10. Hukuk Dairesi 2025/18273 E. , 2026/4597 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2022/295 E., 2024/557 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumca ilişiksizlik belgesinin verilmesi amacıyla yapılan asgari işçilik ön değerlendirmesi sonucunda davacıya tebliğ ve tahsil edilen 400.240,60 TL'nin ödeme tarihi olan 20.02.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete kadın çalışanların teknik eleman olup olmadığı sorulduğunda kadın çalışanların normal çalışan olduklarının beyan edildiğini, bu nedenle kadın çalışanların prime esas kazançlarının düşülerek hesaplama yapıldığını, incelemeler sonucunda yapılan hesaplamada herhangi bir hata olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2014 tarih ve 2012/169 E. - 2014/134 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile haksız tahsil edilen 400.240,60 TL'nin 20.02.2012 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.04.2015 tarih ve 2014/10623 E. - 2015/8204 K. sayılı kararı ile \"... Somut olayda, Kurumca yapılan ön değerlendirme işleminde yapının 5-A sınıf ve grubunda olduğu kabul edilmesine karşın yapı ruhsatında 4-A sınıf ve grubunda olduğu belirtilmiştir. İnşaat, dükkan ve apart konut amaçlı olup tamamı 19 kat ve 61,3 m olduğundan \"Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2008 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ\"e göre 5-A yapı sınıf ve grubundadır. Bilirkişi kurulunca yapının hangi nedenlerle 4-A yapı sınıf ve grubunda kabul edildiğine dair sağlıklı bir gerekçe sunulmadan, Kurum işlemleri ile ruhsat içeriği irdelenerek farklılığın hangi nedenden kaynaklandığı ifade edilmeden yapının 4-A sınıf ve grubunda kabul edilmesi hatalı olup gerekçesi yetersiz rapora dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan, davacı şirketin inşaat nedeniyle üçüncü kişilere yaptırdığı işler karşılığında aldığı malzemeli veya salt işçilikli faturaların da incelenerek bilirkişi raporunda ayrıntısı ile tek tek gösterilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucunda yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması da doğru değildir. Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında yapılacak iş, a) Kurumun yapının tamamlandığını kabul etmesine ve belediyece yapı kullanma izni verilmesine karşın bilirkişi kurulunun yapının % 76,81 oranında tamamlandığını belirtmesi nedeniyle belediyeden yapı kullanma iznine konu kısımların hangi oranda tamamlandığını sorarak bu oranı hesaplamada dikkate almak,
b) Bir inşaat mühendisi ve iki serbest muhasebeci mali müşavir (veya yeminli mali müşavir) bilirkişilerden oluşturulacak Bilirkişi Kurulundan; yapının sınıf ve grubunun ne olması gerektiği ve Kurum işlemleri ile yapı ruhsatındaki farklılığın nereden kaynaklandığını açıklayan, davacı şirketin inşaat nedeniyle üçüncü kişilere yaptırdığı işler karşılığında aldığı malzemeli veya salt işçilikli faturalarını inceleyerek bilirkişi raporunda ayrıntısı ile tek tek gösteren, Kurumca bildirilen sigorta primine esas kazanç 568.447,54 TL olmasına karşın bilirkişi kurulunca 617.514,11 TL kabul edilmesi nedeniyle aradakı farkın inşaat işyerinde çalışan kadın işçilerden kaynaklandığı kabul edilerek bu kişilerin teknik işçi olup olmadığı ve inşaat işyerinde çalışmasının mümkün olup olmadığını 2011/13 sayılı Genelgeyi'de dikkate alarak açıklayan bilirkişi raporu almak ve sonucunda davanın esası hakkında bir hüküm kurmaktan ibarettir.
... Asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik tutarının belirlenmesi \"ön değerlendirme\" aşamasına özgü olup müfettiş incelemesi yapılması veya uyuşmazlığın yargı önüne gelmesi halinde artık asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle asgari işçilik tutarının belirlenmesi mümkün değildir.
Somut olayda, uyuşmazlığın yargı önüne gelmesi nedeniyle işverenin malzemeli ve salt işçilikli ödemeleri de gözetilerek gerçek bir asgari işçilik uygulaması yapılması gerekeceğinden, bu aşamadan sonra asgari işçilik oranının % 25 eksiği ile nazara alınması mümkün olmadığı halde bilirkişinin % 9 asgari işçilik oranının % 25 eksiği olan % 6,75 oranı üzerinden fark işçilik hesabı yapması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapı yaklaşık maliyeti \"Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ\"e göre belirlenir ve yüklenici karı indirimi yapılamayacağı halde Bilirkişi Kurulunca % 25 oranında yüklenici karı indirimi yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.\" şeklindeki gerekçelerle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2016 tarih ve 2016/699 E. - 2016/455 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 382,837,48 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 25.09.2018 tarih ve 2017/2743E. - 2018/6664 K. sayılı kararı ile \" ... Bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. .. Belediye Başkanlığı İmar ve şehircilik Müdürlüğünce yapının her iki bloğun yol kotu altında 3 adet bodrum katı, her iki blok kotun altında zemin kat ve 15 adet normal kattan oluştuğu, yapının en üst seviyesi, yani saçak kotunun 51.50 metre olduğu bildirilmekte olup her iki durumda da yapının \"Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2008 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ\"e göre 5-A yapı sınıf ve grubunda olduğu açık olmasına rağmen, Mahkemece yapının 4/A grubunda olduğunu kabul eden bilirkişi raporuna itibar edilmesi hatalıdır. Öte yandan, Mahkemenin 18.02.2014 tarihli, 2012/169 E. 2014/134 K. sayılı kararına esas aldığı 29.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda binanın %76,61 oranında tamamlandığı kabul edilerek hesaplama yapılmış, verilen karar davalı Kurum vekilince temyiz edilerek Dairemizin 16.04.2015 tarihli, 2014/10623 E. 2015/8204 K. sayılı kararı ile bozulmuş ve bozma sonrasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yapının %70,75 oranında tamamlandığı kabul edilerek hesaplama yapılmış olup, Mahkemenin ilk kararı davacı tarafından temyiz edilmediğinden bu hususta davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu gözetilmemiştir. Ayrıca uyulmasına karar verilen bozma kararında \"davacı şirketin inşaat nedeniyle üçüncü kişilere yaptırdığı işler karşılığında aldığı malzemeli veya salt işçilikli faturaların da incelenerek bilirkişi raporunda ayrıntısı ile tek tek gösterilmesi gerektiği\" belirtilmiş olup hükme esas alınana bilirkişi raporunda davacının sunduğu faturalar tek tek gösterilmiş ise de, bu faturaların Kurumca yapılan hesaplama da dikkate alınıp alınmadığı ve faturaların doğruluğu ve niteliği üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, yapının \"Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2008 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ\"e göre 5-A yapı sınıf ve grubunda olduğu ve %76,61 oranında tamamlandığı kabul edilerek, uyuşmazlığın yargı önüne gelmesi nedeniyle işverenin malzemeli ve salt işçilikli ödemeleri de gözetilerek gerçek bir asgari işçilik uygulaması yapılması gerekeceğinden, asgari işçilik oranının % 25 eksiği ile nazara alınmadan, yapı yaklaşık maliyeti \"Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ\"e göre belirleneceği ve yüklenici karı indirimi yapılamayacağından % 25 oranında yüklenici karı indirimi yapılmadan, kadın işçiler ve şirket ortağı olan işçinin bildirimleri dikkate alınmadan, faturaların Kurumca yapılan hesaplamada dikkate alınıp alınmadığı ve faturaların doğruluğu ve niteliği de belirlenecek açıklayıcı ve denetime uygun bilirkişi raporu alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.\" şeklindeki gerekçelerle hüküm bozulmuştur.\t
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2020 tarih ve 2018/417 E. - 2020/136 K. sayılı kararıyla; işbu davanın HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Daire kararı ile ... İnceleme konusu eldeki davada, davacı vekili 02.07.2019 günlü tarihli dilekçesiyle mazeretli sayılmasını talep etmiştir. Mahkemece, aynı tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma günü 16.01.2020 tarihi olarak kararlaştırılmış, duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmiştir. 16.01.2020 tarihli celsede ise, duruşmaya gelen olmadığı, davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberi olduğu halde gelmediği, mazeret bildirmediği belirtilerek, davalı vekili tarafından da takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına ve sonrasında da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir... Somut olayda, 02.07.2019 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma günü 16.01.2020 tarihi olarak kararlaştırılmış, duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, davacı avukatına duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilemediğinin kabulüyle; yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi ve dosyanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2021 tarih ve 2021/195 - 2021/367 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacı şirketten davalı Kurumca yersiz tahsil edilen 178.018,45 TL'nin 20.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
G. Dördüncü Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Daire kararı ile ... Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma kararında \"...davacı şirketin inşaat nedeniyle üçüncü kişilere yaptırdığı işler karşılığında aldığı malzemeli veya salt işçilikli faturaların da incelenerek, bilirkişi raporunda ayrıntısı ile tek tek gösterilmesi gerektiği\" belirtilmiş olup, bozma kararı sonrası alınan bilirkişi ek raporunda, ibraz edilen tüm faturaları ayrı ayrı değerlendirip irdelemek gerekirken bunun yapılmadığı, salt malzeme içeren faturaların dahi asgari işçilik tutarından düşülmesi suretiyle, hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur. Yapılması gereken iş, 25.09.2018 tarihli bozma kararında belirtildiği üzere, hangi faturaların salt işçilik, hangilerinin malzemeli işçilik olduğu, ayrıca faturaların doğruluğu ve niteliği de belirlenecek şekilde açıklayıcı ve denetime uygun bilirkişi raporu alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir, şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
H. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Beşinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2024 tarih ve 2022/295 - 2024/557 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacı şirketten davalı kurumca yersiz tahsil edilen 101.135,61 TL'nin 20.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu inşaatın gerçek tamamlanma oranı değil de sanal tamamlanma oranı esas alınarak yanlış hesaplama yapıldığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu, davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı Kurumca tahsil edilen 400.240.60 TL'nin 20.02.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.