1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18187 E., 2026/6349 K.

Yargıtay 06.05.2026 Sayı: 2025/18187 E. - 2026/6349 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/18187 E. , 2026/6349 K.

\n\"İçtihat Metni\"

MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/954 E., 2025/2448 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 41. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2025/28 E., 2025/38 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Kablo TV ve İşletme A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; elektrik elektronik mühendisi olan müvekkilinin davalı işverenlikte direktör olarak çalışmakta iken davalı işverence 21/07/2016 tarihinde iş akdinin bildirimsiz olarak feshedildiğini, fesih bildiriminin hemen akabinde Ankara 35. İş Mahkemesinin 2016/1492 esas sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını, dava derdest iken 01/09/2016 tarih ve 29818 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı KHK ile müvekkilinin kamu görevinden çıkarıldığını, davalı kurumla ilişiğinin KHK ile kesildiğini, mahkemenin KHK'nın hukuka uygunluk denetimini yapamayacağı gerekçesi ile davalarının reddedildiğini, İş mahkemesindeki sürecin devamında bu defa müvekkilinin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na başvuruda bulunduğunu, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının müvekkiline tebliğ edildiğini ve 11/06/2018 tarihinde kamu görevine iade işleminin yapıldığını, göreve iade edilirken asli görevine değil bir alt pozisyonda çalıştırıldığını, davalı işveren tarafından aradan geçen yaklaşık 2 senede toplu iş sözleşmesi uyarınca yapılması gereken maaş artışlarının göz ardı edildiğini, müvekkilinin 21/07/2016 tarihi itibariyle en son almakta olduğu pozisyon maaşı üzerinden işe başlatıldığını, kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından göreve başladığı tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmediğini, müvekkili tarafından 01/11/2018 tarihinde davalı işverene maaş artışı yapılması ile mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle başvuruda bulunduğunu, 15/11/2018 tarihli yazı ile müvekkilinin talebinin kısmen reddedildiğini, tıpkı iş mahkemesinden alınan işe iade kararları gibi değerlendirme yapılmak suretiyle boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücretin ödenmesine karar verildiğini, bu ücretin 21/07/2016 tarihli son aylık pozisyon maaşı üzerinden ödendiğini, güncel maaşının geçen dönem artışları yapılarak ödenmesi isteminin değerlendirilmediğini, davalı işverenin hiçbir dayanağı olmaksızın müvekkilinin yasal haklarını ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek 21/07/2016-11/06/2018 tarihleri arasındaki dönem için işçilik alacaklarının yasal faizi ile tahsiline, 21/07/2016-11/06/2018 tarihleri arasındaki sürenin hizmet süresine eklenmesi gerektiğinin ve bu sürede hak kazandığı gerçek ücreti üzerinden ... primlerinin ödenmesi gerektiğinin tespitine ve 21/07/2016-11/06/2018 tarihleri arasındaki sürenin kıdem süresinden sayılarak yıllık izin süresinde dikkate alınmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya tefrik edilmiş olup eldeki dosyada davacının talebi, 21/07/2016-11/06/2018 tarihleri arasındaki sürenin hizmet süresine eklenmesi gerektiğinin ve bu sürede hak kazandığı gerçek ücreti üzerinden ... primlerinin ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesine ilişkindir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işleminde bir hata bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ...Kablo TV ve İşletme A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; OHAL Komisyonu kararının müvekkili şirket tarafından iş aksinin haksız ya da geçersizliğine dair iş mevzuatından kaynaklanan iade hükmü gibi değerlendirildiğini, davacının müvekkili şirketin yönetim kurulunun 22/05/2018/56 sayılı kararı gereğince 11/06/2018 tarihinde işe başlatıldığını, kamu görevine iade edilenlerle ilgili 685 sayılı KHK'de mali hususlara yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında kurulan hukuki ilişkinin iş mevzuatından kaynaklanan bir hukuki ilişki olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 01/10/2008 tarihinden önce 25/12/1998 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(c) bendi kapsamında (5434 sayılı Kanun kapsamında) iştirakçi olduğu ve talebi üzerine emekli sandığı ile irtibatının devam ettiği anlaşıldığından, Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçelerine dayalı olarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Kablo TV ve İşletme A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ...Kablo TV ve İşletme A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkil şirket arasındaki ihtilafın çözüm yerinin adli yargı olduğunu, aralarında kurulan hukuki ilişkinin iş mevzuatından kaynaklandığını, müvekkil şirketin 406 sayılı Kanuna göre sermayesinin tamamı hazineye ait özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğunu, Mahkemece eksik ve hatalı olarak değerlendirme yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık 5434 sayılı Kanuna tabi emekli sandığı iştirakçisi olan davacının 21.07.2016-11.06.2018 tarihleri arasındaki sürenin, hizmet süresine eklenmesi ve bu sürede hak kazanacağı gerçek ücreti üzerinden primlerinin ödenmesi istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı