10. Hukuk Dairesi 2025/14076 E. , 2026/5225 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/1978 E., 2025/1405 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Edremit İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2020/235 E., 2024/114 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; sigortalının 17.09.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde davalı müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, davacının iş deneyimi, iş güvenliği ve sağlığı hakkında aldığı eğitimler göz önünde bulundurulduğunda kazaya sebebiyet veren ütünün arızasının davacı tarafından tespit edildiği anda bildirilmesi gerektiğini, kazaya konu ütünün arızasının daha önce yetkililere bildirildiğine yönelik iddiaların kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
\"Davanın kabulü ile
1-554.915,81 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ATK 2. Üst Kurulunun 23.11.2023 tarihli raporunda davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının 13,3 olduğunun ifade edildiği, dosyada bulunan 01.01.2022 tarihli kusur raporunda; davacının, otelde ütü yaptığı sırada ütü masasına teması üzerine elektrik akımına kapılması ve yaralanması şeklinde meydana gelen iş kazasında, \"Davacının kullandığı ütünün bakımını ve onarımını yetkili servisine yaptırmayan, işin ehli kişi veya kuruluşlara yaptırmayan, daha önce ütüde kaçak olmasına rağmen ütüyü tamir ettirerek kullanma yoluna giden, ütünün değiştirilmesini sağlamayan, ütü elektrik tesisatında, uzatma kablosunda ve ... alınan panoda/prizde uygun şekilde tesis edilmiş bir topraklama iletkeninin bulunmasını sağlamayan, ütünün beslendiği hattı kaçak durumunda enerjiyi kesecek ve hayat kurtaracak (30mA) kaçak akım rölesi ile korumayan Davalı .. Turizm Otelcilik İşletmeleri A.Ş. ’in olayın meydana gelişinde % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, bu kusurun, %85 (Yüzde Seksen Beş)’ inin Tes Turizm Otelcilik İşletmeleri A.Ş. Hümkü şahsına ait olduğu, %5 (Yüzde Beş) ‘ inin Raporun III/B bölümünde belirtildiği üzere ütünün tamiratını ehil kişi veya kuruma yaptırmayan, teknik müdür ...’ya ait olduğu, %10 (Yüzde On)’ unun Raporun III/B bölümünde belirtildiği üzere, otelde elektrik tesisatındaki eksikliklerin giderilmesini, tesisatın periyodik kontrolünün yapılmasını ve İşyerinde panolara kaçak akım rölesi bağlanmasını sağlamayan İşveren Vekili ...’ a ait olduğu, Raporun III./C Bölümünde belirtildiği üzere; kazaya neden olan ütünün defalarca arıza yaptığı, olaydan önce yalıtım hatası(elektrik kaçağı) söz konusu olduğu, davacıya ütünün tamir edildiğinin söylendiği, bu aşamadan sonra ütüyü kullanan davacı ...’e kusur izafe etmeye yer olmadığı\" görüşüne yer verildiği, hükme esas alınan 13.03.2024 tarihli hesap raporunda “TRH 2010” tablosu esas alınarak hesaplama yapıldığı, davalı istinaf nedenleri çerçevesinde yapılan incelemede raporda bir hataya rastlanmadığı, davacıya iş kazası nedeniyle işveren tarafından yapılan somut bir ödemeye işaret edilmediğinden işlemiş dönem hesabında bir hataya rastlanmadığı, hükmedilen alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin(TBK 117.md.), maddi tazminat tutarının yapılan yargılama sonrasında belirlenmiş olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının yasal düzenlemelere yerleşik uygulamaya nazaran yerinde görüldüğü, davanın dayanağını oluşturan iş kazasındaki kusur oranları, davacının geçici iş göremezlik süresi, sosyal ekonomik durumu, geçmiş yıllardaki yasal faiz oranı, ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat tutarının yerinde görüldüğü gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun HMK nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
b. İş kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini,
c.Davalı şirket tarafından davacıya ödenen tüm bedellerin zarardan mahsubunun gerektiğini, hesaplamaya esas alınan kusur oranının, bakiye ömür süresinin, maluliyet oranının ve diğer hesaplamaların hatalı şekilde hesaplandığını, bilirkişi heyetiyle birlikte olay yerinde keşif yapılması gerektiğini, PMF-1931 yaşam tablosunun esas alınması gerektiğini, işlemiş kazanç dönemi hesaplamasının rapor tarihi olan 17.08.2021 tarihine kadar yapılması gerektiğini,
d.Manevi tazminatın fahiş olduğunu,
e.ATK maluliyet oranını kabul etmediklerini,
f.Faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren olması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.