1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13907 E., 2026/4369 K.

Yargıtay 13.04.2026 Sayı: 2025/13907 E. - 2026/4369 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/13907 E. , 2026/4369 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2025/746 E., 2025/1208 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: ... 10. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2024/219 E., 2025/38 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından işveren ... End. Ltd. Şti. aleyhine 22.03.2013 tarihli iş kazası nedeniyle açılan maddi tazminat davasının kesinleştiğini belirterek, eldeki dosyada davalı ... Mak. San Tic. A.Ş.’nin asıl işveren olduğu iddiası ile müteselsil sorumluluğa dayanarak maddi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ... Montajı işinin yürütümü ve kabul işlemiyle işin bitirilmesi ve bu şekilde teslimi konusunda anlaştığını, işin yürütümü sırasında müvekkili şirketin çalışanının görevlendirilmediğini,davalıya kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, maddi tazminat olarak; 154.283,33.-TL'nin (... 4. İş Mahkemesi 2016/ 37... /349 Karar sayılı ilamında belirtilen maddi tazminat miktarının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) kaza tarihi olan 22.03.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

... vekili, asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığı, dava dışı ... Ltd. Şti. ile müvekkili şirketin ... montajı yapım işinin anahtar teslimi şeklinde anlaştığını, işin yürütümü sırasında müvekkili şirket çalışan ve yetkililerinden hiçbiri inşaat alanında olmadığı gibi inşaatta da müvekkil şirketin hiçbir çalışanı görevlendirilmediği, inşaat faaliyetinin tamamen müvekkil şirketin faaliyetinden bağımsız bir iş olduğu, şantiyeye giriş için verilen giriş kartında bu şekilde bir kayıt olmasının müvekkilini asıl işveren haline getirmeyeceği, davacıya izafe edilen kusur oranının %10 olarak tespit edilmesinin hatalı olduğu, işverene atfedilen %90 oranındaki kusurun yalnız ihbar olunan davacı işvereni ... Endüstri Tesisleri İnş. Enj. Isı San. Tic. Ltd. Şti.'ye izafe edildiği, müvekkili şirket yönünden kusur tespiti yapılmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından; davacının ... Endüstri Tesisleri İnşaat ... Isı San. ve Tic. Ltd. Şti. sigortalısı olarak çalışırken 22.03.2013 tarihinde vinç bomuna sağ elini sıkıştırması sonucu yaralandığı, kaza olayına ilişkin olarak işveren ... Endüstri Tesisleri İnşaat.. Ltd. Şti. aleyhine açılan tazminat davasının ... 4. İş Mahkemesi 2016/37 Esas, 2018/349 Karar sayılı dosyası ile görülüp karara bağlandığı, anılan dosyanın incelenmesinden, davalının ... End.Tesis..Ltd.Şti olduğu, ... Makina San. ve Tic. A.Ş.'nin ihbar olunan olarak gösterildiği, hükme esas alınan 14.09.2017 tarihli kusur bilirkişi raporunda; davalı işveren ... Endüstri Tesisleri, .. Ltd. Şti.'nin % 90 oranında, kazazede işçi ...'ın % 10 oranında kusurlu olduğu, olayda başka kimsenin kusuru olmadığı kanaati bildirildiği, ihbar olunan açısından bir kusur tespiti veya değerlendirmesine yer verilmediği, Mahkemenin 18.12.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne 55.865,88 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 13.02.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın gerekçesinde de şirketler arasındaki ilişkinin tespiti açısından bir belirleme yapılmadığı ve % 90 oranındaki kusurun ... Endüstri Tesis.. Ltd. Şti'ye ait olduğu kabulü ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Eldeki dosya içinde bulunan ... formlarında davacının ... ... İnşaat A.Ş. ... Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali Projesi - ... işçisi olarak gösterildiği, davacıya ait giriş kartında çalıştığı şirketin ... (... alt işvereni) şeklinde belirtildiği, ... Sicil Kayıtlarından davalı ... Şirketinin faaliyet konusunun inşaat ve tahhüt işleri,makine aksamları ile ilgili doğalgaz tesisleri iç tesisat, servis, bakım vs. olarak gösterildiği, dava dosyası içinde; davalı ... Makina San. ve Tic. A.Ş. ile ... Endüstri Tes..Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin bulunmadığı, Mahkemece davalı şirkete dava dışı ... Endüstri Tesisleri.. Şirketi ile akdedilen sözleşmeyi sunmak üzere süre verildiği, ancak belgenin sunulmadığı görülmüştür.

... tarafından dava konusu olayın iş kazası olarak kabul edildiği, sürekli iş göremezlik oranı %4.3 olarak tespit edildiğinden davacıya gelir bağlanmadığı ve denetim yapılmadığı, 17.11.2024 tarihli kusur raporunda, davalı ... Makina San. ve Tic. A.Ş. ile ihbar olunan işveren ... Endüstri Tesisleri, İnşaat, ..., Isı San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin dava dosyası içine alınması durumunda aralarındaki iş ilişkinin değerlendirilmesi ve davalı ... Makina San. ve Tic. A.Ş.'nin varsa kusuru oranın tespit edilmesinin mümkün olabileceği belirtildikten sonra kusur değerlendirmesinin sadece işverenlik üzerinden yapılarak davalı işveren ... Endüstri Tesisleri, .. Ltd. Şti.'nin olayda % 90 kazazede işçi ...'ın % 10 kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.

4857 sayılı Kanun'un 2/7. maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde 48 57... sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.

Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu \"müteselsil sorumluluktur\". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.

Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.

a) İş yerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.

b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.

c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir iş yeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.

e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasa'nın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.

f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi ya da yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)

Somut olayda, Mahkemece davalı ... Mak. San. Tic. A.Ş. ile ihbar olunan ... End. Tes... Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişkinin tam olarak ortaya konulmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılacak iş; her iki şirketten de özellikle cevap dilekçesi içeriğinde ve ... formlarında yer verilen ... Montajı işine ait ve ... ... İnşaat A.Ş. ... Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali Projesi kapsamındaki sözleşme örneklerinin istenmesi, kazanın meydana geldiği işin tam olarak hangi iş kapsamında gerçekleştiğinin araştırılması, anılan işle ilgili sigortalılık bildirimlerinin değerlendirilmesi, davalı ... Mak. San. Tic. A.Ş. ile ihbar olunan ... End. Tes... Ltd. Şti. ... Sicil Kayıtlarının celbi ile faaliyet konularının belirlenmesi, aralarındaki hukuki ilişkinin niteliği, bir başka ifade ile asıl işveren-alt işveren ilişkisinin var olup olmadığının yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde usulünce incelenip değerlendirilmesi ile çelişkileri giderecek ve yukarıdaki hususları gözetecek şekilde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişilerden oluşa uygun kusur raporu alarak kusur oran ve aidiyetinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edilmesinden sonra, yeniden hesap raporu alınması halinde, usuli kazanılmış haklara riayet edilmesini de gözeterek sonucuna göre hüküm tesis etmekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, karar bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı