1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14282 E., 2026/3284 K.

Yargıtay 30.03.2026 Sayı: 2025/14282 E. - 2026/3284 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/14282 E. , 2026/3284 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2023/3092 E., 2025/1417 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Yahyalı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI\t: 2022/312 E., 2022/384 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, asıl davada 02.04.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalıya ödenen gelir, tedavi giderinden 20.000.00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili, birleşen davada, aynı kaza nedeniyle sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinden 10.000.00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. 17.02.2020 tarihli ıslah ile 55.426.38 TL gelir, 14.106.41 TL geçici iş göremezlik, 43.194.29 TL tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili, davacının rücu iddiasına dayanak belgelerin taraflarına tebliğini sağlamadığını, dava dilekçesinde belirtilen raporun ... ... ve ... Müfettişi ... ...'e ait rapor olduğunu, bu nedenle iş müfettiş raporu olarak değerlendirilerek bazı sonuçların atfedilmesinin mümkün olmadığını, ...'nın sunduğu inceleme raporunun sadece kendisini bağladığını, müvekkili açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, bu nedenle kusur oranının Mahkemece yeniden tespit ettirilmesi gerektiğini, kazazede ...'ın düz bir işçi değil, ciddi bir iş tecrübesine sahip olduğunu, kazazede işçiye gerekli iş güvenliği eğitimleri verildiğini, müvekkili işverenin alınması gereken tüm iş güvenliği önlemlerini aldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, dava dışı işçi ...'ın müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, .... ile de aralarında iddia edildiği gibi asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu barajın inşaat yatırımcısı olduğunu, baraj inşaat imalat işini anahtar teslimi olarak yaptırdığını, görev ve uzmanlık alanı inşaat yapmak olmayıp enerji üretimi olduğunu, dava dilekçesinde yer alan kusur açıklamasını kabul etmediklerini, olayın meydana gelmesinin kusurunun kazalı işçide bulunduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın müvekkili açısından öncelikle husumet yönünden, aksinin düşünülmesi halinde kusurun işçide olmasını, sözleşme ile kaza olayının sorumluluğunun diğer davalıca üstlenilmiş olması ve sair hususların gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebi arttırılmış davanın ve birleşen 2019/56 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulüne, ilk peşin sermaye değeri yönünden 55.426,38 TL'nin 23.12.2015 onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ve birleşen dosya davalısından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geçici iş görmezlik ödeneği yönünden 14.106,41 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ve birleşen dosya davalısından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tedavi masraf ve ilaç masrafı gideri yönünden 43.194,29 TL'nin sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ve birleşen dosya davalısından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebi esastan reddedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davalıların kusurunun daha fazla olduğunu, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, rücuan alacak istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı