1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16041 E., 2026/3187 K.

Yargıtay 25.03.2026 Sayı: 2025/16041 E. - 2026/3187 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/16041 E. , 2026/3187 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2024/350 E., 2025/104 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 03.04.2001-14.11.2013 tarihleri arasında davalı apartmanda aralıksız ve tam gün olarak 1.321.50 TL. ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kapıcı dairesinde kiracı olarak oturduğunu, apartmanın 12 daireli ve doğalgazlı olduğunu, davacının evlere temizliğe gittiğini, tam süreli çalışmayı gerektirir bir apartman olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2-Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava konusu işyerlerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunun, tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile (işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vd….) ispatlanması gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının 03.04.2001 - 14.11.2013 tarihleri arası davalı işyerinde ayda 30 gün üzerinden asgari ücretle çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli kararı ile davalı site yönetimi vekili istinaf talebinden feragat ettiğinden istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 349/2 maddesi gereğince reddine; davalı apartmanda eşinin işten ayrılmasından sonra kapıcı dairesinde oturması karşılığı kapıcılık faaliyetlerini yerine getirmek üzere davalı ile anlaşma sağlandığının, denetmen raporu, ... kayıtları ve tanık beyanları, işçi alacağı dosyasından anlaşıldığı, davaya konu dönemi kapsar şekilde bordrolu tanık dinlendiği, tanık beyanlarının davacı iddiasını doğruladığı, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendiği gerekçeleri ile de fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli kararının süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, \"...İnceleme konusu dosyada; davacının, davalı apartman işyerinde ... müfettişince yapılan denetime istinaden, 29.08.2012-12.11.2013 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden hizmetinin tescil edildiği, ... müfettişince düzenlenen 19.02.2013 tarihli ve 06.09.2013 tarihli durum tespit tutanaklarında, davacının yaklaşık 7-8 senedir görevli olarak tek başına çalıştığını beyan ederek tutanağın altını imzaladığının görüldüğü, davacının İstanbul 15. İş Mahkemesinin 2013/1030 E dosyası ile 03.04.2001 tarihinden itibaren çalıştığını belirterek işçilik alacakları için dava açtığı, mahkemece davacının 01.12.2001-14.11.20 13... yıl 11... gün tam zamanlı kapıcı olarak çalıştığı, asgari ücret aldığı kabul edilerek işçilik alacaklarının ödenmesine hükmedildiği, davacının eşi ... ...’in hizmet cetvelinde 01.11.1992-30.11.2001 arası davalı apartman (...) işyerinden ayda 30 gün olarak kesintisiz hizmetinin Kuruma bildirildiği, bu tarihten sonra 2006 yılına kadar başka bir işyerinden bildirimi bulunmadığının anlaşıldığı, davalı apartman ile davacının eşi arasında imzalanan 30.11.2001 tarihli taahhütname başlıklı imzalı belgede, ... ...’in 31.05.2002 itibariyle kapıcı dairesini boşaltacağını, boşaltmadığı taktirde kira ödeyeceğini ve apartman karar defterinde, 13.11.2001 tarihli kararda apartman görevlisi ... ...’in işten çıkarılmasına, kiralık ev bulamadığını ve mevsimin kış olması gözetilerek Mayıs ayına kadar kapıcı dairesini boşaltmamasına, 07.05.2013 tarihli kararda ... ... ve ailesinin kirada oturmasına, merdiven temizliğinin haftada 1 kez ücret karşılığı ...’e yaptırılmaya devam edilmesine ve 24.11.2013 tarihli kararda, apartman kapıcı dairesinde kiracı olarak ikamet eden eski kapıcı ... ...’in eşi ...’in 01.12.2013 tarihinden başlamak üzere kapıcı olarak işe alınması hususlarının belirtildiği, Mahkemece dinlenen tanıkların, sitenin 6 bloktan oluştuğunu, daha önce davacının eşi ... blokta kapıcı olarak çalışırken emekli olmasından sonra yerine davacının kapıcı olarak çalışmaya başladığı yönünde beyanda bulundukları, bu tanıkların hizmet cetvellerinde ... diğer blokları adına tescil edilen işyeri dosyalarından apartman görevlisi olarak bir kısım hizmetlerinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, ... birden fazla bloktan oluştuğu ve her blok için ayrı işyeri dosyası açıldığı anlaşıldığından, site üst yönetimi tarafından davacının çalıştırılması ile ilgili alınmış karar bulunup bulunmadığı araştırılmalı,diğer blokların tespiti istenen dönemi kapsayan dönem bordroları celbedilmeli ve diğer blokların kapıcıları ile site sakinlerinden aynı sitede oturan ancak davalı konumunda olmayan bloklardan, davacının çalışması konusunda bilgi sahibi olanlar, emniyet vasıtasıyla yapılacak araştırma ile tespit edilerek dinlenmeli, apartmanda bulunan daire sayısı, bahçesinin olup olmadığı, ısınma şeklinin nasıl olduğu , davacının temizlik, çöp toplama, servise çıkma vs. işlerden hangilerini yaptığı, bu görevlerin dava konusu dönemin tamamında bizzat davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği, çalışmanın tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı olduğu hususları tespit edilerek, davacının kısmi zamanlı çalışması olduğu kanaatine varılması halinde davalı apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi, büyüklüğü, ısınma sistemi göz önünde bulundurularak günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Kabule göre de, davacının eşi ... ...’in aynı apartman işyerinden apartman görevlisi olarak hizmetinin 30.11.2001 tarihine kadar bildirildiği anlaşılmakla, onun çalışması ile de çakışır şekilde 03.04.2001 tarihinden itibaren tespite karar verilmesi isabetsizdir...\" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul-kısmen reddine, davacının 01.12.2001 - 14.11.2013 tarihleri arasında ... ... sicil numaralı davalı işyerinde ayda 30 gün üzerinden tam zamanlı kapıcı olarak asgari ücret karşılığında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığını, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.

Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı ... ve ... Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

İnceleme konusu eldeki davada, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Dairenin önceki bozma kararı ile ... birden fazla bloktan oluştuğu ve her blok için ayrı işyeri dosyası açıldığı gözetilerek, site üst yönetimi tarafından davacının çalıştırılması ile ilgili alınmış karar bulunup bulunmadığının araştırılması, diğer blokların kapıcıları ile site sakinlerinden aynı sitede oturan ancak davalı konumunda olmayan bloklardan, davacının çalışması konusunda bilgi sahibi olanların dinlenilmesi, ayrıca çalışmanın tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı olduğu hususlarının tespit edilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada diğer bloklarda çalışan kapıcılar ile taraf tanıklarının beyanlarına başvurulmak suretiyle davacının çalışma iddiası hakkında davanın kısmen kabulü ile 01.12.2001 - 14.11.2013 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden tam zamanlı olarak çalıştığına karar verilmiş ise de; Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.

Dosya kapsamında toplanan delillere göre; davacının kapıcılık hizmeti olarak her gün iki sefer sabah 07:00 ve öğlen 12:00-13:00 saatleri gibi servis yaptığı, akşamları çöp topladığı ve bina temizliği de yaptığı sabit olup, davacının çöp toplama, bina temizliği, sabah ve öğlen saatlerinde servis hizmeti işleri için ne kadar zaman harcadığı dinlenen tanıklardan sorulup, çalışma sürelerinin yöntemince belirlenmediği anlaşılmıştır. Buna göre yeniden tanık beyanlarına başvurulmak suretiyle davacının davalı apartmanda her bir kapıcılık hizmetli için ne kadar zaman harcadığı belirlenip, 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak kısmi çalışma süresinin tespit edilerek davacının iddiası hakkında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı Başkan ... ve Üyeler ..., ..., ...'ın oyları ve oy çokluğuyla

25.03.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

I. TEMEL UYUŞMAZLIK:

1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, \"01.12.2001 öncesi davacı eşinin tam zamanlı olarak kapıcılık hizmetinin bildirildiği, davacının ise bu tarihten sonra gerek kesinleşen işçilik alacakları kararı ile ve gerekse kurum tarafından 29.08.2012 tarihinden 12.11.2013 tarihine kadar tam zamanlı olarak çalıştığına ilişkin tespitin yerinde olup olmadığı, kısmi süreli olarak çalışmasının araştırılması gerekip gerekmediği \" noktasında toplanmaktadır.

2. Mahkemece Özel Dairenin tam zamanlı mı? kısmi süreli mi ? çalıştığı yönünde araştırmaya yönelik bozma kararı sonrası davacının 01.12.2001-12.11.2013 arasında tam zamanlı çalıştığı kabul edilerek karar verilmiştir.

3. Kararın feri müdahil tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda \"davalı apartmanın kapasitesi ve günlük kapıcılık hizmetlerinin alacağı zaman nazara alındığında davacının eşinin başka işyerinde çalışması kapıcılık hizmetlerine engel teşkil edip edecek olup, davacının apartman görevlisi olarak çalıştığı, davacının eşinin yaptığı işlerin ise davacıya yardım mahiyetinde olduğunun kabulü gerekeceği, apartmanın durumu ve yapılması gereken işler bir arada değerlendirildiğinde; davacının davalı apartman iş yerinde kısmi süreli olarak günde 3,5 saat çalıştığı kabulü ile davacının 01/01/1998-10/06/2016 tarihleri arasında (3100 gün) 8 yıl 7 ay 10 gün süre ile hizmet akdi ile dönem asgari ücreti ile 5510 sayılı yasanın 4/1-a bendi kapsamında çalıştığı\" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME:

4. Öncelikle iş hukukunda asıl olan belirsiz süreli ve devamlı çalışmadır. Aralıklı veya a tipik iş sözleşmesi ile çalışma olağan olmayan çalışma türüdür. Bu nedenle a tipik iş sözleşmelerinin yazılı yapılması gerekir. O halde ayın veya günün belirli bir süresinde çalışma yapılmaması olağan bir durum olmadığından ispat yükü işverene düşmektedir. Kapıcılık hizmeti tam süreli olabileceği gibi çalışma saatleri düzenlenerek günlük kısmi süreli de yapılabilir.

5. Diğer taraftan aynı şartlarda çalışan bir işçinin belirli bir çalışma döneminin tam süreli olarak bildirilmesi halinde, çalışma şartları aynı ise diğer zamanlarda da aynı şekilde çalıştığına karine teşkil eder. Kısaca işveren tarafından bir dönem sigortalılık tam ve kesintisiz bildirilmiş ise bu durum öncesi ve sonrası çalışmanın da tam ve kesintisiz olduğuna karine teşkil eder.

6. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 67 nci maddesi uyarınca \"Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme saatleri işyerlerinde işçilere duyurulur. İşin niteliğine göre işin başlama ve bitiş saatleri işçiler için farklı şekilde düzenlenebilir\".

7. Apartman ve sitelerde sunulan günlük kapıcılık hizmetleri, binanın ihtiyacına göre şekillendirilen mobil veya düzenli apartman görevlisi hizmetleridir. Bu hizmetler genellikle çöplerin toplanması, ortak alanların kontrolü ve bina genel düzeninin sağlanmasını içerdiği gibi apartman sakinlerinin günlük ihtiyaçlarını karşılamak için servise çıkma hizmetini de kapsar. Bu nedenle kat maliklerinin kapıcılık hizmetlerinin hangi saatler arasında yapılması gerektiğini, kapıcıya bildirmesi ve bu konuda düzenleme yapması gerekir. Zira 4857 sayılı İş Kanunu'nun 66/1.c maddesi uyarınca \"İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler\" çalışma süresinden sayılır.

8. Diğer taraftan sigortalı aynı zamanda bireysel iş hukuku kapsamında işveren aleyhine işçilik alacakları davası açmış ve bu davada işçilik alacaklarına esas hizmet süresi belirlenmiş ise bu hizmet tespiti davasında unsur etkisi yaratacak şekilde bir kuvvetli delil niteliğinde kabul edilecektir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda:

“Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır. Nitekim Yargıtay’a göre işçilik alacakları davasında -açılmış ise- kural olarak hizmet tespiti davasının sonucu beklenmelidir. Yine Yargıtay kararlarında her iki davanın birbirlerini etkilemesi mümkün ise de davaların niteliği gereği farklı sonuçlara varılabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Zira hizmet tespiti davalarında -kamu düzenine ilişkin olduğundan- resen araştırma ilkesinin, işçilik alacaklarıyla ilgili davalarda ise taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle işçilik alacakları davasında verilen karar hizmet tespiti davasında kesin delil değil güçlü delil olarak kabul edilmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki delil değerlendirmesi derece mahkemelerinin takdirinde olup bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu değildir. Bununla birlikte bağlantılı davalarda birbirine aykırı karar verilmesi hâlinde bu aykırılığın -taraflarca ileri sürülmesi durumunda- gerekçesinin açıkça ortaya konması anayasal bir yükümlülüktür ve bu husus Anayasa Mahkemesinin inceleme alanı kapsamındadır” gerekçesi ile hizmet tespit davasında işçilik alacaklarına ilişkin ücret tespitinin delil olarak dikkate alınmamasını, gerekçe yapılmamasını hak ihlali olarak kabul etmiştir(B. No: 2017/23739, 20.10.2021).

9. Somut uyuşmazlıkta bozma sonrası mahkemece hükme esas alınan kesinleşen işçilik alacaklarında tam zamanlı çalıştığı kabul edilerek işçilik alacakları belirlenmiştir. Bu kesinleşen karar kuvvetli delil niteliğindedir. Kaldı ki gerek davacı çalışması öncesi eşi ve gerekse kurumca tespit edilen son bir yıl çalışması tam zamanlı olarak bildirilmiştir. Bu durumda tam zamanlı çalışmanın karinesi niteliğindedir. Diğer taraftan feri müdahil kurum prim alacaklısıdır. İşçilik alacakları tam zamanlı kabul edildiğine göre primin de tam zamanlı olarak tahsili gerekecektir.

III. SONUÇ:

10. Yukarda açıklanan nedenlerle kararın onanması gerektiğini düşündüğümden çoğunluğun bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı