10. Hukuk Dairesi 2025/13942 E. , 2026/5105 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/167 E., 2025/1536 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İzmir 18. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2021/106 E., 2024/179 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"Müvekkilinin, davalı asıl işveren şirketin çalışanı olarak, çeşitli taşeron firmalarda sigortalı şekilde 27.03.2014-27.08.2019 tarihleri arasında temizlik görevlisi olarak çalıştığını, bu dönem aralığında müvekkilinin genel olarak ..'ın .. İstasyonunda park halindeki trenlerin temizliği görevini üstlendiğini, 07.05.2018 tarihinde müvekkilinin gece vardiyasında saat 04.35 sularında temizlediği trenin temizlik malzemelerini yıkayıp toplayacağı esnada ekip sorumlusu .. .. .. isimli personel tarafından müvekkile öncelikle paspasları yıkayalım şeklinde istem gelince her zaman yaptığı gibi trenin ön kısmından perona doğru yürüdüğünü, spot ışıklarının yetersiz olduğunu, trenlerin sadece arka kısımlarını aydınlatıldığını, temizlik görevlilerinin kısmen karanlıkta çalıştırılmaları nedeniyle müvekkilinin paspası silkelerken raylara düştüğünü ve ayağının kırıldığını, müvekkilinin saat 04.35'te düşmesinin akabinde yetkililerce ambulansın geç çağrıldığını, ancak saat 05.20 sularında ambulansın geldiğini ve müvekkilin hastaneye götürüldüğünü, müvekkilinin bacağının çok aşırı derece şiştiğini, yapılan tıbbi değerlendirmeler sonrasında müvekkilinin bacağında kırık olduğunu, platin vb uygulamalarla tedavisinin yapılacağının bildirildiğini, müvekkilinin işbu kazadan sonra üzüntü ve kederin yanında kullandığı ilaçların etkisiyle şeker hastalığına yakalandığını, bacağında platinle yaşamak zorunda bırakıldığını, birkaç defa operasyon geçirdiğini, müvekkilinin engel durumunun sunulan ve ilgili yerlerden Sayın Mahkemece istenecek raporlardan anlaşılacağını, bahsi geçen olayla başlayan tedavi süreci nedeniyle yaklaşık 7 ay raporlu geçiren müvekkilinin işine geri döndüğünde yeterli randımanla çalışamadığını, engelli emeklilik belgesini alarak davalı şirketteki işinden ayrılmak zorunda kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 1.000 TL maddi tazminat talebinin, kaza tarihi olan 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminat talebimizin kaza tarihi olan 07.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının olay tarihinde ... İnşaat Tem. Ot. Pey. Petr. Ür. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğundan davanın öncelikle husumet nedeni ile reddi gerektiği, davacının talep etmiş olduğu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davacının kendi kusurundan ve veya anlık hatasından kaynaklanan olayı çalışma alanındaki eksikliklere bağlamaya çalışmasının hukuki dayanağının bulunmadığını, manevi tazminat talebinin de son derece fahiş olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, Mahkemece hükmedilen 10.000 TL'nin asgari ücretin dahi altında olduğunu, manevi tazminat talebinin tümden kabulü gerektiğini belirterek; usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevcut uyuşmazlıktaki alacak kalemi iş kazasından kaynaklı tazminat olup Borçlar Kanunu'ndan doğan bir yükümlülük olduğunu alt işverenin kusur oranının müvekkili şirkete eklenmesinde hiç bir hukuki dayanak bulunmadığını, şirketin davacının alacaklarından sorumlu olduğuna dair tespitine ilişkin kararı kabul etmediklerini, kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının Şirket çalışanı olmadığını, ... Şirketinin çalışanı olduğunu husumetin bu Şirkete karşı yöneltilmesi gerektiğini, davacının şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, alacak kalemleri yönünden zamanaşımının geçtiğini, davalı Şirket tarafından ihale ile temizlik hizmet alımı yapıldığını, dava dışı temizlik şirketleri ile aralarında işyeri devrini öngören bir sözleşme yapılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın son derece fahiş olduğunu, belirterek; usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"...Davacıların manevi tazminata ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulundukları, davalıların da aksi yönde manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek istinaf talebinde bulundukları anlaşılmaktadır. Günün ekonomik koşulları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları, olayın ağırlığı, davacının % 100 maluliyetinin bulunması hükmedilecek manevi tazminat miktarının muhatabında duyduğu elem ve üzüntüyü azaltacak düzeyde olması gerektiği, davalılar yönünden ise caydırıcılık uyandıracak nitelikte olması gerektiği hususları dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yeterli olmadığı, anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi adalete, hakkaniyete ve dosya kapsamına daha uygundur. Bu yönü ile davacıların istinaf talebinin kabulü, davalıların ise istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. ..\" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366.maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi