1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16456 E., 2026/2381 K.

Yargıtay 03.03.2026 Sayı: 2025/16456 E. - 2026/2381 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/16456 E. , 2026/2381 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/114 E., 2025/192 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 5. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/435 E., 2024/339 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 10.12.2016 tarihinde polis memuru olarak ...'da görevliyken maç sonrasında ... denilen bekleme noktasında şubelerine gitmek için beklerken PKK/KCK terör örgüt mensuplarınca yapılan bombalı saldırıda yaralandığını, bunun sonucunda almış olduğu sağlık kurulu raporuyla vazife malullüğü başvurusunda bulunduğunu, davalı Kurumca ise vazife malulü olduğuna, idari polislik, yapabileceğine ve maluliyetin geçici olduğuna karar verildiğini, sonrasında 3713 sayılı Kanun kapsamında sınıf değişikliği yaparak vazife malulü olarak kadro geçişini yaptığını, davacı hakkında kontrol muayenesi raporu düzenlenmekle ve davalı Kuruma gönderilmekle birlikte bu raporun davacı tarafından görülmemiş olduğunu, bunun üzerine davacı tarafından tayin edildiği yerden yeni bir sağlık kurulu raporu alındığını, ancak davalı Kurumca alınan raporların değerlendirilmesinde maluliyetinin sona erdiğine karar verildiğini ve davacının aylığının görevden ayrılmaksızın 01.09.2018 tarihinden itibaren kesildiğini, bunun üzerine davacı tarafından Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edildiğini, Yüksek Sağlık Kurulunca da ... ve ... Hastanesine sevk edilmesi sonucunda Yüksek Sağlık Kurulunca da malul olmadığına karar verildiğini, davacının maluliyetinin iptal edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, maluliyetin iptalinin hangi mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirildiğinin önemli olduğunu, davacının maluliyetine Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğine göre karar verildiğini, bu yönetmeliğin 03.01.2018 tarihinde değiştirilmiş olduğunu, dolayısıyla eski yönetmeliğe göre verilen maluliyet kararının yeni yönetmeliğe göre kaldırılmasının hatalı olduğunu, davacının yeni yönetmelik hükümlerine göre de malul sayılması gerektiğini ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile 01.09.2018 tarihinden itibaren kesilen aylıkların yasal faiziyle geri ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’i ve ilk itirazları yapılmış sayılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlandığı ve biriken aylıkların da ödendiğinin anlaşılması karşısında, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir.

C. Değerlendirme ve Sonuç

Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen vazife malullüğü aylığının yeniden bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsiline ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı