10. Hukuk Dairesi 2025/13525 E. , 2026/3756 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/1325 E., 2025/1170 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 39. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2021/933 E., 2024/240 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; davacının davalı şirkette \"kalıp ustası\" olarak çalıştığını, davalı işverenin emir ve talimatı altında işi yaptığı esnada yaralandığını ve iş kazası meydana geldiğini, davacının davalı işyerinde freeze makinesine sağ el ikinci parmağını kaptırdığını ve derhal .. Sağlık Bilimleri Üniversitesi .. .. .. ... ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığını, .. .. .. ..'de yapılan tetkikler sonucu dolaşımın bulunmaması nedeniyle .. .. .. .. Kemik Hastalıkları ... ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, burada tek parmak (tam) (kısmi) travmatik ampütasyonu tanısı konulduğunu ve ameliyat edildiğini, iş kazası nedeniyle 120 günlük iş göremezlik raporu verildiğini; kazanın oluşumunda, işyerindeki iş güvenliğini sağlamayan, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen, önlem ve tedbirleri almayan davalı tarafın tam ve ağır kusurlu olduğunu, davacıya herhangi bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu iş kazasının gerçekleşmesi akabinde davalı tarafça Sosyal Güvenlik Kurumuna 15.10.2019 tarihli Sigortalı İş Kazası Bildirim dilekçesinin gönderildiğini, davacının maluliyetinin gündelik işlerini yapmakta iken bile zorlanmakta olduğunu, bu durumun yaşamı boyunca sürecek olması, yapacağı her işte maluliyetinden dolayı kaybettiği beden gücü oranında fazla güç sarf ederek çalışacak olması yani efor kaybı olduğunu, davacının davalı işverenlerin gerekli tedbir ve özeni almaması ve yetkililerinin sorumsuzluğu nedeniyle geçirdiği kaza sonrası uzun süre elini kullanamadığını, halen de mağduriyetinin devam ettiğini beyanla, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle, dava dilekçesinde belirtilenin aksine davacının, müvekkil şirkette çalışması esnasında güvenlik kurallarına uymayarak freeze makinasında kalıp parçası (bıçak) PAH kırarken freeze çalışır durumda olmasına rağmen parçayı takmaya çalıştığı esnada dava konusu üzücü kazanın gerçekleştiğini, davacının freeze makinesi üzerindeki güvenlik önlemlerine uymayarak çalıştığına defalarca şahit olunduğunu ve uyarılarda bulunulduğunu, ancak davacının, tüm bu uyarıları dinlemediğini, iş güvenliği için alınan tedbirleri hiçe saydığını ve işyeri kurallarına uymadığını, söz konusu kaza nedeniyle müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından iş kazalarına karşı yasalardan doğan güvenlik önlemlerinin alındığını, huzurdaki davaya konu kazanın tamamen davacı işçinin dikkatsiz ve özensiz çalışmasından meydana geldiğini, müvekkili şirketin işçi sağlığına son derece kıymet veren, modern önlem ve denetim yöntemleriyle çalışanlarının sağlık ve güvenliklerini sağlayan bir firma olduğunu, iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili gerekli önlemleri titiz bir şekilde aldığını ve gerekli tedbir ve denetimleri gerçekleştirdiğini, müvekkil şirketin huzurdaki davaya konu olayda kusuru bulunmadığı gibi, asıl kusur zarar gören de olduğundan illiyet bağı kesildiğini, müvekkiline atfedilecek bir sorumluluk bulunmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"Davanın kabulü ile
1-Davacı tarafça açılan maddi tazminat istemine ilişkin Davanın kabulüne,
a) Net 584.369,53 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
2- Davacı tarafça açılan manevi tazminat istemine ilişkin davanın kabulüne,
a)Davacının uğradığı manevi zarar karşılığı 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,\" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacının ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini ve müvekkil şirketin tüm güvenlik önlemlerini aldığını ispatlanmış olmasına rağmen, hatalı kusur değerlendirmesi yapıldığını ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı fahiş manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm kurulduğunu, davacının ücretinin asgari ücret kabul edilmesi gerekirken yüksek belirlendiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
a. Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 30.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2025 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen 30.000,00 TL tazminat miktarının temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin; işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının dikkate alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda ise işçinin yaşı, kıdemi ve mesleki durumu dikkate alınarak emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin ve giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda; tanık beyanlarına dayanılarak davacının asgari ücret tutarındaki kısmının bankadan, kalanının ise elden ödendiği kabul edilmiş ve asgari ücretin 1,72 katı ücret aldığı tespit edilmiştir.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; sigortalının yaptığı iş, yaşı ve kıdemi belirtilmek suretiyle TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ilgili meslek odasından, söz konusu dönemde sigortalının alabileceği emsal ücretleri sormak; elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirerek davacının gerçek ücretini tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlemek; sonrasında kazalının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve davacının 01.10.2023 tarihli hesap raporuna itirazı olmadığını da dikkate alarak usuli kazanılmış hakları gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
4.Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.