1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17078 E., 2026/4914 K.

Yargıtay 16.04.2026 Sayı: 2025/17078 E. - 2026/4914 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/17078 E. , 2026/4914 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/1057 E., 2024/1741 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 56. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2021/45 E., 2023/611 K

Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalı ...'un davalıya ait \"2008 yılında ... Ocağında\" \"2009 yılından 2014 yılına kadar da ... Kömürleri ... Kömür Ocağında\" tamir-tarama ustası olarak uzun yıllar yeraltında maden işçisi olarak 2 no.lu davalının işçisi olarak hizmet akdi ile çalışırken, çalışma koşullarından kaynaklanan meslek hastalığına yakalandığı, davalının, hastalığın oluşumunu ve artmasını önleyecek, tüzükte ve teknikte öngörülen önlemleri almadığı, meslek hastalığı tanısı konulması sonrasında da belli bir süre işverence yeraltında çalıştırılmaya devam edildiği, 31.12.2013 tarihinde bu rahatsızlıklarının meslek hastalığı olduğu tespiti yapıldığını ve sonrasındaki kontrol kayıtlarının sonucunda meslekte kazanma gücü kaybı oranı %12.3 olarak tespit edildiğini, müvekkilinin maaşının bağlandığını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, maluliyet oranının Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumunca incelemesinin gerektiğini, ... Kömür İşletmeleri A.Ş. ile müvekkili kurum arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, kurum ve ... Kömür İşletmeleri A.Ş. arasında imzalanan rödovans sözleşmesinin, işyerinde zorunlu olarak çalıştırılacak personel ve işletmecinin sorumluluğu üst başlıklı 17. maddesinin (d) bendinde “İşletmecinin işyerinde alışan işçilerle ilgili olarak SSK, 4857 sayılı İş Kanunu, İş Mevzuatı ve Umumi Hıfzısıhha Kanunu'ndan doğan tüm yükümlülükler işletmeciye ait olacaktır” denildiğini, ... Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin asıl işveren olduğunu, müvekkili ile ... Kömür İşletmeleri A.Ş. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olmadığını, müvekkili kurumun ihale makamı olarak ihale konusu işi bir bütün olarak ihale ettiği, işin yürütümünün sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığını kontrol etme yetkisi, projenin uygulanmasına yönelik olup doğrudan işe ve işçilere müdahale anlamına gelmediğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, 11.07.2005 tarih, 2005/18996 Esas, 2005/24710 Karar sayılı kararında “…hizmet alım sözleşmesine dayalı geçici iş ilişkisi niteliğindeki uyuşmazlığın, asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi ve bu yönde hüküm kurulması doğru değildir...” şeklinde belirtildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Diğer davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yargılama sırasında tazminat raporuna, geleceğe dönük ücret artışları (asgari ücretteki artışlar), olası sistem değişiklikleri ve hatalar yönlerinden de itiraz olunduğunu, hükümde geleceğe yönelik değişmelerden ve hatalardan kaynaklanacak haklarının saklı tutulmamasının, yargılama prensiplerine aykırı olduğunu, gerçeğin veya gerçeğe yakın ihtimalin (olayımızda ücretin) belli olması halinde varsayımsal artış yerine gerçek ücretlerin tazminat hesabında esas alınmasının BK. 42, TBK. 50 hükmünün sarih ve âmir muhtevası gereği olduğunu, belli olmayan dönemler yönünden daha yüksek oranlı artış yöntemi benimsenmesi gerektiğini, takdir olunan manevi tazminatın, manevi tazminatın takdirinde esas alınması gerekli ölçüler karşısında oldukça az olduğunu, özellikle son yıllarda ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon etkisiyle paranın gerçek piyasadaki ekonomik gücünün yokluğu, olayın meydana gelmesinde davalının ağır kusuru, davacının kaza nedeniyle cismani araza uğraması/malul kalması, olayın elem ve ızdırabı, yaşanan yüksek enflasyon ve miktar gözetildiğinde bu hususun açığa çıkacağını beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın her ne kadar öncelikle miktar bakımından talep artırımına gittiğini, sonrasında ise yeni bir taleple ıslah talebinde bulunmuş ise de, taleplerin kabulü için dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğunun açıkça yazılması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinin talep kısmında davanın belirsiz alacak davası olduğunu açıkça belirtmediğinden yapılan talep artırımının ve ıslah talebinin reddi gerektiğini, mahkemece 50.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın ise manevi tazminat talebinin 70.000,00 TL olduğunu, buna karşın yerel mahkeme kararında reddedilen miktar yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmediğini, meslek hastalığı sebebiyle malul olanların buna ilişkin tazminatları Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğünde belirtilen yükümlülük süresi içerisinde talep edilmesi gerektiğini, bu süre geçtikten sonra işverenin meslek hastalığından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğünde belirlenen yükümlülük sürelerinin her hastalık için aynı olmadığını, davacının maluliyet sebebine göre dava zamanaşımının dolduğunu, süresi geçtikten sonra açılan tazminat talebinin reddi gerektiğini, ... Kömür İşletmeleri A.Ş. ile Kurumları arasında imzalanan rödovans sözleşmesinin, İR:1841-2406 ruhsat sahaları içerisinde mevkii ve sınırları koordinatları ile belirtilen sahalardan kömür üretimi ve üretilen kömürün sözleşmesinde tanımlanan yerlere teslim edilmesi işine ait olduğunu, müvekkili ile davacının çalıştığı müteahhit arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olmadığını, müvekkili kurum ihale makamı olduğunu, manevi tazminata hükmedebilmek için zarar verici olay ile zarar veren arasında illiyet bağı olduğunun kanıtlanmış olması gerektiğini, illiyet bağı kanıtlanmadan manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, manevi tazminat miktarı takdir edilirken, olayın oluş biçimi, müteveffanın yaşı ve kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek hakkaniyete uygun bir miktara hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun kusurunun olmaması nedeniyle, davacının elem duymasına sebebiyet verilmediğini, davacının manevi yönden herhangi bir zarara uğratılmadığını beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"...Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü Mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 9 . maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Aynı tarifenin 10/2. maddesi gereğince, manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. İstinafa konu olayda, mahkemece, anılan tarife hükümleri gereğince reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu halde, davacının ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden esastan reddine; davalı ... Genel Müdürlüğünün ret vekalet ücretine dair istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının (bu yönden) kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. ...\" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi

3. Değerlendirme

A)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

B)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR :

Açıklanan sebeple;

Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı