10. Hukuk Dairesi 2025/15447 E. , 2026/3861 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/529 E., 2025/1468 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2022/170 E., 2023/88 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kurumdan 24.10.2008 tarihinden itibaren 3...4 sicil numarası ile Emekli Sandığına bağlı babası üzerinden yetim aylığı aldığını, müvekkilinin aylığının kesildiğini Kurumdan gelen borç bildirim belgesi ile öğrendiğini, davalı Kurum tarafından müvekkilinin aylığının muvazaalı boşanma nedeniyle kesildiğini, ancak müvekkilinin muvazaalı boşanmadığını, babasının 1997 yılında vefat ettiğini, müvekkilinin boşandıktan eski eşi ile aynı çatı altında hiç yaşamadığını belirterek, müvekkilinin davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak müvekkiline ödenmesine, davalı kuruma 74.722,92 TL asıl borç +19.446,64 TL faiz olmak üzere toplam 94.169,56 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, müvekkil Kurum tarafından yapılan işlemin fiili duruma ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, davacının yetim aylığının kesilmesinden dolayı davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacıya bağlanan yetim aylığının, davalı Kurumca kesilme tarihinden davacının yetim aylığını alma şartlarını kaybettiği tarihe kadar davacıya yetim aylığı bağlanması ile yetim aylığında yapılan kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, Kurum raporunun aksinin ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İnceleme konusu dosyada;davacının 08.12.2006 tarihinde boşandığı, babasının 05.02.1997 tarihinde vefat ettiği, davacıya 24.10.2008-23.11.2018 dönemine ilişkin yersiz ödeme çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Davacının eski eşinin 07.03.2007 tarihinde .. Mah.. .. Apt.no:./.. ../.., davacının 16.05.2007-19.07.2018 döneminde .. .. Bulvarı .. 2 sitesi .. Blok no:../.. ../ .., 19.07.2018-26.11.2019 döneminde .. mah. .. sok... plaza sitesi B Blok no:2013/4 ../.. adreslerini beyan ettikleri görülmektedir. Kuruma yapılan şikayette davacının anlaşmalı boşanma yaptığı, komşuları tarafından .. ismi ile bilindiği belirtilmiştir. 01.10.2018 tarihli Kurum raporunda davacının eski eşinin adresinde yapılan araştırmada; komşuların ve apartman yöneticisinin davacı ve eşinin birlikte yaşadığını, davacıyı .. ismiyle bildiklerini beyan ettikleri tespit edilmiştir.
Somut davada; Mahkemece davacının bildirdiği adreslerdeki abonelik kayıtları celp edilerek incelenmeli, davacının bildirdiği adreslerde ihtilaf döneminde ikamet eden komşuları re'sen tespit edilmeli, davacının eski eşiyle yaşayıp yaşamadığı hususunda beyanları alınmalı, ayrıca dinlenmeyen tutanak tanığı .. ..'ın da beyanı alınmalı, tanıklara ilişkin ikamet kayıtları celp edilmek suretiyle beyanları denetlenmeli, beyanlar arasında çelişkiler olması halinde bu çelişkiler giderilmeli, bu şekilde davacının tespit edilen dönemde eski eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığı tespit edilmelidir. Diğer yandan 5510 sayılı yasanın 59/2 maddesi gereğince Kurum raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında Kurum raporunun aksinin ispatlanıp ispatlanmadığı da değerlendirilmelidir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla
06.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın eşinden 2006 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2018 yılında yapılan denetim sonrası eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile 2008-2018 yılları için 5510 sayılı Kanunun 56. maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.
2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı kanunun 5754 sayılı kanunun 68. Maddesi ile değişik geçici 1. Maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı kanunun 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.
3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerekirken, fiili birlikteliğin araştırmasına yönelik bozulması görüşüne katılınmamıştır.