1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12598 E., 2026/3801 K.

Yargıtay 02.04.2026 Sayı: 2025/12598 E. - 2026/3801 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/12598 E. , 2026/3801 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2023/2464 E., 2025/1110 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Merzifon 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI\t: 2022/424 E., 2023/333 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.05.1998-16.06.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ticari faaliyetinin ve vergi kaydının bulunduğunu, davacının süresinde tescil talebinde bulunduğunu, sigortalılık şartlarını taşıyan davacının davasının kabulü gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 18.05.1998-16.06.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun'un 24... . maddeleri, geçici 18. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesidir.

İnceleme konusu davada 18.05.1998-16.06.1998 tarihleri arasında minibüs işletmesi nedeniyle vergi kaydı olduğundan bahisle işbu süreler yönünden tespit talebinde bulunan davacının, 06.02.2003 tarihinde re'sen düzenlenen Bağ-Kur giriş bildirgesine istinaden 14.10.2002 tarihinden itibaren tescilinin yapıldığı ancak Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.

Bazı maddeleri dışında (01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'la) mülga 1479 sayılı Kanun'da 506 sayılı Kanun’un 79. maddesine paralel nitelikte bir düzenleme bulunmadığı için kural olarak hizmet tespiti davası açılmasının mümkün olmadığını dikkate alan kanun koyucu, sigortalılık niteliğini taşıdıkları halde Kuruma tescil edilmemiş kişilere zaman zaman tescil imkânı tanınmış ve ayrıca istek halinde primi ödenmek şartıyla geçmişteki çalışmaların değerlendirilmesi sağlanmıştır.

Bu amaçla ilk defa 2654 sayılı Kanun ile 1972–1982 yılları arasındaki vergiye kayıtlı süreler için borçlanma imkânı getirilmiş (ek geçici 13 üncü madde) ve daha sonra çıkarılan 3165 sayılı Kanun ile 2654 sayılı Kanun'da öngörülen başvuru süresi uzatılmıştır.

Daha sonra bu kapsamda 619 sayılı Kanun hükmünde Kararname’nin geçici 1 inci maddesi ile kayıt ve tescilsiz sigortalılara 04.10.2000 tarihinden itibaren yeniden tescil imkânı getirilmiş, ancak söz konusu Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Devamında 02.08.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 18. maddede “Bu Kanun'a göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanun'a göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49. ve ek 15. maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacının 02.08.2003 tarihinden önce 06.02.2003 tarihinde tescilinin yapılmış olduğu sabit olduğundan, davacının talebi 1479 sayılı Kanun'un 24. ve 25. maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı