10. Hukuk Dairesi 2025/13648 E. , 2026/4810 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/1787 E., 2025/1311 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Çan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI\t: 2020/303 E., 2023/389 K.
Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iş yerinde masse elemanı olarak kesintisiz çalıştığını, işe girişte sağlam raporu olmasına rağmen iş yeri koşulları ve seramik tozu nedeniyle tedavisi bulunmayan mesleki silikozis (pnömokonyoz) hastalığına yakalandığını, ... Sağlık Kurulu tarafından meslek hastalığı tespiti yapılarak davacıya gelir bağlandığını belirtmiştir. Davalı işverenin gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığını, sağlık raporlarına rağmen davacıyı yoğun toz altında çalıştırmaya devam ettiğini, ancak müfettiş incelemesi sonrası 2018'de ambar bölümüne görevlendirildiğini ileri sürmüştür. Henüz 33 yaşında olan davacının hastalık sebebiyle efor sarf edemediğini, hayati risk taşıdığını, ilerleyen süreçte cihaza ve bakıma muhtaç kalacağını, maddi ve manevi olarak ağır zarara uğradığını açıklayarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığının tespit tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın usul ve maddi hukuk yönünden haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek öncelikle tazminat alacaklarının zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş müvekkili şirketin kurumsal bir firma olarak iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini tam ve zamanında aldığını, davacıya kişisel koruyucu malzemelerin imza karşılığı teslim edildiğini ve meydana gelen meslek hastalığında idarenin hiçbir kusuru bulunmadığını savunmuş davacının kusuru ve sebebiyet verdiği hukuki hatalar gözetildiğinde davanın reddi gerektiğini; kabule şayan olmamakla birlikte, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş, zenginleşme doğuracak nitelikte ve manevi tazminatın amacına aykırı olduğunu belirterek yasal ilkeler uyarınca alt düzeyde bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ve haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında \"Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile
1-424.626,96 TL maddi tazminatın 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-15.000,00 TL manevi tazminatın 22.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın ve ıslah edilen miktarların zamanaşımına uğradığını, tüm İSG önlemlerinin alınmasına ve koruyucu ekipmanların teslim edilmesine rağmen şirkete tam kusur verilmesinin hatalı olduğunu, mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile rapor alındığını, tespit edilen %10 kaçınılmazlık payının tazminattan indirilmediğini ve hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.