1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13737 E., 2026/1879 K.

Yargıtay 23.02.2026 Sayı: 2025/13737 E. - 2026/1879 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/13737 E. , 2026/1879 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1715 E., 2025/1139 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/284 E., 2022/113 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nun davalı ...-... ...Sanayi ve Ticaret'te 02.01.2006 tarihinden 20.06.2014 tarihine kadar çalıştığını, en son 3.500-TL net maaş ile çalışmasını kesintisiz olarak sürdürdüğünü, ancak davalı işveren tarafından, fiili olarak çalışmasına rağmen çalışma süresinin ...'ya bildirilmediğini, davacı lehine tazminat ve alacak talebinde bulunulduğunu, davacının çalışmış olduğu dönemin tespiti için hizmet tespiti davasını açmalarının gerekli olduğunu, davacının 02.01.2006 tarihinde davalı ...- ... ...Sanayi ve Ticaret'te işe başladığını, 20.06.2014 tarihine kadar da aralıksız olarak 1 nolu davalı bünyesinde yönetici ve tekniker olarak çalıştığını, gerektiğinde ise servise çıkıp muhasebeye baktığını, müvekkilinin çalışmış olduğu dönem olan 23.06.20 08... .06.2008 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığının yapmış olduğu "Ozon Tabakasına Zararlı Gazların Toplanması, Temizlenmesi ve Tekrar Kullanımının Sağlanması" na ilişkin 2 saatlik eğitimi alarak bu alanda da uzmanlaştığını ve işverende çalışmasına devam ettiğini ancak 20.06.2014 tarihinde davalı işverenin kızı ile müvekkilinin evli olması ve bu evlilik birliğinin sona ermesi nedeni ile iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin işe başlama ve fiili çalışma süresinin belirlenmesi için iş bu davanın açıldığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Feri Müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş yerinde yapılan rutin kontrollerde, hiç bir denetimde davacının adının geçmediğini, davacının geriye doğru çalışma olgusunu çürüten önemli ve kuvvetli deliller olduğunu, özellikle tespiti istenilen tarihler arasına ilişkin olarak gerekli kurumlardan yazışmalar yapılmasını ve açılmış bulunan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince; davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili dilekçesinde özetle; tanık olarak davacının eski eşi ... ...’un kamu tanığı olarak kabul edilmesi ve özellikle aralarında çekişmeli boşanma olan yani husumet olan eski eşinin dinlenilmesinin ve beyanları esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanıkları ..., ... ... ...’in her ikisinin de davacının davalı yanında devamlı çalıştığını açıkça beyan ettiklerini, davalı tanıklarının da davacıyı davalının yanında gördüklerini beyan ettiklerini, davalı tanığı ... ’ nin beyanlarına Mahkemenin itibar etmemesi gerektiğini, çünkü kendisinin davalı ... bünyesinde mali müşavirlik yaptığını, kamu tanığı ...’nın davalının akrabası olduğunu, diğer kamu tanıkları ... ..., ... ve ...’ün ise konu ile ilgili ve hatta işyeri ile ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, davacının yıllarca eşinin ailesine sığınıp onlar için çalıştığını, işyerinin ısıtma ve soğutma işleri yapan bir işyeri olduğunu,.... markalar ile de çalıştığını, buralar ile yazışma yapılıp davacının isminin, tekliflerinin ya da imzasının olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Sonuç

Uyuşmazlık, davacının 02.06.2006-20.06.2014 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığı iddiasına dayalı hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

1- 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde; aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlamaları halinde, mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı düzenlenmiştir.

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

Bu anlamda; bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

2.Somut olaya dönüldüğünde eldeki dava; davacı, 02.06.2006-20.06.2014 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak davalıya ait iş yerinde en son aylık 3.500,00 TL net kazançla çalıştığını iddia etmiş olup Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de karar eksik incelemeye dayalıdır.

Dosya içerisinde değişik tarihlerde düzenlenmiş davacının isim ve imzasının bulunduğu teklif mektuplarının ve işveren tarafından ilgili makama yazılan davacının iş yerinde çalıştığına dair davalı işveren imzasının olduğu belgenin bulunduğu, davalı işverenin, davacının eski eşinin babası olduğu, davacı ile eski eşi arasındaki boşanma davasında tanık olarak beyanda bulunan işverenin eşi ... ...'un beyanında, davacının başka yerdeki işten çıktıktan sonra eşinin yanında çalıştığına dair beyanı karşısında Mahkemece verilen red kararı isabetsizdir.

Mahkemece yapılması gereken iş; davacının davalı işveren nezdinde çalışmasına, çalışmasının tam süreli mi kısmi mi olduğuna dair toplanan delillerin de iddianın aydınlatılması yönünden yeterli olmadığı gözetilerek, davacının davayı somutlaştırma yükü kapsamında beyanı alınmak suretiyle dava konusu dönemlerde bu iş yerinde kimlerle çalıştığı, çalışma şeklinin ne olduğu, bir kısım tanık beyanlarında davacının memleketinden getirdiği incir ve zeytini davalı eski kayınpederine ait iş yerinde sattığı beyanları da dikkate alınarak bu pazarlama işini nasıl yaptığı, kendi nam ve hesabına mı yaptığı, iş yerinde tam süreli mi kısmi süreli mi çalıştığı hususları sorulup açıklatılmalı, bu kapsamda davacının bildireceği tanıklar ve varsa bordro tanıkları ile komşu iş yeri tanıkları dinlenmeli, davacının çalışmalarının hangi tarihten itibaren başladığı, ne kadar sürdüğü tespit edilmeli, ayrıca Mahkemece dinlenen tanıklardan bir kısmının davacının haftada birkaç gün çalıştığı yönünde beyanda bulundukları anlaşıldığından, davacının haftada kaç gün çalıştığı belirlenmeli, buna göre davacının davalı yanında kısmi çalışma yapıp yapmadığı hususu araştırılmalı, davacının çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR:

Açıklanan sebeplerle;

1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı