10. Hukuk Dairesi 2025/14876 E. , 2026/4943 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/420 E., 2025/217 K..
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 30. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2018/201 E., 2024/140 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 17.10.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacıya iş konusunda her türlü eğitimin verildiğini, iş güvenliği eğitiminin sağlandığını, işverenin iş güvenliği ve işçi sağlığına dair her türlü önlemi aldığını, davacının kazanın meydana geldiği gün proje müdürünün bilgisi ve onayı olmadan iş sahası olan çatıya çıktığını, bu nedenle kazaya sebebiyet verdiğini beyanla, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Davanın kısmen kabulü ile
1-Toplam 989.361,52 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davaya konu iş kazasının 17.10.2017 tarihinde gerçekleştiği, davanın da belirsiz alacak davası niteliğinde 07.07.2018 tarihinde açıldığı, bu kapsamda 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşıldığı, davacının davalı şirkette montaj ve panel temizliği elemanı olarak çalışmakta iken, 17.10.2017 günü dava harici .. Meyve adlı firmanın soğuk hava deposunun çatısına güneş paneli montajı yaptığı sırada, bastığı çatı sacının birleşim noktasının çökmesi sonucu, yaklaşık 8 metreden zemine düşerek iş kazası geçirerek sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayın ... müfettişi tarafından düzenlenen rapora göre iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek davalı işverene %70, davacı sigortalıya %30 oranında kusur verildiği, dosya kapsamında A sınıf iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden oluşturulan heyetten alınan 10.09.2019 tarihli raporda davalı işverenin \"işe başlamadan önce çatı malzemesinin dayanıklılığı konusunda incelemede bulunmadığı, işçileri tehlikeli alanlar konusunda bilgilendirmediği, emniyet kemeri teslim etmekle beraber bunların kullanılmasının temini için denetim ve gözetim faaliyetinde bulunmadığı\" gerekçeleriyle %70, davacı sigortalının ise, \"kaza tarihindeki yaşı itibariyle davranışlarının sonuçlarını algılayabilecek nitelikte bulunduğu, kişisel koruyucu donanım kullanmadığı\" gerekçeleriyle %30 oranında kusurlu kabul edildiği, mahkemece de bu kusur oranlarına itibar edilerek karar verildiği, dosya kapsamındaki bilgilere göre, davalı işverenin emniyet kemeri teslim etmekle beraber, yüksekte yapılan çalışmada bu emniyet kemerinin bağlanacağı dikey ve yatay yaşam hattını tesis etmediği, giderek yüksekte çalışma sırasında toplu koruma yöntemlerinden olan ağ, file gibi önlemleri almadığı anlaşılmakla, birbirini doğrulayan raporlardaki kusur oran ve aidiyetine itibar edilerek tarafların kusur oran ve aidiyetine yönelik itirazlarına itibar edilmediği, ... .. Sosyal Güvenlik Merkezinin 28.03.2019 tarihli raporunda, Yüksek Sağlık Kurulunun 11.11.2019 tarihli raporunda ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 30.11.2022 tarihli raporlarında, davacıda iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının birbirlerini doğrular mahiyette %11 oranında tespit edildiği, bu kapsamda çelişki bulunmayan durumda Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınmasının gerekmemesi nedeniyle, davalının bu hususa ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilmediği, maddi tazminatın hesabında davalı tarafça ibraz edildiği anlaşılan bordrolara dayanılarak, davacının kaza tarihinde asgari ücretin 1,42 katı düzeyinde kazancının olduğu kabul edilerek hesap yapıldığı, davalı tanığı ... beyanına göre, kazadan sonra davalı işveren tarafından .. ilinde bekçilik işi önerildiğinin beyan edilmiş olması karşısında, davalı tarafın hesaba itirazlarında belirttiği şekilde bilinen dönemde almakta olduğu ücretlerin dikkate alınması yönünde itirazları bulunmakta ise de, davacının olay tarihinde yapmakta olduğu güneş paneli montajı ve temizliği işinden daha niteliksiz ve daha az ücret getirisi olan bekçilik işinin önerildiğinin anlaşılmış olması karşısında davalının bu itirazına itibar edilemeyeceği açıktır. Nitekim, yukarıda belirtilen içtihatlardan da davacının kaza tarihinde almış olduğu ücrete işaretle hesap yapılması gereği üzerinde durulduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda yapılan hesabın dosya içeriğine ve içtihatlara uygun olduğu, davalı taraf ...'dan bağlanan gelirin tenzilinin gerektiğine işaretle itirazda bulunmuş ise de, istinaf itirazıyla sınırlı yapılan incelemede hükme esas alınan raporda ...'dan bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının tazminat alacağından tenzil edilerek maddi tazminat alacağının belirlendiği dikkate alınarak davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazının da yerinde görülmediği, hesap raporundan sonra yürürlüğe giren asgari ücretlerin hesap raporuna yansıtılmasının, ancak hesap raporuna vaki itirazın haklı görülerek rapor alınması haliyle sınırlı olduğu, yapılan incelemede, davacının hesap raporuna itirazının haklılığını ortaya koyan bir sebebin bulunmaması bu bağlamda maddi tazminat hesabının yenilenmesinin gerekmemesi nedeniyle hesap raporunun düzenlenmesinden sonra yürürlüğe giren asgari ücretlerin rapora yansıtılmasına yönelik davacı taraf istinaf itirazlarının da reddi gerektiği gerekçesiyle; tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Hesap raporundan sonra yürürlüğe giren asgari ücretler dikkate alınarak hesap raporunun güncel veriler dikkate alınarak yenilenmesi gerektiğini, tazminat davalarında karara en yakın tarihli aktüer raporun karara esas alınması gerektiğini, bu bağlamda 22.02.2024 karar tarihi itibariyle hükme esas alınan raporun 01.10.2023 tarihli olmasının hatalı olduğunu,
b. Manevi tazminat takdirinde de, kusurun %70'inin davalıda olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının %11 olarak belirlendiğini, tarafların sosyal ekonomik durumları, davacının duyduğu elem halinin ağır niteliği, davalının bu halin azalmasına olası etki edecek hiçbir eyleminin olmaması gözetildiğinde tazminat tutarının davacı lehine az olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davacıya iş sağlığı güvenliği eğitimi ve yüksekte çalışma eğitimi verildiğini ve bu eğitimler nedeniyle testlere tabi tutulduğunu, davacının gerekli sağlık tetkiklerinin düzenli yapıldığını, davacının kendi kusurlu eylemi ile kazaya sebep olduğunu, soruşturma dosyasında müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini,
b. %11'lik sürekli iş göremezlik oranının gerçeği yansıtmadığını, tam teşekküllü bir hastaneden rapor aldırılarak sürekli iş göremezlik oranının yeniden hesaplanması gerektiğini,
c.Davacının olay tarihindeki kazancının asgari ücret olduğunu, bilinen dönem hesaplamasının bilinen ücretlere göre yapılması gerektiğini, 2019 yılında asgari ücrete %26,06 oranında zam yapıldığını, bu kapsamda müvekkilinin kazadan sonraki süreçte tespit edilen asgari ücret katını uygulamasının beklenemeyeceğini, ilerleyen dönemlerde ücret katının azalacağının kabulü gerektiğini, ayrıca ... tarafından davacı yana yapılan ödemelerin tazminat tutarından tenzil edilmesi gerektiğini,
d. Zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
\t
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.