1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17353 E., 2026/6149 K.

Yargıtay 04.05.2026 Sayı: 2025/17353 E. - 2026/6149 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/17353 E. , 2026/6149 K.

\n\"İçtihat Metni\"

MAHKEMESİ\t: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/1494 E., 2025/1753 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Karacabey 3. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI\t: 2024/195 E., 2025/91 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA\t

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.12.2018 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, \"davacının maddi tazminat talebi olan 1.335.225,28 TL'nin 19.12.2018 tarihininden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebi olan 100.000 TL'nin 19.12.2018 tarihininden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 Sayılı Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının % 10, davalı işverenin % 90 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği, maddi tazminat miktarının tespiti için alınan bilirkişi raporlarının, yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, süresi içerisinde davalı tarafından itiraz edilmediği için maluliyet oranı kesinleştiği, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, çalışma kurallarına riayet etmeksizin, kendisine verilen eğitim, emir ve talimatların, işyeri güvenlik talimatlarının dışına çıkmak suretiyle kazanın oluşumuna kendi ağır kusuru ile sebebiyet verdiği, sürekli işgöremezlik raporuna itiraz ettiğini, maluliyetin incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan ücretlerde hataya düşüldüğünü, ücret katı hatalı olarak belirlendiğinden hesaplamanın da hatalı olduğunu, TRH2010 yaşam tablosuna göre yaşam sürelerinin yanlış belirlendiği, pasif dönem zararının brüt ücret üzerinden değerlendirildiğini, sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin maddi tazminat miktarından indirilmesi gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.\" şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1. maddesinin ikinci fıkrası \"200 üncü ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.\" şeklinde değiştirilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşılmaktadır.

Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların kesinlik sınırı 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı