10. Hukuk Dairesi 2025/15607 E. , 2026/5475 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/2251 E., 2025/1541 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul 20. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2021/11 E., 2022/1150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ilk defa 4/1-a kapsamında 01.09.1987 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, 01.03.2020 tarihli tahsis talebine müteakip ... tarafından Bağ-Kur prim borcu bulunduğu gerekçesi ile tahsis talebinin işleme alınmadığını, ... tarafından tahakkuk ettirilen Bağ-Kur prim borçlarını ödemesine rağmen tahsis talep tarihinden sonrasına ilişkin de Bağ-Kur prim borcu çıkartıldığını, bunu da ödemesine müteakip 01.09.2020 tarihinden itibaren aylık bağlandığını, Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, davacıya 01.03.2020 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlanmasına, mahrum kalınan 20.322,84 TL yaşlılık aylığının yasal faizi ile birlikte tahsiline, tahsis talep tarihi sonrasına ilişkin tahakkuk ettirilen ve ödenmek zorunda kalınan 5.692,34 TL primlerin yasal faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 22.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini, davacının Mart 2020 tarihi itibariyle 4/1-b’ye tabi tutularak davacı adına prim borcu çıkarılması işleminin iptali, 4/1-a emeklilik işlemi yapılması gerektiğinin tespiti, emeklilik başlangıç tarihinin 1 Mart 2020 olarak düzeltilmesi ile 6 aylık emekli maaşı olan 20.322,84 TL (aylık emekli maaşı 3.387,14) ve müvekkil tarafından ödenen 5.692,32 TL prim ödemesinin faiziyle birlikte müvekkile ödenmesi olarak ıslah etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Hizmetlerin Birleştirilmesine İlişkin Yasa gereğince, Bağ-Kur hizmetlerine ilişkin prim borcu bulunduğundan aylık tahsisinin mümkün olmadığını, müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının Kuruma yaşlılık aylığı için başvurduğunda gerekli prim gün sayısını tamamlamamış olduğundan davacının 4/1-a ve 4/1-b hizmetlerinin 2829 sayılı Kanun çerçevesinde birleştirildiğini, Bağ-Kur prim borcu olduğu için prim borcunun ödenmesi neticesinde prim gün sayısı şartının da gerçekleştiği tarihte davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarını sağalamayan davacının talebinin reddedilerek, şartları sağlamasının ardından yaşlılık aylığı bağlanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, Kurum aleyhine yarılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının mahrum kaldığı emeklilik aylıkları ile ödemiş olduğu prim tutarlarının faizi ile davalıdan tahsilinin istemine ilişkindir.
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.