1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12217 E., 2026/4970 K.

Yargıtay 16.04.2026 Sayı: 2025/12217 E. - 2026/4970 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/12217 E. , 2026/4970 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/195 E., 2025/1063 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/344 E., 2023/618 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.1997 tarihinde davalı Şirkette işe başladığını ve 16.05.2022 tarihinde işten çıktığını fakat davalı şirketin müvekkilinin sigorta girişini geç göstermiş olduğunu, 15.04.2000 tarihi olarak sigorta girişinin yapıldığını, dava şartı olarak 13.03.2023 tarihinde .. ... İl Müdürlüğüne müvekkilin geriye dönük sigortasız çalıştığı sürelere ilişkin hizmet tespitinin yapılması ve tespit sonucuna göre kaydının düzeltilmesi için ... başvurusunu yapıp, sigorta tarafından 16.03.2023 tarihinde ... kaydına girdiğini, fakat ... tarafından cevap süresi içerisinde cevap gelmediğini ve dava açma zorunluluğu doğduğunu, bildirilmeyen bu süreler içinde sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353-(1) b)1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı ve haksız olduğunu belirterek kararın temyizen incelenip bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemli işbu davada, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğine ilişkindir.

1.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının davalı işverenlikte ilk işe girişinin 15.04.2000 tarihinde yapıldığı ve 26.05.2003 tarihinde işten ayrılışının Kuruma bildirildiği, yaklaşık bir buçuk yıl sonra davacı adına ikini işe giriş bildirgesinin 01.10.2004 tarihinde kuruma ibraz edildiği, iş yerinde geçen her bir ayrı çalışma dönemi yönünden değerlendirilme yapılması gerektiği, dava tarihi itibariyle 01.04.2000 tarihi öncesi dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

3.Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o iş yerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin ancak eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.

4.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacının davalı iş yerinden askerlik süresi hariç 15.04.2000-26.05.2003, 01.10.2004-16.05.2022 tarihleri arasında bildiriminin bulunduğu, askerlikte geçen 26.05.2003-30.08.2004 tarihleri arasında hizmet akdinin askıda bulunduğu gözetildiğinde işbu davanın 25.04.2023 tarihinde açıldığı ve davacının işten ayrılışının gerçekleştiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık süre içinde açılmış olduğu anlaşıldığından, hak düşürücü sürenin geçmediği belirgindir.

5.O halde İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilip elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı