10. Hukuk Dairesi 2025/16453 E. , 2026/4590 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/513 E., 2024/627 K.
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; 1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı ../.. maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, Mahkeme kararının özellikle vekil adı aynı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle Kurumun ilgili birimine (ilgili birimin UETS hesabına yapılan tebliğ evrakında vekil adı ve soyadının bulunması gerektiği önem arz etmektedir. Aksi halde yeni bir geri çevirmeye ... verilecektir.) tebliğ edilmesi gerekmektedir.
2-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanun'un \"Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina\" başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; \"Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, Muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır\" hükmü yer almaktadır.
Yine 6099 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre \"Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.\" düzenlemelerine yer verilmiştir.
7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde ise 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da adresten ayrılmış dahi olsa tebligat iade edilmeyecek, 21/2. madde gereğince işlem yapılacaktır. Bunun yapılabilmesi için de tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki MERNİS adresi olduğunun tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir.
Somut olayda, gerekçeli kararın temyiz yoluna başvurmayan davalı ...'nun bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila ikmal iade gelmesi üzerine bu kere aynı adrese Tebligat Kanunu 35. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, adı geçen davalının MERNİS adresi olan .. Mahallesi .. .. Caddesi .. Apartmanı No: ../.. ..-.. adresine gerekçeli kararın tebliği sağlanmalıdır.
3- .. Tapu Müdürlüğünden, davacının çalışmış olduğu adresteki taşınmazda kat mülkiyetinin ve yönetim planının oluşup oluşmadığı sorularak, gelen bilgi ve belgelerin dosyaya eklenmesi gerekli görülmüştür.
Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.