10. Hukuk Dairesi 2025/14350 E. , 2026/3793 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/2880 E., 2025/1274 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul 22. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2020/399 E., 2024/444 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı şirket ve Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.01.2007 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
I. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının 16.01.2007 tarihinde davalıya ait iş yerinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordro tanığı ...'in davacı ile birlikte şantiyede çalıştıklarını, davacının çalışırken toprak kayması sonucunda yaralandığını, kaza sonrası hastaneye götürüldüğünü beyan etmesi ve dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle,
-Kuruma müracaat edilmeden dava açılmış olmasının bozmayı gerektirdiğini,
- Kararın hukuka aykırı olduğunu;
-Öte yandan, dava açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili özetle,
-Gerek Mahkeme kararının gerekse Bölge Adliye Mahkemesi kararının yegane gerekçesinin; dinlenen tanıkların, kazanın yaşandığı .. şantiyesinde çalışmadığı şeklindeki hatalı tespit olduğunu, tüm tanıkların iş kazası iddiasına konu tarihte .. Şantiyesinde çalıştıklarının ... kayıtlarında açıkça görüldüğünü, verilen hükmün temelsiz olduğunu;
- Kaldırma kararı sonrasında iş kazasının mevcudiyetini ifade eden bir kişi bile olmamasına karşın toplanan delillere tamamıyla tezat bir şekilde ve hukuk dışı bir gerekçe ile Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini,
- Kararın usul, yasa ve toplanan tüm delillere açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.