerinden, bu kusur üzerinden hesabı kabul ediyorum şeklinde beyanda bulunması gerekir. Bozmadan önce doğru verilerle tazminat hesaplandığından, davacının kendisini sınırladığından söz edilemeyeceği gibi uyulmazı zorunlu bir hak da bulunmamaktadır.

6.Diğer taraftan Dairemizin 2021/6262 Esas, 2022/6811 Karar sayılı ilamında yazılı karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere özellikle maddi tazminatın karar tarihine yakın verilerle hesaplanması gerektiğinden ve bu durum usulü kazanılmış hakkın istisnası olması nedeni ile çoğunluğun usulü kazanılmış hak teşkil ettiği” görüşüne katılınmamıştır. Zira;

7.Maddi tazminat hesapları yapılırken, işlemiş devrenin en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerekir. Daha önce bir veya birkaç hesap raporu verilmiş olsa bile dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretlerden dolayı yeniden değişen değerler nedeni ile ek rapor alınması zorunludur.

8.Maluliyet oranı gibi zararın hesaplanmasına ilişkin diğer bir unsur da ücrettir. Asgari ücretin artması halinde, karar tarihine yakın ücrette değişeceğinden, bu ücrete göre zararın hesaplanması gerekmektedir. Zira asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davanın her aşamasında uygulanması zorunludur. Bozmadan sonra dahi asgari ücretlerde artış olmuşsa, yeniden tazminat hesabı yapılması gerekir. Yargıç, bir istek olmasa dahi yargılamanın her aşamasında asgari ücret artışlarını doğrudan dikkate almakla yükümlüdür. Davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan, davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmaz.

9.Belirtmek gerekir ki kaldırma veya bozma kararından sonra karar tarihine yakın veriler alındığında, hesabın unsurları değişeceğinden, tazminat miktarı da elbette değişecektir. Davacı taraf kaldırmadan veya temyizden önceki ilk kararda bilinen ücret üzerinden hesaplanan tazminata itiraz etmemiştir. Ancak bu bilinen ücret kaldırmadan veya bozmadan sonra değişecektir. Bir tarafın ilerde değişecek diye kararı istinaf ve temyiz etmesi hayatın olağan akışına uygun olmayacaktır. Zira karar istinaf veya temyiz nedenleri reddedilerek kesinleşmiş olsa idi hesaplama bilinen ücrete göre hesaplandığından sorun olmayacaktır. Ancak kaldırma veya bozmadan sonra değişen durum nedeni ile daha önce doğmayan hesaba esas unsur olan ücrete itiraz etmeme usulü kazanılmış hak oluşturmayacaktır. Kaldı ki gerçek belli iken varsayıma gidilmez ilkesinin gözetilmesi gerekir. Kaldı ki bilinen dönem dönem kural olarak kaza ile hükme esas alınan rapor tarihi arasındaki süreyi kapsamalı ve karar tarihine yakın tarihte rapor alınmalıdır.

III. Sonuç:

10.Tazminatın asgari ücrete ilişkin işlemiş devrenin de ileri çekilmemesi yönündeki gerekçe yasal değldir. Zira kaldırma kararı sonrası kamu düzeninden olan asgari ücrete ilişkin değişiklikler nedeni ile tazminatın (gerçek zararın) karar tarihine en yakın verilerle hesaplanması gerekir. Bu hususlar usulü kazanılmış hak oluşturmadığından ortadan kaldırılan kararı davacının isitnaf etmediği gerekçesi ile davalı yararına usulü müktesep hakkın gözetilmesi ve işlemiş devrenin ileri çekilmemesi gerekçesi varsayıma dayalı olup, tazminatın karar tarihine en yakın verilerle hesaplanması gerektiği yönündeki içtihadına aykırıdır. Çoğunluğun usulü müktesep hakkın gözetilmesi gerektiği yönündeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı