1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16116 E., 2026/9942 K.

Yargıtay 30.06.2026 Sayı: 2025/16116 E. - 2026/9942 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/16116 E. , 2026/9942 K.

\n\"İçtihat Metni\"

MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2023/2341 E., 2025/1530 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2019/869 E., 2023/494 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı gerçek kişi yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 30.06.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. ... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edildiği, davalılar vekilinin davacılar vekilinin temyiz dilekçesine karşı 03.09.2025 tarihli temyize cevap dilekçesi ibraz ettiği, dilekçede mahkeme kararının bozulmasını istediklerinin veya söz konusu dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olduğunun ayrıca ve açıkça belirtilmediği ancak “Müvekkilin olayda hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesi 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak müvekkil şirketin %80 oranında kusurlu olduğu değerlendirmesiyle haksız ve hukuka aykırı şekilde hüküm kurmuştur.” ve “İlk Derece Mahkemesinde de defalarca üzerinde durduğumuz gibi ..., ... Kağıt San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ortak ...'ın çalışanı olmadığı halde müvekkil işyerinin iş makinasını bu konuda bir zorunluluğu bulunmamasına veya kendisinden böyle bir şey istenmiş olmamasına rağmen tamir etmeye kalktığı sırada kendi kusuruyla kaza geçirmiştir.\" şeklinde beyanda bulunulduğu, dilekçe ile birlikte temyiz harcı yatırılmadığı belirlenmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesinin yollaması ile temyizde de uygulanan 348. maddesine göre istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.

Somut olayda, davalılar vekilinin 03.09.2025 tarihli temyize cevap dilekçesinde Mahkeme kararının bozulmasını istediklerini veya söz konusu dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olduğunu belirtmemiş olmasına rağmen aynı dilekçede hükme yönelik itiraz niteliğinde beyanlarda bulunduğu anlaşıldığına göre, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinden 03.09.2025 tarihli dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olup olmadığının sorularak, dilekçenin hukuki niteliğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edilmesi gerekir.

03.09.2025 tarihli dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde Bölge Adliye Mahkemesince 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı hükmü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi hükümleri gözetilerek;

a) Temyiz harçlarının süresinde tamamlanması hâlinde, katılma yoluyla temyiz dilekçesinin davacılar vekiline tebliğ edilerek cevap süresinin beklenmesi,

b) Temyiz harçlarının her iki davalı yönünden bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde katılma yoluyla temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun katılma yoluyla temyiz yoluna başvuran tarafa yazılı olarak bildirilmesi,

c) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde katılma yoluyla temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek ilgilisine tebliğ edilmesi, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair bu ek kararın temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,

30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı