10. Hukuk Dairesi 2025/17289 E. , 2026/4160 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/472 E., 2025/1430 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Çat Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/35 E., 2024/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, müvekkilinin 01.01.1980-2009 tarihleri arasında .. ilçesi .. köyünde (mahallesinde), 2009 yılından dava tarihine kadar da .. köyünde (mahallesinde) köyde ikamet eden sakinlerce bedeli karşılanmak koşuluyla, köy muhtar ve azalarının talimat, denetim ve gözetimi altında .. yaptığını belirterek, müvekkilinin 01.01.1980-27.11.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiştir. Davacı, 03.10.2023 tarihli açıklama dilekçesinde; 1980-1992 yılları arasında 12 yıl süre ile ve 1995-1997 yılları arasında 3 yıl süre ile (toplam 15 yıl) .. köyünde ..olarak görev yaptığını belirtmiştir. 22.11.2023 tarihli duruşmada ise .. Mahallesi (köyü)'ndeki çalışmasına 2010 yılının Mayıs ayında başladığını, 15.10.2022 tarihine kadar çalıştığını, sonrasında tekrar .. Mahallesinde (Köyünde) çalışmaya devam ettiğini .. köyünde (Mahallesinde)ki çalışma süresine ilişkin iddiasının 11.08.2010-27.11.2017 tarihleri arasında olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin sulh hukuk mahkesi olduğunu, ilçe belediyesi olarak köylere fahri imam atama yapmadıkları ve böyle bir görevlerinin olmadığını belirterek açılan davanın husumet yokluğundan reddedilmesini ve Diyanet İşleri Başkanlığına davanın ihbar edilmesini beyan etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; .. TC no.lu davacının 506 sayılı Kanun kapsamında 10.08.2001 tarihinde 4/a sicil kaydının bulunduğunu, 112 sigortalı olarak çalıştığını, 30.11.2001'de buradan ayrıldığını, 01.10.2008 tarihinden 13.01.2015 tarihine kadar aralıklı ve fasılalı olarak 4/b sigortalı çalıştığını, davacının yanlarında çalıştığını iddia ettiği .. ve .. köylerinde herhangi bir kaydının olmadığını, 1980 yılından 2009 yılına kadar yaptığı dönemlik çalışmasında 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesinde açıkça belirtildiği üzere \"Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse....\" hükmünün yer aldığını, bu sürede açılmayan davanın hak düşürücü süreden reddedilmesi gerektiğini, yasalar gereğince aynı anda farklı sigorta kollarına tabi sigorta çalışma mümkün olamayacağı için davacının yasalara aykırı bu talebinin reddedilmesi gerektiğini, belirterek cevap vermiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile
2-Davacı ...'in .. ilçesi .. Mahallesindeki 1980 - 2010 tarihleri arasına yönelik hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine,
3-Davacı ...'in .. ilçesi .. Mahallesinde 11.08.2010-27.11.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak fahri imam olarak çalıştığının tespitine,\" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf isteminin 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, .. köyünün 2011 yılından 2014 yılına kadar tutulan defterinde davacının fahri imamlık görevi ile ilgili bir kayıt bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, tanıkların davacıya ücret ödenmediğini belirttiklerini, Diyanet tarafından görevlendirilen kadrolu imamlar olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırma ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Diyanet tarafından görevlendirilen kadrolu imamlar olduğunu, tanıkların davacıya ücret ödenmediğini belirttiklerini, davacının hüküm altına alınan dönemlerde başkaca sigortalılıklarının bulunduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 11.08.2010-27.11.2017 tarihleri arasında davalı bünyesinde köyde fahri imam olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.