10. Hukuk Dairesi 2025/18181 E. , 2026/5371 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/1631 E., 2025/2523 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2018/421 E., 2024/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2011 yılı Mart ayından 2018 yılı Eylül ayına kadar 7 yıl süreyle davalıya ait takside şoför olarak çalıştığını, ilk 4 yıl boyunca .. plaka no.lu taksinin şoförlüğünü, ardından yine davalıya ait diğer plaka olan .. no lu taksinin şoförlüğünü yaptığını, davacının bütün bu süreçte .. Cad. No:.. .. adresinde yerleşik .. Taksi Durağında ..-.. hattında çalıştığını ve 10.03.2018 tarihinde hiçbir gerekçe sunulmaksızın iş akdinin sona erdirildiğini, davacının işçilik alacaklarının tahsili amacıyla arabuluculuk yoluna başvurduğunu, tarafların 21.03.2018 tarihinde anlaştıklarını ve davalı asil tarafından bir takım işçilik alacaklarının davacıya ödendiğini, davacının çalıştığı ilk 1,5 yıl boyunca gece saat 23: 00... :30 arası, 1,5 yıldan ayrıldığı tarihe kadar ise sabah saat 04:30 gece saat 23:00 arası çalıştığını, davacıya çalıştığı süre boyunca günlük kazancın %30'nun ücret olarak elden ödendiğini, davacının çalıştığı süre boyunca davalı işverenden sigortasının yatırılmasını istediğini, ancak bütün ısrarlarına karşın bu talebinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, 2011/ 03... /09 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının soyut hukuki mesnetten uzak olduğunun aşikar olduğunu, davacının talep ettiği yıllara ilişkin olarak 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının dava dilekçesinde iş akdinin 10.03.2018 tarihinde sonlandığını ikrar ettiğini, taraflar arasındaki ilişkinin br iş sözleşmesine dayalı olmadığını, adi ortaklık ilişkisi olduğunu, tarafların adi ortaklık sözleşmesi gereği gelirin % 30'unu emek sahibi olarak davacının alması konusunda anlaşmaya vardıklarını, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak usul ve yasaya aykırı olarak açılmış bulunan davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait taksicilik faaliyetiyle ilgili tescilsiz işyerinde 01.03.2011-31.08.2012 tarihleri arasında ayda 22 gün, 01.09.2012-10.03.2018 tarihleri arasında ayda 30 gün hizmet akdiyle asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süreye ilişkin beyanları değerlendirilmeden karar verildiğini, Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, aralarındaki ilişkinin adi ortaklık sözleşmesi olduğunu, hizmet akdine dayanmadığını, dinlenen kamu tanıklarının davalının iddialarını doğruladığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Eldeki davada, davacı 2011/ 03... /09 tarihleri arasında davalıya ait takside şoför olarak çalıştığının tespitini talep etmiş ve Mahkemece talebi kısmen kabul edilmiş ise de yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
3.Dosyanın incelenmesinde; davacının davalıya ait taksiyi kullandığı hususu açık ise de Mahkemece, yapılan işin adi ortaklık olarak mı, hizmet akdine mi dayalı olduğu konusu tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Taraflar arasında imzalanan 24.02.2011 tarihli ortaklık sözleşmesi mevcut olup, davacı tarafından anılan sözleşmenin tehdit altında imzalandığı ileri sürülmüştür. Mahkemece bu konuda davacı yana delilleri sorulup, anılan sözleşmenin geçerli olup olmadığı konusunda ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle, taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisine dayanıp dayanmadığı sorulmalı, hizmet akdi ile adi ortaklık ayrımına yönelik belirlemeler yapılmalı, bu kapsamda davalıya ait .. , .. plaka sayılı ticari taksilere ait kasko poliçesi ve ilgili belgeler getirtilmeli ve bahsi geçen araçların zorunlu malî mesuliyet sigortasının kim tarafından yapıldığı, aracın vergilerinin, trafik cezalarının, bakım, onarım, muayene giderlerinin ve sigorta primlerinin kim tarafından ödendiği tespit edilmeli, davacının çalıştığını iddia ettiği araçları, gün sonunda davalıya teslim edip etmediği araştırılmalı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek taraflar arasında hizmet akdi mi yoksa ortaklık ilişkisi mi bulunduğu kuşkuya yer verilmeyecek şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.