10. Hukuk Dairesi 2025/17777 E. , 2026/5474 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/1020 E., 2025/1523 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2022/69 E., 2024/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1988 yılından itibaren davalıya ait işyerinde 4/a hizmet akdiyle çalıştığını, ancak söz konusu işyerinde sigorta primlerinin gerçekte aldığı maaş yerine, bankaya yatan miktar üzerinden hesaplanarak yatırıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna sigorta primi eksik beyan edildiğini, .. ... İl Müdürlüğüne, müvekkilinin hakkı olan primlerin tespiti ve davalı şirket tarafından ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, konuyla ilgili cevap verilmediğini, müvekkilinin Bankaya yatan ve gerçek ücretleri ile ...'ya bildirilen kazançlarının işveren tarafından bildirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının çalıştığı tüm yıllara ait sigorta primine esas kazancının gerçek maaşlarına göre tespitine, emekli aylığının da buna göre yeniden belirlenmesine ve davalılardan tahsiline, alacaklar için yasal faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacının, müvekkili şirkette yaklaşık 30 yıl çalıştığını ve işyeri açacağı için işten ayrılmak istediğini, davacı kendi isteği ile işten ayrılmak istemesi nedeniyle hizmet süresi ve emeği göz önüne alınarak tüm hakları da ödenerek iş sözleşmesi sona erdirildiğini, davacının, Mart 2019 tarihinde işten ayrıldığını ve son dönem ücreti olan 5.740,00 TL üzerinden tazminatı hesaplanarak 174.654,21 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, her dönem davacının gerçek ücreti neyse o ücret üzerinden prim ödemesi yapıldığını ve ... kayıtları ile de bu sabit olduğunu, işbu davanın 5510 sayılı Kanun gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu belirterek, davanın zamanaşımından ve esastan reddine, emekli aylığının belirlenmesi ve davalıdan tahsili talebinin yasal şartları bulunmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata göre yürütüldüğünü, hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının Kuruma bildirilen prime esas kazancı aşar şekilde ücret aldığına dair yazılı belge ve yazılı delil başlangıcı sayılacak şekilde belge sunulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde çalışma saatlerinde değişiklik ya da bordrolarda değişiklik yapma imkanı bulunmadığını, bordroların ispat hususunda yazılı delili olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti ve eksik hesaplanan yaşlılık aylığının tespitiyle ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
1-Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.