10. Hukuk Dairesi 2025/12200 E. , 2026/4629 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2023/1793 E., 2025/587 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bakırköy 3. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2021/122 E., 2022/278 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun Başakşehir Sosyal Güvenlik Merkezinin 20.02.2020 tarih ve E.. sayılı sayılı yazısıyla, şirketin sermayesinin % 100' ünün .. Belediyesine ait olması ve bu nedenle 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesinde yer alan işletmelerden olması gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesi kapsamında yararlandığı 5 puanlık prim teşvikinin iptal edilerek şirkete ait .. sicil numaralı işyerinden 2018/10 — 2019/12 arasındaki dönemde verilen aylık prim ve hizmet bildirgelerinin davalı idarece kanunsuz olarak değiştirilerek şirket aleyhine faizler hariç olmak üzere 106.860,37 TL borç tahakkuk ettirildiği, Kuruma yaptıkları itirazın da reddedildiği, davalı işleminin haksız ve dayanaksız olup iptali gerektiği, şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinde düzenlenen %5 prim teşvikinden yararlanmaya hakkı bulunduğu, şirketin kamu kurumu niteliğini haiz olmayıp Türk ... Kanunu kapsamında özel hukuk tüzel kişiliğine haiz anonim şirket olduğu, dosyaya sunduğu emsal yargı kararlarının da davacının özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve söz konusu teşvikten yararlanması gerektiği yönünde olduğu iddiasıyla .. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 20.02.2020 tarih ve E. .. sayılı yazı ile 106.860,37 TL tutarındaki borç tahakkukunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (1) bendinde 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin 2. fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri hakkında uygulanmayacağının düzenlendiği, 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 2. fıkrasında da belediyeler tarafından kurulan birlik ve işletmeler ile sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıkların sayıldığı, söz konusu işyerlerinin %5 prim teşvikinden yararlanamayacağı, davacı her ne kadar TTK'ya tabi tüzel kişi tacir olsa da sermayesinin tamamı .. Belediyesine ait bir şirket olarak yasa gereği prim teşviki kapsamı dışında olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; getirtilen sigorta kayıtlarına, işlem dosyasına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davacının 5335 sayılı Kanunun 30/2 maddesi kapsamında olduğundan davacının dava konusu 2018/10 - 2019/12 ayları arasındaki dönemde 5510 sayılı Kanunun 81/1 maddesinde düzenlenen %5 prim teşvikinden faydalanamayacağı, davacının kanuna aykırı faydalandığı prim teşvikinin iptal işleminin ve davacıya çıkartılan borç tahakkukunun doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belediye iştiraki şirketin sermayesinin tamamı belediyeye ait olsa da Türk ... Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu, Yargıtay ve Danıştay’ın istikrarlı içtihatları ile Anayasa Mahkemesi kararlarının belediye şirketlerini özel sektör işvereni olarak kabul ettiği, bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 81/ı maddesi kapsamındaki 5 puanlık prim teşvikinden yararlanma hakkının bulunduğu, Mahkemenin emsal nitelikteki kesinleşmiş yargı kararlarını ve aynı taraflar arasındaki benzer davalardaki kabul hükümlerini göz ardı ederek, yalnızca sermaye yapısına dayanarak kamu idaresi nitelemesi yapmasının hukuki belirlilik, adil yargılanma ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu, şirketin işyeri sicil numarasının davalı Kurum tarafından dahi \"2\" (özel sektör) koduyla tanımlandığı, idarenin başlangıçta onayladığı teşvikleri geçmişe dönük borç tahakkuku ile geri istemesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına dair Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.