1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17114 E., 2026/3398 K.

Yargıtay 30.03.2026 Sayı: 2025/17114 E. - 2026/3398 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/17114 E. , 2026/3398 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/1509 E., 2025/2105 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 41. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2019/185 E., 2024/125 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının Eylül/1992 tarihinden itibaren davalı apartman işyerinde kaloriferli konut kapıcısı olarak çalıştığını, kapıcı konutunu ücretsiz kullandıkları gerekçesiyle ücretinin ödenmediği ve hizmetlerinin Kuruma bildirilmediğini, Konut Kapıcıları Yönetmeliğinin 13. maddesi gereğince kapıcıya görevi nedeniyle konut verilmesinin zorunlu olmadığını, ancak kapıcıya verilmiş olan konut için iş sözleşmesinin devamı süresince kira istenemeyeceğini, apartmanın kentsel dönüşüm kapsamına girdiğini, yeni yapılacak apartmanda kapıcı dairesi olmayacağını, iş akdinin 27.06.2019 tarihinde feshedildiğini belirterek, davacının Eylül/1992-10.07.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve sigortalılığın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eşi ...'ın 2015 yılından apartmanın yıkıldığı 2019 yılına kadar apartmanda yöneticilik görevini yürüttüğünü, delil olarak sunulması gereken birçok belge, defter, makbuz ve diğer evrakları kötü niyetli yedinde tutmuş olduğunu, bu nedenle adı geçen şahsa Ankara 24. Noterliğinin ihtarnamesinin gönderildiğini, ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, bununla birlikte, davacının hiçbir hizmet veya çalışmasının kesinlikle söz konusu olmadığını, bir işçinin 28 yıl boyunca tek kuruş almadan çalışmış olduğu iddiasının hukuka, akla ve hayatın somut gerçeğine aykırı olduğunu, keza aile içi dayanışma gereği davacının kısmen veya cüz-i dahi olsa bir hizmet iddiasının eşine yardım sınırları içinde kalacağını beyanla, davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, davalı Apartman Yönetimine ait tescilsiz iş yerinde; 10.09.1999-10.07.2019 tarihleri arasındaki talep konusu dönemde; ayda 12 gün kısmi süreli (part- time) 5510 sayılı Kanuna tabi olarak hizmet akdi ile günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; iddia edilen çalışmanın sona erdiği belirtilen tarihi takip eden yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolmuş olduğundan, öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğunu, dosyadaki tanık beyanları da dikkate alındığında davacının talep ettiği döneme ilişkin çalışmasına şahit olan tanık beyanı bulunmadığını, dosya kapsamında tutarsız tanık beyanları dışında görgüye dayalı yan bulunmadığını beyan ederek temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

1.6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesi gereğince hükmün gerekçe bölümünde iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep gösterilmelidir.

2.Mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği hususu bir Anayasa emridir. Kararın gerekçesiz olması mutlak bir temyiz (bozma) sebebidir. Çünkü gerekçe hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Tarafların dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Hakim de gerekçe sayesinde verdiği hükmün hukuka uygun olup olmadığını yani kendi kendini denetler.

3.Başka bir anlatımla, yazılacak kararın gerekçesiyle, hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır.

Gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, 6100 sayılı HMK'nın 2 97... . maddelerine göre yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

4.Somut olayda, İlk Derece Mahkeemesi kararının gerekçesinde; \"...Davacı tarafça; davacının Eylül 1992-10.07.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve sigortalılığın tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı tarafça davaya cevap dilekçesinde; davacının hiçbir hizmet veya çalışmasının kesinlikle söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.

Davalı tarafça alacak davasında davaya cevap dilekçesinde; davacının ailesi ile birlikte kapıcı dairesinde oturmasına izin verildiğini, davacının eşinin merkezi sistem kaloriferi yakıp söndürme ve ayda 1 kez binada temizlik yapması karşılığı kendisine akort iş bedeli ödenmesinde ve buna ilaveten kira, elektrik, su, doğalgaz ve saire giderlerin dava dışı ... yerine apartmanca karşılanması tüm kat maliklerince iyi niyet ve merhametle alınmış bir karar olduğunu beyan etmiştir. Kurumca; ... adına tescilli bir iş yeri olmadığı bildirilmiştir. Talep konusu dönemde davalıya ait apartmanda kapıcılık hizmetlerine ihtiyaç olup olmadığına ilişkin olarak; 10.09.1992 tarihli 47 numaralı kararda; kapıcı dairesinin apartman temizliğinin yapılması karşılığında kiralanması konusunda yöneticiye yetki verilmiştir. Dava konusu dönemde apartmanda kapıcılık hizmeti verilmediğine dair savunma ve/veya tanık beyanı bulunmamaktadır. Talep konusu dönemde davalıya ait apartmanda kapıcılık hizmetlerine kim tarafından yerine getirildiğine ilişkin olarak; '...Kadınların kapıcı ve apartman görevlisi olarak çalışmak mümkün ise de işverenin gerçekte erkek eşin kapıcılık yaptığını savunması halinde, kadın tarafından yapılan işlerin eşe yardım niteliğin olup olmadığı özenle araştırılmalıdır (Yargıtay 10.HD'nin 15.01.2020 tarih ve 2018/1208 E., 2020/196 K sayılı kararı). Davacının eşi ...'ın ... hizmet kaydına göre, 10.07.1992-03.02.2017 tarihleri arasında çeşitli iş yerlerinden 5327 gün hizmet bildirildiği tespit edilmiştir. Davacının hizmet kaydına göre talep konusu dönemde çalışma kaydı yoktur. Davacı tanığı ..., 09.12.2009-08.07.2019 tarihleri arasında ... Apartmanında çalışma kaydı olan davacı tanığı ..., Bakkal dükkanı sahibi Kamu tanığı ..., Kuruyemiş dükkanı sahibi Kamu tanığı ..., Market sahibi Kamu tanığı ..., komşu apartmanda oturan Kamu tanığı ... davacının kapıcı olarak çalıştığını beyan etmiştir. 2014-2018 yılları arasında apartmanda oturduğunu beyan eden davalı tanığı ..., davacının apartman kapıcısının eşi olduğunu beyan etmiştir. Davalı tanığı ..., apartman kapıcısının; davacı ya da eşinden hangisi olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Davacının iddia edilen çalışma süresine yönelik olarak; 20.08.1992 tarihli 46 numaralı kararda; kapıcı dairesinin kiralanması konusunda yöneticiye yetki verilmiştir. 10.09.1992 tarihli 47 numaralı kararda; kapıcı dairesinin apartman temizliğinin yapılması karşılığında kiralanması konusunda yöneticiye yetki verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...\" belirttiği, davacı talebi Eylül/1992-10.07.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve sigortalılığın tespiti olduğu halde kısa ve gerekçeli kararda, gerekçeye aykırı olarak 10.09.1999-10.07.2019 tarihleri arasındaki dönemin hüküm altına alındığı görülmektedir.

5.Bu çelişkili gerekçe ile hükmün hukuka uygun olup olmadığını denetlemek mümkün olmadığından gerekçe ile karar arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

6.O halde gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki açık çelişki sebebiyle, bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı