10. Hukuk Dairesi 2025/17392 E. , 2026/4664 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/2098 E., 2025/1492 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul 19. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2019/170 E., 2023/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'nin 04.02.2014 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucunda iş göremezliği nedeniyle 182.592,30 TL peşin değerli gelir bağlandığını, 2.608,86 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini iddia ederek, şimdilik 55.560,35 TL'nin onay, ödeme ve sarf tarihlerinden işleyecek faizleriyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nin yaralanması olayı ile ilgili olarak davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, ...’nin açmış olduğu İstanbul 1. İş Mah. 2016/200 E. 2019/152 K. sayılı dosyada davacının maddi ve manevi tazminat dosyasında ...’nın işçiye bağladığı gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği belirtilmesine karşın Mahkemece mahsup işlemi yapmadan bilirkişi raporunda belirlenen 209.831,07-TL maddi tazminatın müvekkili şirketten alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiğini, haksız zenginleşmenin ve mükerrer ödemenin önüne geçilmesi açısından, İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2016/200 E. 2019/152 K. sayılı kararının istinaf incelemesinin sonuçlanmasını işbu davanın bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kurum vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme hükmüne esas alınan kusur raporunun kısmen yetersiz olduğunu, davalının %100 kusur oranı üzerinden sorumluluğu olması gerektiğini, İstanbul 1.İş Mahk.2016/200 E. sayılı dosyasında gerekse de kurum denetmenleri tarafından detaylı bir şekilde inceleme ve teftiş neticesinde düzenlenen teftiş raporunda davalıya %100 kusur atfedildiğini, hükmedilen alacak miktarı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu,gerçek zarar hesabının fahiş hesaplandığını, bu nedenle Kurumun rücu edebileceği zararın düşük tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, kusur oranlarının hatalı hesaplandığını, işverenin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hatalı rapora dayanarak verilen kararın da hatalı olduğunu belirterek kaararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.