10. Hukuk Dairesi 2025/16003 E. , 2026/5357 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI\t: 2022/364 E., 2023/402 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; iş kazası sonucu sürekli iş görmezlik durumuna düşen sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan masraflar ile aynı kazada ölen başka bir sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca tahsil istemiş, birleşen esasta ise hak sahiplerine bağlanan gelirlerde meydana gelen artışların tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İl Özel İdare Müdürlüğü vekili 15.12.2005 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, kesinleşmiş kusur raporuna göre müvekkili İdarenin % 20 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle rücu davasında sorumluluğunun bu oranda olması gerektiğini, davanın müştereken ve müteselsilen açılmasını kabul etmediklerini, % 20'lik kusura tekabül eden 13.673,40 TL ile sorumluluklarının söz konusu olduğunu, öncelikle zaman aşımına uğraması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2010 tarihli kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2010 tarihli kararının süresi içinde davacı Kurum ve davalı ... İdaresi Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre gerek davalı işverenin gerekse diğer davalının, ölümle ve maluliyetle sonuçlanan kazalar yönünden 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesi kapsamında kusur durumlarının irdelenip oran ve aidiyetinin belirlenmesi yönünde uzman bilirkişi kurulundan kusur raporu alınması, bu belirleme yapılırken iş kazasının meydana gelmesinde kastı veya kusuru bulunup da aynı iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine kurumca rücu edilemeyeceğine ilişkin 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesinin son bendi hükmünün de gözden uzak tutulmaması gerekir. Diğer yandan, ilk peşin değerli gelirlerin miktar ve onay tarihleri gereği gibi araştırılıp açıklığa kavuşturulmaksızın hükmü temyiz eden taraflar aleyhine olacak şekilde miktar ve onay tarihleri esas alınarak yazılı biçimde karar tesis edilmesi yerinde görülmemiştir. Kuşkusuz hükmü temyiz etmeyen davalı sürücü yönünden davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumu göz önünde bulundurulmalıdır, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın yazılı biçimde kısmen kabulüne, birleşen dava ile talep edilen artışlara yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunun hatalı olduğunu daha önceki raporda İl Özel İdaresine verilen kusurun idarece kabul edildiğini belireterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İl Özel İdaresi Müdürlüğü vekili özetle; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum ve davalı ... İl Özel İdaresi Müdürlüğü vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.