10. Hukuk Dairesi 2025/16021 E. , 2026/5382 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/756 E., 2025/1855 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/206 E., 2024/385 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının oğlu .. .İzmir .. ... .. Tugayında .. .. olarak askerlik görevini yapmakta iken 05.04.2019 tarihinde rahatsızlanarak .. Üniversitesi .. Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alındığı, ancak yapılan müdahalelere rağmen 16.04.2019 tarihinde vefat ettiğini, vazife malüllüğü kapsamında sayılmamasına ilişkin Kurum işlemine itirazın reddiyle idari yargıya gönderilip, Ankara 10. İdare Mahkemesi 2019/2164 E, 2019/2225 K sayılı karar ile iş mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiğini, davacı oğlunun tehlikeli bir kamu hizmeti olan askerlik görevini yerine getirirken vefat ettiğini, ilgili yasa hükümlerine göre davacının oğlu .. ... ... .'ın vazife malulü olduğunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 5510 sayılı Kanun 47. maddesinde vazife malüllüğü hallerinin sayıldığı, vazife malullüğüne bağlık hak ve yükümlülükler sadece 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddenin birinci fıkrasının ( c ) bendi kapsamındaki sigortalılar ( kamu görevlileri ) için uygulandığını, davacı oğlunun mevcut hastalığı nedeniyle vefat ettiğini, vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağını, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
\"Davanın kabulü ile
Davacının oğlu olan ... .'ın vazife malulü sayılması gerektiğinin tespitine, vefat tarihini takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanmasına\" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vazife malullüğünün tespiti ile vazife malullüğü aylığı bağlanması talebine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 5510 sayılı Kanun'un \"Vazife Malûllüğü\" başlıklı 47. maddesinde; \"bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25. maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir\" tanımının yapıldığı, aynı hükmün 4'üncü fıkrasında ise; \"süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'a veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı\" hükmü yer almaktadır.
3.Eldeki davada, vazife malullüğünün tespiti ile vazife malullüğü aylığı bağlanması talep edilmiş olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı murisi .. 'ın 05.04.2019 tarihinde .. .. ... .. Tugayı'nda ..r olarak koğuşlar bölgesinde görevli olduğu, yatağında istirahat halindeyken fenalaşarak nefes alamadığı, devamında .. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldüğü ve 16.04.2019 tarihinde yaşamını yitirdiği, idari tahkikat raporunda olayın kalp rahatsızlığı olduğunun değerlendirildiği, 03.05.2019 tarihli .. Adli Tıp Grup Başkanlığı raporuna göre müteveffanın ölüm nedeninin kalp krizi ve akut pnömoni sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, Kurum Sağlık Kurulu'nun 17.08.2020 tarihli kararıyla ölümün davacı murisinin görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğinden yapılan başvurunun reddedildiği, 02.10.2020 tarihli Vazife Malullüğü Tespit Kurulu kararıyla aynı yönde karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı murisinin ölümüne sebebiyet veren olayın yatağında dinlenirken geçirdiği kalp krizine dayalı olduğu, vazifesiyle bir ilgisinin olmadığı anlaşılmakla meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinde şartları belirtilen vazife malullüğü kapsamına girmeyeceği gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.