10. Hukuk Dairesi 2025/13496 E. , 2026/5264 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2025/7 E., 2025/86 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı birleşen davada davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davalı ... vekili dava dilekçesinde, davalı ... vekili 01.02.2011 tarihli dava dilekçesinde özetle; Bağ-Kur sigortalısı olarak yasanın öngördüğü usul ve miktarlarda primlerini ödemek suretiyle emekli olduğunu ve o tarihten beri de emekli aylığı aldığını, emeklilik tarihinde herhangi bir borcu olmadığı halde kendisine gönderilen dava konusu 07.01.2011 tarih ve 458-763 sayılı yazıda emeklilik tarihinde Kuruma borçlu olduğu, başka sigortalının hesabından kendisinin hesabına aktarma yapılmak suretiyle işlem tesis edildiğini, bu durumun 10 yıldan fzla zaman sonra ortaya çıktığını, diğer sigortalının hesabından alınan paranını yine kendi hesabına mal edildiğinden emeklilik tarihinde borcu bulunduğu ve emeklilik şartlarını taşımadığı ve bu nedenle haksız olarak ödenen emeklilik maaşları toplamı olan 40.923 TL asıl para ile 21.248,12 faizin 15 gün içinde Kuruma ödenmesinin ve ayrıca emeklilik aylığının iptali cihetine gidildiğinin bildirildiğini, emeklilik işlem tarihinde Kuruma bir borcu bulunsa bunun ödenmemesinin düşünülemeyeceğini, yapmış olduğu ödemesinin davalı Kurum personelince sahte de olsa makbuza bağlandığı ve dosyasının bu şekilde emeklilik işlemleri için genel müdürlüğe gönderildiğinin ortada olduğu, kendisinin prim ödemelerini eksiksiz yatırdıktan sonra Kurum personelinin herhangi bir şekilde kayıtlara müdahale ederek kendisinin bilgisi dışında işlem tesis etmesinin kendisinin aleyhine sonuç doğurmayacağını, Kurumun personelinin her türlü işleminden sorumlu olduğunu, dava konusu işlem yazısında kendisinin atfedilen herhangi bir eylemden söz edilmediğini, yıllarca özveri ile primlerini ödemek suretiyle emekli olma süresini doldurmuş bulunması karşısında emekli olma tarihinde velev ki usulsüz dahi olsa çok cüz’i miktarda ödemeyi yapmamasının hayatın olağan akışına uygun görülemeyeceğini, davalı kurumun 10 yıllık maaş ödemesini yersiz olarak yapılan ödeme olarak kabul etmesi ve iadesini işlemiş faizi ile birlikte istemesinin yasaya aykırı olduğunu, işletilen faizinde fahiş olduğunu belirterek; davalı kurumun yersiz ödeme olarak talep ettiği, 40.923 TL asıl alacak ve fer’ileri bakımından işlemin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve emeklilik işlem tarihinde emekli olmaya hak kazandığının tespiti ile maaş iptali işleminin iptaline ve maaş ödemesinin devamının gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada davalı Kurum vekili; Kurum Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan soruşturma neticesinde Kurum Başmüfettişi tarafından düzenlenen 12.02.2010 tarih ve 309375/Srş/l sayılı rapor gereğince, davalı sigortalının emekliliğinin iptal edildiği ve geriye dönük olarak 10 yıl boyunca yersiz olarak ödenen emeklilik aylıklan toplamının faizi ile birlikte geri ödenmesinin istenildiği, çünkü davalı sigortalının prim hesabına 30.12.1993 tarihinde başka bir sigortalı olan ...’ın .. arşiv no.... ile yatırdığı 1.000.000 TL'lik prim ödemesinin arşiv no.... değiştirilmeden aktarıldığının tespit edildiği, davalı sigortalının idari soruşturma aşamasındaki beyanında usulsüz ve hayali aktarma işlemlerine konu ödemeyi yaptığına dair bir makbuzu veya ödeme belgesi olmadığını beyan ettiği, gerçeğe ve mevzuata aykırı bir şekilde gerçekleştirilen bu işlemlerde menfaat temin etmek isteyen kurum çalışanlan memur ..., veznedar ... ve Bağ-Kur İl müdürü ... hakkında Kurum zaranna sebebiyet verdikleri gerekçesiyle Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinde 2010/180 E. sayılı ceza davası açılmış olduğu, neticede davalı sigortalının prim/askerlik borçlanması ödemeleri hileli ve suç teşkil eden yollarla ödenmiş gibi gösterilerek Kurumun dolandırıldığı, davalı sigortalının yeterli delil veya belge gösteremediği ödemelere ait sanal ortamda yapılmış gibi görünen aktarmalar iptal edilince davalı sigortalının mevcut ve sahih olan prim gün sayısı emekliliğe yeterli olmadığından, emekliliğin iptal edildiği ve böylece Kurumdan alman aylıkların yersiz olduğu, davalı sigortalı da dahil üzere davalı ...’ın Kurumu gerçeğe aykırı işlemlerle yanıtlığı ve bahse konu işlemlerde hile ve desise kullanıldığının teftiş raporu ile ortaya çıktığı, emekli aylığının iptal edilmesi neticesinde yapılan hesaplamada aylık bağlanma tarihi olan 01.12.2000 tarihinden 27.12.2010 tarihine kadar 40.923,00 TL aylık ödemesi ve 5.505,95 TL sağlık yardımı yapıldığının tespit edildiği ve davalı sigortalı yapılan ihtara rağmen borcu ödemeyince dava açma zarureti doğduğu belirtilerek; fazlaya ilişkin\ttalep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı sigortalıya yersiz ödenen 40.923,00 TL aylık ödemesi ve 5.505,95 TL sağlık gideri olmak üzere toplam 46.428,95 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davacı Kurum vekili,davanın reddini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2011 tarihli ve 2011/93 E.-2011/727 K. sayılı kararı ile davacının davasının reddine, karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2011 tarihli ve 2011/93 E.-2011/727 K. sayılı kararının süresi içinde asıl davada davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,\"Davanın yasal dayanağı mülga 1479 sayılı Kanun m.53 hükmü olup primlerin ödendiğinin ispatı sigortalıya aittir. Mahkemece yapılacak iş, davacının sicil dosyası getirtilerek sigortalılık süresi ve prim borcu olan dönemler belirlenmeli, sigorta müfettiş raporunun tamamı getirtilerek usulsüz prim aktarımı olan dönemlere ilişkin ve primlerin ödendiğinin ispatı yönünde davacının varsa tüm makbuz ve ödemeye ilişkin yazılı delilleri toplanmalı, .. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli, sonucuna göre sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden davacının yaşlılık aylığı şartlan değerlendirilmeli, mevcut sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı şartlannın oluşmaması halinde 5510 sayılı Kanun m.96, (a) ve (b) bentlerine göre yersiz ödeme nedeniyle Kurum alacağı belirlenmelidir.\" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 22.12.2021 tarihli 2011/8 77... /1004 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen karanna karşı süresi içinde davalı Kurum, davalı ... ve davacı ... mirasçılanndan ... Korkulu vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairece, \"Aylık koşullannı yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık ise de, Dairemizin önceki bozma ilamında da belirtildiği şekilde, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlannın oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve Kurum tarafından iptal edilerek, davacının prim hesabından çıkanlan prim dahil edilmediğinde, davacı açısından kısmi aylık/tam aylık koşullannın oluşup oluşmadığı irdelenmeli, oluşması halinde bu koşulların oluştuğu tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanabileceği gözetil mel i dir. Yine sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısının bulunması, ancak cüzi fark prim borcu olduğunun belirlenmesi durumunda, dönemin ekonomik şartlarına göre, prim borcunun cüzi bir tutar olup bu tutarın Kurumcaher zaman tahsilinin mümkün olduğu anlaşılabildiği taktirde, cüzi prim borcu bulunması nedeniyle aylık koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmamalıdır.
Mahkemece, Kurumdan yersiz sağlık harcamalarına ilişkin belgelerin (borç dönem ve tutarlarını belirtir, davacı adına tahakkuk ettirilen yersiz sağlık karnesi kullanımı ve sağlık giderine ilişkin borç tahakkuk cetvelleri, borç bildirim belgeleri) celbi sağlandıktan sonra, iade koşullannın oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılmalıdır.
Kurum alacağının tahsili amacıyla Kurum memuru davalı ... aleyhine açılan dava yönünden, Mahkemenin, sorumluluğun değerlendirilmesi ile bu davalı yönünden davanın husumetten reddine dair karan isabetli bulunmuştur.\" gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumca sigortalıya (mirasçılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya) yönelik açılan davanın reddine, sigortalı tarafından Kuruma karşı açılan davanın kabulü ile davalı ...'nın 40.923,00 TL maaş ödemesi ve 5.505,95 TL sağlık ödemesi olarak talep ettiği ödemeler nedeniyle sigortalı ...'nun borçlu olmadığının tespiti ile yersiz ödemeler nedeniyle tesis edilen işlemin iptaline, yine Kurumca memur ...'a yönelik açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen karan ile davanın kısmen kabulüne;İlk aylığın 01.07.1994 itibariyle 5865 gün üzerinden bağlandığı, Mahkemece 05.07.1994 tarihli hayali ödemenin çıkanlmasından sonra kalan prim günü üzerinden aylık bağlanacağının kabul edildiği, ancak buna dair hüküm tesis edilmeksizin ve Kurumun 01.02.2000-27.12.2010 arası istirdada konu ettiği yersiz aylık ödemeleri ve sağlık giderinden borçlu olmadığının tespitine dair hüküm tesis edilmek suretiyle, ilk aylığın baştan itibaren aynı prim gün sayısı ile devam ettiği izlenimi verecek şekilde infaza elverişli olmayan hüküm kurulduğu anlaşılmakla, hüküm fıkrasındaki çelişkilerin giderilip infaza elverişli hüküm tesisi için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
Asıl Davanın (davalısı ...) husumet yokluğundan reddine,
2- 2011/493 Esas sayılı birleşen davanın reddine,
3- 2012/308 Esas sayılı birleşen davanın kabulü ile
Davalı ...'nın 40.923,00 TL maaş ödemesi ve 5.505,95 TL sağlık ödemesi olarak talep ettiği ödemeler nedeniyle sigortalı ...'nun borçlu olmadığının tespiti ile yersiz ödemeler nedeniyle tesis edilen işlemin iptaline,
Sigortalı ...'nun hayali ödemeler çıkarıldığında da 30.06.1994 tarihi itibariyle kısmi tahsis yönünden şartları sağladığı anlaşıldığından; bu tarihi takip eden aydan itibaren kalan prim üzerinden kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğunun tespitine, karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı birleşen davada davalı Kurum vekili; Mahkemece verilen karann usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini beyanla usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl dava yönünden Kurum işleminin iptaline, birleşen dava yönünden davacıya ödenen yersiz aylık ve sağlık giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararlann bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve karann gerekçesinde hukuk kurallannın somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yaranna kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle tanık beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz eden davacı birleşen davada davalı Kurum vekili vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan karann ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.