10. Hukuk Dairesi 2025/15938 E. , 2026/4612 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2025/120 E., 2025/212 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacılar vekili özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkillerinin murisi olan sigortalının vefat ettiği, kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğundan bahisle davacı eş lehine 550.887,54 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı çocuk lehine 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli ilk kararı ile ... sigortalının kazanın meydana gelişinde %100 oranında kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli kararı ile trafik iş güvenliği konusunda uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmaksızın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarih, yukarıda tarih ve 2018/686 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile belirtilen kararında özetle trafik iş kazasının meydana gelişinde ... sigortalının %40, davalı işveren şirketin %40, sigortalıya çarpan dava dışı yabancı uyruklu şahsın %20 oranında kusurlu olduğundan hareketle davacı eşin maddi tazminat isteminin tabiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, yine davacı eşin manevi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuğun maddi tazminat isteminin reddine, davacı çocuk lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin son kararına karşı yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 11.07.2023 tarih, 2023/121 Esas, 2023/1246 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 03.12.2024 tarih, 2024/7687 Esas, 2024/12209 Karar sayılı kararı ile somut olayda, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince 21.02.2020 tarihli bilirkişi kusur raporuna göre iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %40, davalı işverenin %40, dava dışı üçüncü kişinin %20 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle sonuca gidilmiş ise de anılan kusur raporu oluşa uygun olmayıp aşamalarda alınan ve sigortalıyı %100 oranında kusurlu bulan raporların oluşa uygun olduğu, bu durumda sigortalının ağır kusuru nedeniyle tüm ilgililer yönünden illiyet bağının kesildiği açık olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 03.07.2025 tarihli kararla davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davalı işverenin kazanın oluşumunda kusuru bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz harcının ve temyiz yoluna başvuru harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.