10. Hukuk Dairesi 2025/17827 E. , 2026/4359 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/172 E., 2025/195 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı işverenin yanında geçen ve Kuruma bildirilmeyen 30.11.2007-28.02.2013 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.\t
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının gerçekte 15.12.2008 tarihinde işe başladığını, ... tarafından işyerinde denetleme yapılması sonucunda işçilerle görüşüldüğü ve kendileriyle işe başladıkları tarihler sorularak bu bilgilerin tutanak altına alındığını, denetim yapılan günde işe başladığına dair bilginin kayıt altına alındığını, işyerinden işinden 01.04.2009 tarihinde kızının doğum yapmasından ve torununa bakacağından kendi isteğiyle ayrılmış olduğu, bu durumun mernis kayıtlarından ispatlanabileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 13/10/2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının 30.11.2007-01.04.2009 tarihleri arasında ve 11.11.2009- 28.12.2013 tarihleri arasında, davalı ... adına kayıtlı .. .. sicil numaralı iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının ve davacının çalışmalarında kuruma bildirilenler haricinde, 2007 yılından 32... yılından 352 gün, 2009 yılından 145 gün, 2010 yılından 360 gün, 2011 yılından 270 gün, 2012 yılından 7 gün olmak üzere; toplam 1166 gün kuruma bildirilmeyen eksik prim günü bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire 21.11.2022 tarihli kararında; davacının 30.11.2007 tarihinde işe başladığına dair iddiası karşısında, başlangıç tarihinin ne şekilde tespit edildiği açıklanmamış olup; davacının hangi tarihte işe başladığı tereddütsüz tespit edilmeli; başkaca portör analizi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bordro tanıklarına davacının hangi tarihte işe başladığı hususu açıkça sorulmalı, yeterli bilgileri olmadığı taktirde de; tespit edilecek komşu işyeri tanıkları dinlenilerek, davacının işyerine hangi tarihten itibaren girdiği, hangi tarihlerden itibaren davacıyı görmeye başladıkları sorularak, net beyanları alınmalı; böylelikle işe başlangıç tarih somut olarak tespit edilmelidir gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 17/06/2025 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulü kısmen reddine, davacının Kuruma sigortalılık hizmetlerinin bildirilmediği 01.05.2008-30.11.2008 tarihleri arasında, 2008/12. ayda 22 gün, 2009/01., 02., 03. aylarda 22'şer gün, 2009/04. ayda 29 gün, 01.01.2010-30.09.2011 tarihleri arasında, 2012/07. ve 08. aylarda 3'er gün, 2012/09. ayda 1 gün davalının .. sicil numaralı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak mülga 506 sayılı Kanun ve halen yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendi gereği zorunlu sigortalılık kapsamında fiilen çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil ... vekili, davanın hak düşürücü süre bakımından reddedilmesi gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği dönem içinde herhangi bir çalışmasının olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle davacının iddia ettiğinin aksine, dava edilen dönemlerde sigortalı hizmeti bulunmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Feri müdahil Kurumun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.