10. Hukuk Dairesi 2025/14244 E. , 2026/10010 K.
\n\"İçtihat Metni\"
MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/2794 E., 2025/1820 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2019/144 E., 2023/133 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1998 yılı Kasım ayında... Cizre biriminde çalışmaya başladığı, özelleştirme sonrası Gıda ve Tarım Bakanlığına atandığı ve 2018 yılında emeklilik işlemleri sırasında 1998-2005 yılları arasındaki çalışmalarının sigortalı olarak Kuruma bildirilmediğini fark ettiği, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı alarak çalışmaya başlayanlar için ilgili mevzuat ve emsal yargı kararları gereği uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma haklarının bulunduğu iddiasıyla 1998-2005 yılları arasında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları yönünden sigortalı olduğunun tespitine ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; dava konusu edilen 1998 - 2005 yılları arasına denk gelen 02.09.1998 - 14.04.2005 tarihleri arasında tüm sigorta kolları ve/veya malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödendiğine dair bir tespit yapılamadığından, bu dönem için malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında sigortalı sayılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin vazife malullüğü aylığı almaktayken 3713 sayılı Kanun kapsamında işe yerleştirildiği, 02.11.19 98... .04.2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı olduğunun tespit edilmesi gerektiği, ücret bordrolarından kesinti yapıldığı anlaşıldığı halde bu çalışmaların Kurum kayıtlarına yansıtılmamasından gerekli kayıtları usulüne uygun tutmayan idarenin sorumlu olduğu ve ispat yükünün idarede bulunduğu, emsal yargı kararları dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve incelemeyle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tüm sigorta kollarına tabi sigortalı olduğunun tespitine ilişkindir.
1.Davacının dava dilekçesinde; 1998-2005 yılları arasında fiilen çalıştığı hâlde sigortalı görünmediğini ileri sürerek, anılan dönem bakımından malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları yönünden sigortalı olduğunun tespitini talep ettiği ve husumetin yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltildiği anlaşılmaktadır.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen \"hâkimin davayı aydınlatma ödevi\" uyarınca hâkim; uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı hâllerde, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir. Somut olayda davacının talebi, uyuşmazlığın niteliğini ve inceleme kapsamını tereddütsüz biçimde belirlemeye elverişli açıklıkta değildir.
3.Davaya konu dönem itibarıyla davanın yasal dayanaklarından olan mülga 506 sayılı Kanun’un 4. maddesinde işveren; sigortalı sayılan kimseleri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Hizmet tespitine ilişkin davalarda, çalışma ilişkisinin varlığı, niteliği ve süresinin belirlenmesi ile iş yeri kayıt ve belgelerine ulaşılması bakımından işverenin davada yer alması zorunludur. Bu zorunluluk, hem davanın sübutu ve delillerin toplanması hem de verilecek kararın infazı yönünden büyük önem taşımaktadır.
4.Bu itibarla, Mahkemece öncelikle davacı tarafa talebi açıklattırılmalıdır. Davacının isteminin, Kuruma bildirimi yapılmayan veya çalışıldığı hâlde kayıtlara geçirilmeyen dönemlere ilişkin \"hizmet tespiti\" niteliğinde olduğunun anlaşılması hâlinde; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin niteliği de gözetilerek, davacının çalıştığını iddia ettiği işverenin davaya dâhil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlanmalı ve işverenin göstereceği deliller de dâhil olmak üzere tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
5.Öte yandan, davacının isteminin fiili çalışmanın tespitine yönelik olmayıp, Kuruma bildirildiği anlaşılan mevcut hizmetlerin niteliğinin değiştirilmesinden, başka bir ifadeyle \"prim türü değişikliğinden\" ibaret olduğunun saptanması hâlinde ise; davacının Kuruma bildiriminin bulunduğu çalışma süreleri hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde tam ve eksiksiz olarak belirlenmeli, inceleme ve değerlendirme yalnızca bu şekilde kesinleştirilen dönemler üzerinden yapılmalıdır.
6.Hâl böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle davacının talebi 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesi kapsamında açıklattırılarak davanın niteliği kesin biçimde belirlenmeden, hizmet tespiti talebi söz konusu ise işveren davaya dâhil edilip taraf teşkili sağlanmadan, prim türü değişikliğine ilişkin bir istem söz konusu ise Kuruma bildirimi yapılan dönemler netleştirilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.