1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13189 E., 2026/417 K.

Yargıtay 22.01.2026 Sayı: 2025/13189 E. - 2026/417 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/13189 E. , 2026/417 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ : 07.01.2025

SAYISI : 2025/197 E., 2025/968 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Çanakkale İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/25 E., 2024/396 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris babasının 03.06.2005 tarihinde vefat ettiğini, 25.06.2005 tarihinde babasından ölüm aylığı bağlandığını, 08.03.2017 tarihli yazı ile Kurum denetmenlerince davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiği gerekçesiyle aylığın durdurulduğunu, davacının 14.11.2016 tarihinde Kuruma başvurarak Kurum işleminin kaldırılmasını talep ettiğini, bu talebin 12.12.2016 tarihinde Kurum tarafından reddedildiğini, davacının 29.09.2004 tarihinde eski eşinden boşandığını, boşanmanın davacının babası hayattayken gerçekleştiğini, davacının 27.01.2022 tarihinde Kurum'a bir kez daha aylık için başvuruda bulunduğunu, ancak davalı Kurum tarafından buna da olumlu yanıt verilmediğini, davacının 8 yıldır kızı ...'nın ... adresindeki evinde ikamet ettiğini, davacının eski eşinin ise ...adresinde ikamet ettiğini, davalı Kurum işleminin iptali ile davacıya yeniden ölüm aylığı bağlanmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili özetle, 5510 sayılı Kanunun 56. maddesinin b bendinde eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eşin ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceğinin ve bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağının öngörüldüğünü, davacının boşandığı eşi ile eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun denetmen raporuyla ortaya konulduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının ölüm aylığının kesilmesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile davacıya yeniden aylık bağlanması ve aylığın kesildiği tarihten itibaren ay ay faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili özetle,

1.5510 sayılı Kanunun 59. ve 100. maddelerinde sözü edilen görevliler tarafından düzenlenen tutanakların üçüncü kişilerin imzalı beyanları alınarak düzenlenmiş ve imza inkârına da konu olmamış ise artık aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edileceğini, bu tutanakların aksinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini,

2.Denetmen raporunun aksinin yargılama aşamasında kanıtlanamamış olduğunu, nitekim, duruşma aşamasında dinlenen Tutanak Tanıklarından ...'ın “... fakat çevreden tarafların beraber yaşadığına dair dedikodu vardı.” şeklinde beyanda bulunduğunu, tanık beyanlarının Denetim Raporunun doğruluğunu ve yerindeliğini açıkça ortaya koyduğunu, tüm bu hususlar gözetildiğinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, aylığın kesilmesine yönelik tesis edilen işlemin iptali ile yeniden aylık bağlanması istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinin son paragrafında "Davacının 05.05.2014 tarihli denetmen raporundan sonra boşandığı eşi ... ile fiilen ayrı yaşadığı kanaati ile davacının 14.11.2016 tarihinde Kuruma tekrar aylık bağlanması için talepte bulunduğu hususu da dikkate alındığında, davacıya müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden aylık bağlanması gerektiği sonucuna varılmış ve davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denildikten sonra hükmün 1.bendinde "Davacının yetim aylığının kesilmesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile; davacıya yeniden yetim aylığı bağlanması ve yetim aylıklarının kesildiği tarihten itibaren ay ay faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmesi ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1.bendi tamamen silinerek yerine "Davanın kısmen kabulü ile, davacıya, 14.11.2016 tarihindeki müracaatını takip eden ay başı olan 01.12.2016 tarihinden itibaren yeniden ölüm aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" yazılması,

4.Hükmün 4. bendinin tamamen silinerek yerine "Davacı tarafça yapılan 3.949,00 TL yargılama giderinin yarısı olan 1.974,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine" yazılması,

5. Hükmün 6. bendinin tamamen silinerek yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine" yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı