1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12728 E., 2025/17173 K.

Yargıtay 11.12.2025 Sayı: 2025/12728 E. - 2025/17173 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/12728 E. , 2025/17173 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/8 E., 2025/228 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararı üzerine verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili, müvekkilinin 16.10.1999 tarihinde ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başladığını, 2005 yılında Fabry hastalığı teşhisi konulduğunu, hastalığın teşhisinin ardından zamanla müvekkilinin çalışma gücünün kayba uğradığını 27.08.2012 tarihinde malulen emekli olmak için davalı kuruma başvurduğunu, bu başvurusunun reddedildiğini müvekkilinin müraacatı halinde yaşlılık aylığının bağlanabileceğinin beyan edildiğini, müvekkilin hastalığını 1999 yılında askerlik görevini yaparken fark ettiğini, ... Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nın 25.01.1999 tarihli raporu ile müvekkilinin hastalığının tespit edildiğini, ... Hastanesi'nin 28.05.1999 tarihli raporu ile müvekkilin '40 oranında çalışma gücü kaybı tespit edildiğini, bu rapora istinaden 16.10.1999 tarihinde ilk kez çalışmaya başladığını, hastalığın zamanla ilerlediğini 2005 yılında müracaat ettiği ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ayaktan tedavi edilerek 2 yıl süre ile tedavi uygulanacağının bildirildiğini ileri sürerek müvekkilinin 5510 sayılı Kanunu'nun 25. maddesine malulen emekliliğe hak kazanmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin müvekkilinin geçirdiği rahatsızlık sonucu 2005 yılında FABRY hastalığı teşhisi konulması nedeniyle malul kaldığını ve kendisine maluliyet aylığı bağlanmasını talep etmiş ise de; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Malûl Sayılma başlıklı 25. maddesi “sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır. Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz” şeklinde olduğunu, buna göre T.C.S.B. ... Hastanesi tarafından davacının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı 16.10.1999 tarihinden önce verilen 28.05.1999 tarih - 1958/B/407 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile 12.05.1999 tarihli Yatış Epikrizi, T.C.S.B. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 05.09.2012 tarih – 2598 sayılı Sağlık Kurulu Raporu, T.C. Sağlık Bakanlığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği 05.08.20 05... sayılı Epikriz ve 18.08.2011 tarihli T.C.İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Epikrizlerinde davacının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı 16.10.1999’ dan önce de malulen emekli olmasını gerektirdiğini iddia ettiği FABRY hastası olduğu anlaşıldığından Müvekkili Kurumun İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu 20.12.2012 tarih – 10341 sayılı kararında da belirtilen nedenlerle davasının reddi gerektiğini, davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi 24.12.2015 tarihli kararında "davanın kabulü ile;

1-Davacının 5510 sayılı Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazanmış olduğunun tespitine," karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"İnceleme konusu somut olayda; davacının maluliyeti nedeniyle 5510 sayılı Yasanın 34/2. Maddesi gereğince aylık bağlanması için tahsis talebinde bulunduğu, ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten önce söz konusu maluliyetin bulunduğundan bahisle kurumun talebi red etmesi üzerine iş bu davanın açıldığı, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22.05.2015 tarihli raporunda, davacının beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olduğu, maluliyet başlangıcının 07.12.2011 tarihi olduğu ve işe giriş tarihi olan 16.10.1999 tarihinde malul olduğunu gösteren tıbbi belge olmadığının belirtilmesi üzerine, mahkemece, 5510 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de, söz konusu hüküm eksik araştırmaya dayalıdır.

Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir.

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2010 gün ve 10-390 / 449 sayılı kararında da belirtildiği şekilde, çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gereklidir. Çelişkinin Yüksek Sağlık Kurulu ile Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından alınan sağlık kurulu arasında çıkması halinde de, amacın uyuşmazlığı en geniş katılımlı bir kurul kararı ile sona erdirmek, yeni çelişkilerin ortaya çıkıp uyuşmazlığı çözümsüzlüğe itmeyi engellemek olduğu dikkate alındığında, Adli Tıp Genel Kuruluna başvurulmalı ve alınacak raporla (maluliyet başlangıç tarihi de belirtilmek suretiyle ) uyuşmazlık sona erdirilmelidir.

Bu durumda, Mahkemece yapılacak iş: 5510 sayılı Kanunun 58. maddesinde öngörülen prosedür uyarınca ve 5510 sayılı Yasanın 95’inci maddesi gereğince, öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan, davacıdaki hastalık ve arazların ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihte var olup olmadığı ve maluliyetin bu tarih itibariyle bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınmalı, maluliyetin daha sonra ortaya çıktığının belirlenmesi durumunda bu hastalık ve arazların, tahsis talep tarihinden(27.08.2012), 31.08.2013 tarihine kadar Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde; 01.09.2013 tarihi sonrası için Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde malûl sayılmayı gerektirecek derecede bulunup bulunmadığı, malûl ise, malûllük halinin hangi tarihte oluştuğuna dair rapor alınmalı, iş bu rapora davacının itiraz etmesi halinde ise; Adli Tıp Kurumundan aynı şekilde alınacak raporla; bu raporun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınan rapora göre sigortalı lehine olması ve davalının itiraz etmesi halinde ise, Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15. maddesi kapsamında Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan aynı şekilde alınacak raporla itirazın değerlendirilmesini sağlayarak sonucuna göre karar vermektir. Yapılacak değerlendirmede, maluliyet başlangıç tarihi belirlendikten sonra, adı geçen tüzük ve yönetmelik hükümlerinde sigortalı lehine getirilen düzenlemeler var ise kuşkusuz bunların da dikkate alınması gerekecektir.

Öte yandan, malullük sigortasından yararlanma şartlarına ilişkin 5510 sayılı yasanın 26. Maddesinin (c) fıkrası “Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması” hükmüne amir olup, dosya kapsamından davacının güncel hizmet döküm cetvelinde 2013 yılı sonuna kadar çalışmasının bulunduğu anlaşılmakla, işten ayrılma ve yazılı talep şartının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, maluliyet aylığının başlangıcına ilişkin 5510 sayılı yasanın 27. Maddesi de dikkate alınıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulü ile;

1-Davacının 5510 sayılı Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca 05.09.2012 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazanmış olduğunun tespitine,

2-05.09.2012 tarihinden itibaren başlamak üzere müteveffa davacı ... mirasçılarının hak ettiği malulen emekli aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren her aya ait maaşa ayrı ayrı işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tarafından müteveffa davacı ... mirasçılarına ödenmesine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:

A. T.C.S.B.... Hastanesi tarafından davacının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı 16.10.1999 tarihinden önce verilen 28.05.1999 tarih - 1958/B/407 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile 12.05.1999 tarihli Yatış Epikrizi, T.C.S.B. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 05.09.2012 tarih – 2598 sayılı Sağlık Kurulu Raporu, T.C. Sağlık Bakanlığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği 05.08.20 05... sayılı Epikriz ve 18.08.2011 tarihli T.C.İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Epikrizlerinde davacının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı 16.10.1999’ dan önce de malulen emekli olmasını gerektirdiğini iddia ettiği FABRY hastası olduğu anlaşıldığından müvekkilim Kurumun İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu 20.12.2012 tarih – 10341 sayılı kararında da belirtilen nedenlerle davasının reddi gerekmekteyken yerel mahkemenin davayı kabul etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık kurum işleminin iptali ile malullük aylığının bağlanması istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Eldeki dosyada;

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, ancak 5510 sayılı Kanun m. 27/b bendi gereği yazılı istek tarihi 27/08/2012 olup rapor tarihi 05/09/2012 olmakla rapor tarihi esas alınarak takip eden ay başından aylığın bağlanması ve dava süresinde 02/03/2025 tarihinde muris ...'ın vefatı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken mevcut şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1-Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2- Davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Çerkezköy 2. İş Mahkemesinin hüküm fıkrasının ikinci bendi silinerek yerine " 2-01.10.2012 tarihinden itibaren başlamak üzere müteveffa davacı ... mirasçılarının hak ettiği malulen emekli aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren her aya ait maaşa ayrı ayrı işletilecek yasal faizi ile birlikte vefat tarihi 02.03.2025 tarihine kadar davalı ... tarafından müteveffa davacı ... mirasçılarına ödenmesine,” cümlesinin yazılmasına bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı