1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16166 E., 2026/3712 K.

Yargıtay 02.04.2026 Sayı: 2025/16166 E. - 2026/3712 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/16166 E. , 2026/3712 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2024/450 E., 2025/518 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.04.1968 - 17.09.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kurum kayıtlarında ... ... olarak kaydedildiğini beyanla, müvekkilinin bu tarihler arasındaki fiili çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği hizmetlerin aidiyetinin anlaşılabilmesi için diğer sigortalının da davaya dahil edilmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayalı hüküm verilmemesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 Kararı ile davanın kabulü ile tüm dosya kapsamı ile .. SSK sicil numarasında kayıtlı sigortalı bildirimlerinin davacı ... (..)'a ait olduğu, ... Tescil Hizmet Dökümüne davacının T.C. kimlik numarasının işlenmesi gerektiği gerekçesine dayalı olarak \"Davacının davasının kabulüne; .. SSK sicil numarasında kayıtlı sigortalı bildirimlerinin davacı .. T.C. kimlik numaralı ... (...)'a ait olduğu, ... Tescil Hizmet Dökümüne davacının T.C. kimlik numarasının işlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli Kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli Kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, HMK.'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli Kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, \"..Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafından 01.04.1968 - 17.09.1999 tarihleri arasındaki Kurum kayıtlarında ... ... adına kayıtlı olan çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitinin talep edildiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de Mahkeme hükmü eksik araştırmaya dayalıdır.

Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, ihtilafa konu süredeki hizmetin kime ait olduğunun resen araştırma ile saptanması gereklidir.

Mahkemece yapılması gereken, davacıya ait olduğu belirtilen hizmetlerin geçtiği tüm işyerlerine ait dönem bordroları getirtilip re'sen bordrolu tanık beyanlarına başvurulmalı, bordrolu tanık bulunmaması durumunda zabıta marifetiyle komşu işyeri tespiti yapılıp bu işyerlerinden bildirimi yapılan tanıklar dinlenilmeli, tarafların ikamet durumları işyeri karşılaştırması yapılmalı, işe giriş bildirgeleri ve işyeri sicil dosyaları ve varsa tarafların göstereceği diğer deliller ikmal edilmeli, ayrıca nüfusta ... ... adlı başka kimsenin olup olmadığı sorularak var ise Kurum kayıtları getirtilerek uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ...\"gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ile davacı 3...2 T.C. Kimlik numaralı ... (...) mülga, 506 sayılı Kanun'un kapsamında 3...3 sigorta sicil numarası ile 01.09.1986-17.09.1999 tarihleri arasında aşağıdaki HDC kayıtlarına göre çalıştığı, tanıkların beyanlarında davacı isminin ... olarak bildiklerini, ... sicil numaralı Sigorta Kartında ... ... olarak adının geçtiği ve doğum tarihinin 10.08.1969 olduğu, .. .. Ortaokulu Müdürlüğünde .. okul numarası ile .. ...'ın 03.06.1983 tarihinde mezun olduğu, 10.08.1969 doğumlu .. ... olduğu, .. işyeri sicil numaralı .. Plak ve Kasetçilik Ltd. Şti. tarafından onaylı .. sigorta sicil numaralı ... ...'ın 1999 yılına ait vizite kağıdı, SSK .. Doğum ve Kadın Hastalıkları ... Hastanesi .. ... (..)'in .. sigorta sicil numarası ile 15.06.1999 tarihinde sezeryanla canlı kız çocuğu dünyaya getirdiği, ayrıca davacının Kurum tarafından gönderilen özlük dosyasında, davacının kuruma HDC hizmet dökümüne T.C. Kimlik numarasının tespit edilmesi ile herhangi bir talepte bulunmadığı, kayıtların davacı ... (...)'a ait olduğu anlaşılmakla; davacının davasının kabulüne;

.. SSK sicil numarasında kayıtlı sigortalı bildirimlerinin davacı .. T.C. Kimlik numaralı ... (...)'a ait olduğu, ... Tescil Hizmet Dökümüne davacının T.C. kimlik numarasının işlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aidiyet tespiti talebine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı