10. Hukuk Dairesi 2025/14942 E. , 2026/3717 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/2907 E., 2025/1386 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2018/29 E., 2023/255 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren nezdinde çalışırken 06.04.2015 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'in, kapıcı görevlisi olarak çalışmaya başladığı, bunun karşılığında kira, yakıt, elektrik ve ... gibi giderlerinin karşılandığı, (her ne kadar ücret ödenmemiş olsa da, kira, yakıt, elektrik, ... giderlerinin karşılanmasınında da ücret ödemesi olarak değerlendirildiği) iş akdi bulunmasa da, davalı apartmanın ...'ya bildirimde bulunduğunu, kaza olayının 06.04.2015 tarihinde Pazartesi mesai saatleri içerisinde meydana geldiği nedenleri ile meydana gelen olayın trafik iş kazası olduğu kanaatiyle iştirak etmediklerini bildirmişler ve ek raporda ayrıntıları ile anlatıldığı ve Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere olayın 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu 3. maddesinin (g) bendi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 13. maddesinin (a) ve (b) bendine göre dava konusu olayın iş kazası olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kabulü ile davacının 06.04.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'in, kapıcı görevlisi olarak çalışmaya başladığı, bunun karşılığında kira, yakıt, elektrik ve ... gibi giderlerinin karşılandığı, (her ne kadar ücret ödenmemiş olsa da, kira, yakıt, elektrik, ... giderlerinin karşılanmasınında da ücret ödemesi olarak değerlendirildiği) iş akdi bulunmasa da, davalı apartmanın ...'ya bildirimde bulunduğunu, kaza olayının 06.04.2015 tarihinde Pazartesi mesai saatleri içerisinde meydana geldiği nedenleri ile meydana gelen olayın trafik iş kazası olduğu kanaatiyle iştirak etmediklerini bildirmişler ve ek raporda ayrıntıları ile anlatıldığı ve mahkememizin de kabulünde olduğu üzere olayın 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu 3. maddesinin (g) bendi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinin (a) ve (b) bendine göre dava konusu olay iş kazası olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, HMK'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum kayıtlarında davacının müracaatına ilişkin bilgi ve belge tespit edilemediğini, davacının dilekçesinde iddia ettiği ve anlattığı şekliyle olayın iş kazası niteliğinde olmadığını, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, Mahkemece salt tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, trafik kazasının meydana geldiği aracın malikinin ve sürücüsünün diğer davalı işverenliklerle olan ilişkisinin irdelenmesi gerektiğini, meydana gelen olayın iş kazası sayılabilmesi için öncelikle 506 sayılı Kanun'da tanımı yapılan işyeri, işverenlik, sigortalı unsurlarının oluşmuş olması gerekmektiğini, yapılan incelemelerden davacının diğer davalıya ait işyerinde çalıştığı ve iş kazası geçirdiği yönünde bir tespit yapılamadığı gibi, davacının maluliyetinin geçirdiği iddia edilen iş kazası neticesinde meydana geldiğini gösterir bir illiyet bağı kurulamadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Apartman temsilcisi vekili; davacı ile davalı Apartman Yönetimi arasında yapılmış bir iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının eşi olan ... ...'in davalı apartmanda çalışmakta iken vefat etmesi üzerine, tüm alacakları davacıya ödendikten sonra davacı ve çocuklarının mağdur olmamaları için daha önce oturdukları apartman dairesinde sadece apartmandaki çöplerin toplanması karşılığında oturması konusunda anlaşma yapıldığını, davacının da apartmana günde bir kez olmak üzere çöp toplama hizmeti verdiğini, buna ilişkin olarak davacı ile 28.02.2007 tarihli sözleşme yapıldığını sözleşmede de belirtildiği gibi, çöpleri toplama karşılığında apartmanın kapıcı dairesinde oturmasına izin verildiğini, bunun dışında davacıya herhangi bir ücret ödemesi yapılmadığını, davacının bir kapıcı gibi günlük mesaisinin tamamını da apartmanda geçirmediğini kendisinden apartman sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için servis hizmeti istenmediğini ve böyle bir görev de verilmediğini, davacının dışarıda civar evlere ve işyerlerine hemen hemen hergün temizliğe gittiğini, günlük mesaisinin tamamında başka apartmanlarda ve işyerlerinde temizlik yaptığını, karşılığında gündelik ücret alarak geçirdiğini, davacının apartman dairesinde oturmasına karşılık apartmana sadece çöp toplaması hizmeti verdiğini, davacının çalışma şekli itibariyle kısmı süreli olarak çalıştığını, davacının verdiği bu hizmete karşılık ...'ya kısmi süreli çalışma karşılığı sigorta bildirimi yapılmasının istenildiğini, ancak ... .. Sigorta Müdürlüğünün davacının bu çalışmasını geriye doğru olarak 01.12.2014 tarihine kadar tam süreli kabul ettiğini, bu kapsamda davacının davalı apartmanda kısmı süreli olarak ayda 5 gün olarak çalışmakta iken, işyeri olan apartmanın dışında, görevli olmadığı günde evden çıkıp karşıya geçmek üzere iken diğer davalı ...'nun kullandığı aracın kendisine çarpması sonucu geçirdiği kazanın iş kazası olmadığını, davacının geçirdiği kazanın trafik kazası olduğunu, davacının kaza geçirdiği günün çalışmadığı bir gün ve saat olduğunu, apartman tarafından kendisine bir görev de verilmediğini, bu durumun ... Teftiş kurulu Başkanlığının 21.06.2019 tarihli denetmen raporunda da tespit edildiğini, yine yargılama sırasında alınan 14.07.2022 tarihli üç kişilik bilirkişi kurulu raporunda bilirkişi raporunda davacının geçirmiş olduğu trafik kazası ile yapılan iş arasında illiyet bağı tespit edilemediğinden kazanın iş kazası olmadığı ve kazanın oluşunda %100 davacının kusurlu olduğunun belirtildiğini, itiraz üzerine aynı bilirkişi kurulundan yeniden alınan ek raporda olayın iş kazası olduğu yönünde görüş belirtildiğini, davacı tarafından davalı Apartman Yönetimi aleyhine İstanbul 15. İş Mahkemesinin 2017/200 Esas sayılı dosyası ile açtığı tazminat davasının yargılaması sırasında dinlenen tanıkların da davacının apartmanda kapıcı gibi çalışmadığını, sadece eşinin daha önce aynı apartmanda görevli olmasından dolayı, onun ölümünden sonra kapıcı dairesinde oturmalarına izin verildiğini, ne kaza günü ne de başka bir gün kendisinden bakkaldan alışveriş yapması için bir görevlendirmenin bulunmadığını beyan ettiklerini, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.