10. Hukuk Dairesi 2025/16504 E. , 2026/6182 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/1504 E., 2025/2075 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2023/177 E., 2024/137 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; emekliliğe hak kazanan davacıya bağlanan yaşlılık aylığının, hukuki mesnetten yoksun, gerekçesiz kurum işlemi ile iptal edildiğini, davacının Avusturya Cumhuriyeti'nde yaşadığı süre içerisinde 01.01.1998-30.09.2001 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta yaptırmak suretiyle hak kazandığı isteğe bağlı prim günlerini kullanmak suretiyle yaşlılık aylığı almaya başladığını, davacıya bağlanan yaşlılık aylığı ilk tahsis talep tarihinden itibaren bu yana kesintisiz devam etmekte iken ... SGM'nin 22.11.2022 tarihli yazısı ile kesildiğini, davacının yersiz ödeme adı altında borç çıkarıldığını, ... SGM'ne itiraz edildiğini, itirazlarının reddedildiğini, davalı kurumun müvekkilinin aldığı yaşlılık aylığına iptal gerekçesinin müvekkilinin 1998-2001 yılları arasında ödediği isteğe bağlı sigorta primlerinin aynı zamanda yurt dışındaki çalışma süreleri ile çakışması nedeniyle iptal edilerek primlerin iptali sonrası 3600 gün şartının sağlanamaması olduğunu, davacının yurt dışında bulunduğu sürelerde 506 sayılı Kanun döneminde isteğe bağlı sigorta yatırmış olduğunu, hizmet döküm cetveli incelendiğinde isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin açıkça göründüğünü, müvekkilinin 506 sayılı Kanun döneminde yapmış olduğu iş bu isteğe bağlı sigorta yatırma işleminin 506 sayılı Kanun'un amir hükümlerine uygun surette yerine getirilmiş olduğunu, isteğe bağlı sigortalılığın yurtdışındaki çalışma süreleriyle çakışması dolayısıyla iptalinin mümkün olmadığını, davacı tarafından 506 sayılı Kanun yürürlükte iken 01.01.1998-30.09.2001 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılık ödenmek suretiyle hizmet kazanıldığını, müvekkilinin yurtdışı hizmet borçlanması yapmadan yaşlılık aylığı aldığını, davacıya karşı tesis edilen işlemin kanuna, usule ve yerleşik içtihatlara aykırı olmasının yanı sıra iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığını belirterek, Kurum işlemlerinin iptali ile müvekkili davacının aylığın kesildiği günden itibaren tekrar bağlanmasına, aylık iptal işlemi nedeniyle ödenmeyen aylıkların ve bayram ikramiyelerinin ilk ödeme gününden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, müvekkilinin kuruma karşı borçsuz olduğunun tespitine, yaşlılık aylığının iptali işleminin doğru olduğu kanaatine varılacak olur ise davalı kurum tarafından müvekkiline ancak 5510 sayılı Kanunun 96/1-b maddesi uyarınca yersiz ödeme çıkarılabileceğinin tespitine, davalı kurumun 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesi uyarınca yersiz ödemeyi tespit tarihinden geçmişe dönük 5 yıl içerisindeki yaşlılık aylıkları sebebiyle borçlu olduğunun tespitine, bu aylık miktarını aşan kurum işleminin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesi uyarınca borç tahakkuk cetvelinin müvekkiline tebliğ tarihine göre 24 aylık faizsiz dönemin sona erdiği tarihten itibaren faiz istenebileceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, derdestlik, yetki, husumet yönünden itirazlarını olduğunu, kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının yaşlılık aylığını iptal eden kurum işleminin iptali ile davacının aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıya ödenmeyen aylıkların ve bayram ikramiyelerinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacıya 19.10.2012 - 25.11.2022 tarihleri arasında ödenen aylıklar nedeniyle tahakkuk ettirilen 214.671,45 TL borcun iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kuruma usulüne uygun müracaat olup olmadığı araştırılmadan verilen hükmün hatalı olduğunu, itirazları dikkate alınmadan hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, davacıya 01.12.2001 tarihinde aylık bağlandığını ve emekliliğinden sonra Avusturya ülkesinin göndermiş olduğu hizmet belgesine istinaden dosyasının incelendiğini Türkiyedeki hizmetlerle Avusturya çalışma hizmetlerinin çakışması sonucunda 1505 ssk gün hizmeti kaldığını ve aylık bağlama şartları oluşmadığından emekli aylığının iptal edildiğini Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını beyanla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yurtdışı çalışma süresinin isteğe bağlı sigortalılık süresi ile çakışması gerekçesi ile tahsisin iptali ve borç çıkarılmasına yönelik Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.