1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13850 E., 2026/5092 K.

Yargıtay 20.04.2026 Sayı: 2025/13850 E. - 2026/5092 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/13850 E. , 2026/5092 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/58 E., 2025/114 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. .. Alışveriş Merkezinin inşaat safhasında 11.10.2012-02.11.2013 tarihleri arasında fasılasız ve aralıksız olarak elektrik tesisatını yapmak üzere elektrik elektronik mühendisi olarak şantiye şefliği görevi ile davalı bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin tüm çalıştığı dönem için yapmış olduğu hizmetin bedelinin 5000 TL net ücret üzerinden verilmesine rağmen sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmadığını, gerçek ücretin işçinin yaşı, kıdemi, meslek durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiğinin Yargıtayın yerleşmiş görüşlerinden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin eksik yatırılan primlerinin 5000 TL net ücreti de esas alınarak sayın bilirkişilerce hesaplanması gereken brüt ücret üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 11.10.2012-02.11.2013 tarihleri arasında müvekkili şirkette elektrik mühendisi olarak çalıştığını, şantiye şefi olarak görev yaptığı hususunun gerçeğe aykırı olduğunu, davacıya şantiyede ne idari ne de teknik herhangi bir sorumluluk verilmediği gibi imza yetkisinin de bulunmadığını, davacının çalıştığı dönemde şantiye sorumlusunun ... olduğunu, davacının son aldığı ücretin net 1.094 TL olduğunu, davacı işçinin yaptığı işin büro görevi olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere işçinin ücretinin bordrolarda belirtilenden daha yüksek olduğu hususunun yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacının hak etmiş olduğu net ücret olan 1.094,82 TL'nin her ay davacı hesabına düzenli olarak yatırıldığını, davacının iddialarının tümünün hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 Yasa gerekçesi ve bu konuda Kurum genelgeleri incelendiğinde müvekkili Kurumun hizmet tespiti davalarının yanında prime esas kazancın tespiti davalarında da taraf sıfatı bulunmadığını, bu tür davalarda Kurumlarının ancak feri müdahil sıfatının bulunabileceğini, bu sebeple davanın öncelikle husumetten reddini ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiklerini, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarına göre davacının 11.10.2012-02.11.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının tamamının Kuruma bildirildiğini, bir işyerinden bildirimi yapılan kişilerin işyerinden almakta olduğu ücreti Kurumun takip etmesinin mümkün olmadığını, davacının bu süre zarfında Kuruma herhangi bir şikayette bulunmadığını, davacının prime esas kazancının eksik bildirilmiş olduğu tespit edilse bile Kurumun davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabul edilmemesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, HMK'nın ilgili maddesinde belirtilen sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini, (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.01.2003 tarih, 2001/9983 Esas, 2003/34 Karar sayılı ilamı) davacının dava dilekçesinde iddia ettiği ücret alma olgusunun yazılı delille ispatının zorunlu olduğunu, yazılı delil ibraz edilmemesi durumunda davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 06.01.2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Son Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire 13.09.2022 tarihli kararında;\tmüfettiş raporuna ekli olarak sunulan .. Bankasına ait dekontlarda davacının hizmet bildiriminin yapıldığı 11.10.2013 tarihinde ... tarafından 3.967,64 TL, davacının iş akdi sona erdikten sonra 06.02.2014 tarihinde ise ... tarafından 2.331,82 TL ödeme yapıldığı, ödeme yapan ...’in davalı şirket çalışanı olduğu, Mahkemece, söz konusu dekontlarda yer alan ödemeler gözetilerek, ödemenin niteliği, ödemenin neden yapıldığı, ödemeyi yapan ...’ün kim olduğu araştırılıp belirlenmeli, davacının banka kayıtları celp edilerek incelenmeli, tarafların göstereceği tanıklar dinlenmeli, ödemeyi yapan ... ve ...’in bu hususlara yönelik tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belgeler tanık beyanları ile birlikte değerlendirilmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmeli, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğu gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin 26.05.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davacının .. Bankasında bulunan hesabına davalı işyerinin tanık olarak gösterdiği ... tarafından gönderilen havale işleminden açıkça görüleceği üzere 11.10.2013 tarihli havale işleminin bakiyesi 3,967,64 TL olup geri kalanı ise işyeri tarafından müvekkilin hesabına yatırıldığını, yine 09.11.2012 tarihli 2.331,82 TL ... tarafından yapılan para transferi işlemin davalı işyeri çalışanı tarafından, davalı işyeri adına yapıldığını ve süreklilik arz ettiğini gösterdiğini, müfettiş raporunda .. İnş. Mekan Elkt. Müh. Mad. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinde çalıştığı 11.10.20 12... .08.2013 tarihleri arasında prime esas kazanç tutarlarının Kuruma eksik bildirildiği tespit edildiğinden, davacı müvekkilin gerçek maaşı üzerinden sigorta primlerinin yatırılmadığının sabit olduğunu beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı