10. Hukuk Dairesi 2025/14269 E. , 2026/5017 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/2806 E., 2025/420 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2017/42 E., 2022/929 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 26.07.2016 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 553.899,81 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının 26.07.2016 tarihinde davalı işverene ait iş yerinde iş kazası geçirdiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik Teftiş Başkanlığının inceleme raporunda söz konusu kazanın iş kazası olduğu, davalı işverenin %90, davacı işçinin %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince aldırılan kusur bilirkişi raporu içeriğindeki tespitlerin de aynı mahiyette olduğu, kazanın oluşumu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenleme ve mevzuata uygun kusur dağılımı yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince davalı işverenin %90 kusurlu olduğunun tespitinin yerinde olduğu, davacının iş kazası nedeniyle ... Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun raporu ile %13,1 oranın malul kaldığının belirlendiği ve kesinleştiği, dosyaya celp edilen emsal ücret yazı cevabı içeriklerinin de davacının aylık 3.250,00 TL ücret iddiasını desteklediği, aktüerya hesap bilirkişi raporu içeriği ile maddi tazminat miktarı belirlenmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacıya geçici iş göremezlik döneminde atifet kabilinden ödeme yapıldığı, ödemelerde açıkça maddi tazminata mahsuben yapıldığının belirtilmediği, bu yönde ispat külfetinin de yerine getirilmediği, İlk Derece Mahkemesince yapılan ödemelerin mahsup edilmemesinin yerinde olduğu, manevi tazminatın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, davacının, uyarı levhası konulmadığı, emniyet kemeri verilmediği, davacıya iş güvenliğine ilişkin ... verilmediği iddialarının tümüyle gerçeğe aykırı olduğunu, olayda davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının bu olay nedeniyle çalışma gücünü kaybettiği iddiasının tümüyle gerçeğe aykırı olduğunu, halihazırda aynı işi yapmaya devam ettiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, İlk Derece Mahkemesi ara kararlarının yerine getirilmediğini, emsal ücret araştırması yapılmadığını, kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, kaçınılmazlık nedeniyle meydana gelen olayda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tespit edilen maddi tazminat tutarının hatalı ve fahiş olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, manevi tazminatın hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.