1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/11914 E., 2026/3175 K.

Yargıtay 25.03.2026 Sayı: 2025/11914 E. - 2026/3175 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2025/11914 E. , 2026/3175 K.

\n\"İçtihat Metni\"

MAHKEMESİ\t: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/2482 E., 2025/923 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Sakarya 7. İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2024/135 E., 2024/59 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.04.2006 - 05.12.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde makine operatörü (Ekskavatör Operatörü) olarak çalıştığını, davacının prime esas kazancının gerçeği yansıtmadığını, davacının aylık net maaşının 3.500,00 TL olduğunu, bu paranın bir kısmının davacının maaş hesabına yatırılırken kalan kısmının elden ödendiğini beyanla davacının prime esas ücretinin tespitini, Kurum kayıtlarının bu tespite göre düzeltilmesini ve eksik primlerin davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının her ne kadar 25.04.2006 - 05.12.2018 tarihleri arasında davalı firmada çalıştığını iddia etmiş olsa da davalı firmada 22.12.2010 tarihinde işe girdiği ve 31.12.2011 tarihinde iş akdinin sonlandığı, 25.05.2013 tarihinde işe girdiği ve 17.02.2015 tarihinde iş akdinin sonlandığı, 01.05.2015 tarihinde işe girdiği ve 16.09.2015 tarihinde iş akdinin sonlandığı, 28.11.2015 tarihinde işe girdiği ve 05.12.2018 tarihinde iş akdinin sonlandığının görüldüğünü, davacının dava dilekçesinde yer alan iddiasının resmi kurum kayıtları ile örtüşmediğini, hizmet tespit davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, davacının iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 25.04.2006 - 05.12.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışan davacının 2009-2010 tarihlerinde askere gittiğini, askerden döndükten sonra tekrar davalı işyerinde çalışmaya başladığını, her ne kadar dava dilekçesinde ilk işe giriş tarihinden itibaren operatör olarak çalıştığı izlenimi verilmiş ise de davacının 2006-2009 tarih aralıklarında makine yağcısı, 2010 Ekim ayı (asker dönüşü) itibari ile operatör olarak çalışmaya başladığım, özlük dosyasmda mevcut ücret bordrolarında bulunan imzalardan davacının prime esas kazanç olarak ...'ya gösterilen miktarları açık ve net bir şekilde bilindiğini, prime esas kazancın eksik bildirilmiş olması maaş bordrosunun imzalanması ile öğrenilmiş olacağından iş bu davanın açılması için 5 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığını, iş akdinin feshi bulunan dönemler ve imzalı ücret bordrolarının bulunduğu aylara ilişkin prime esas kazanç tespiti için hak düşürücü sürenin geçtiğini, maaş miktarının farklı olduğu iddiasının yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kısmen kabulü ile

Ait Bildirilen Asgari Kuruma Kuruma Fark

Olduğu Gün Ücret Bildirilen Bildirilmesi Gereken SPEK

Ay\t\t SPEK SPEK (Ek Verilecek)

2012/1\t30\t886,5\t886,5\t1188,96\t 302,46

2012/2\t30\t886,5\t886,5\t1188,96\t 302,46

2012/3\t30\t886,5\t916,05\t1188,96\t 272,91

2012/4\t30\t886,5\t886,5\t1188,96\t 302,46

2012/5\t30\t886,5\t886,5\t1188,96\t 302,46

2012/6\t30\t886,5\t886,5\t1188,96\t 302,46

2012/7\t30\t940,5\t940,5\t1188,96\t 248,46

2012/8\t30\t940,5\t940,5\t1188,96\t 248,46

2012/9\t30\t940,5\t940,5\t1188,96\t 248,46

2012/10\t30\t940,5\t940,5\t1188,96\t 248,46

2012/11\t30\t940,5\t940,5\t1188,96\t 248,46

2012/12\t30\t940,5\t940,5\t1188,96\t 248,46

2013/1\t30\t978,6\t1011,22\t1398,78\t 387,56

2013/2\t30\t978,6\t978,6\t1398,78\t 420,18

2013/3\t30\t978,6\t978,6\t1398,78\t 420,18

2013/4\t24\t782,88\t782,88\t1119,02\t 336,14

2013/5\t30\t978,6\t1011,22\t1398,78\t 387,56

2013/6\t30\t978,6\t978,6\t1398,78\t 420,18

2013/7\t30\t1021,5\t1021,5\t1398,78\t 377,30

2013/8\t30\t1021,5\t1021,5\t1398,78\t 377,30

2013/9\t30\t1021,5\t1021,5\t1398,78\t 377,30

2013/10\t30\t1021,5\t1021,5\t1398,78\t 377,30

2013/11\t30\t1021,5\t1021,5\t1398,78\t 377,30

2013/12\t30\t1021,5\t1021,5\t1398,78\t 377,30

2014/8 30 1134,00 1134,00 2098,17 964,17

2014/9 30 1134,00 1134,00 2098,17 964,17

2014/10 30 1134,00 1134,00 2098,17 964,17

2014/11 30 1134,00 1134,00 2098,17 964,17

2014/12 30 1134,00 1134,00 2098,17 964,17

Davacının 01.01.2012 – 31.12.20 13... .08.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında, ekli tabloda belirtilen aylarda, davalı ... .... Şirketi unvanlı iş yerinde Kuruma Bildirilmesi Gereken Prime Esas Kazanç Brüt ücret (TL) ile çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi ek raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, 2015-2018 yılları arası senetle ispat kuralı gereği bu dönemin yazılı delil ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle taleplerinin reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, eldeki davada, davalı işverenin sosyal ve ekonomik bakımından üstünlüğü, işçinin zayıf konumda olması, kayıtların davalı işveren tarafından tutulması nedenleriyle, 6100 sayılı HMK'nın yazılı delille ispata ilişkin katı kurallarını uygulamanın olanaklı olmadığını, tarafların konumu nedeni ile davalı işveren açısından kural olarak senede karşı senetle ispat kuralının uygulanması gerektiğini, ancak işçi açısından bu kural istisnai durumda uygulama alanı bulacağını, iş ilişkisi devam ettiği sürece zayıf konumda olan işçinin iradesinin baskı altında olduğu, işverenin aşırı yararlandığı varsayılarak HMK'nın 203/1-ç fıkrası devreye gireceğini, mahkemece re'sen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanılarak, tanık beyanları dikkate alınarak yaptığı işin özellikleri, vasıflı olup olmadığı, iş yerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş yerinin özellikleri, emsal işçilere o iş yerinde veya başka iş yerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiğini, davacıya ait iş makinesi kullanma yetki belgesi (operatörlük belgesi), meslekteki 12-13 yıllık kıdemi, yaptığı işin mahiyeti, nitelikli ve tecrübeli bir işçi olduğu, tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde davacının asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun anlaşıldığını, eldeki davada, emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarının dikkate alınması suretiyle davacının prime esas kazancının tespitine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

2- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davacının tek taraflı olarak bildirilen ancak dosya kapsamıyla ispatlanamayan maaş miktarları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacı tarafından her dönem için talep edilen ücretin yazılı ispat sınırının altında kalıp kalmadığı ve tanıkla ispat mümkün olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması gerektiğinin Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında belirtilmiş olmasına rağmen Mahkemece hükme esas alınan ek raporda bu hususa dikkat edilmediğini, dönem ücretlerinin ispatlanmış olup olmadıklarına bakılmasızın hesaplama yapılan ek rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunu, maaş miktarı olarak Yerel Mahkemeye açık ve net bir bilginin beyan edilmediğinin açıkça görüldüğünü, vasıf ve ünvanı aşacak şekilde makina yağcısı olunan ve diğer dönemlerde ispat edilemeyen ücret üzerinden kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını beyan etmektedir.

3- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eldeki davada davacının, tespitini talep ettiği prime esas gerçek kazanç tutarının senetle ispat sınırının üzerinde olduğunu, davacı tarafından iddiası kapsamında yazılı delil yahut delil başlangıcı sunulmaz ise aksi halde tanık dinlenmek suretiyle sonuca gidilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tanık beyanları, emsal ücret araştırması ve TÜİK verileri kapsamında kapsamında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesinin yerinde olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının davalı Kuruma eksik bildirilen prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/ 10... sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77... . maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve 2010/10 - 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 tarihli ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

Bunun yanında; 6100 sayılı HMK'nın \"senede karşı tanıkla ispat yasağı\" başlıklı 201' maddesinde ise; \"Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz\" hükmü yer almaktadır.

İnceleme konusu eldeki davada, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hatalı olmuştur.

Somut uyuşmazlık kapsamında, davacının 25.04.2006 - 05.12.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını belirterek tüm çalışma döneminde prime esas kazancının gerçeği yansıtmadığı iddiasında bulunulduğu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 03.01.2024 tarihli dilekçe ile çalışma sürelerine göre tespitini istedikleri davacının gerçek ücret miktarlarının açıklandığı, davacı tarafın talebine göre bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ile 2006, 2007, 20 08... yılları için ücret iddiasının asgari ücretin altında olması sebebiyle, 2015 - 2018 yılları arasındaki iddiasının ise senetle ispat sınırı üzerinde olup, yazılı belge ile ispatlanamadığının değerlendirildiği, buna karşılık 1.01.2012 – 31.12.20 13... .08.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında davacının iddiası senetle ispat sınırı altında kaldığı gözetilmek suretiyle tanık beyanları ve TÜİK verilerine göre hesaplandığı, 20 14... . ila 7. ayları arasındaki ücretleri yönünden davalı işverenlikçe imzalı ücret bordrolarının sunulduğu anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda davacının 2014 yılı gerçek ücretinin tespiti yönünden; 20 14... . ila 7. ayları arasındaki ücret bordroları imzalı olup, 2014 yılının tamamı için yazılı delil niteliğinde olması karşısında mahkemece 01.08.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasındaki dönem ücretinin tanık beyanları ve TÜİK verilerine dayalı olarak belirlenerek aksine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı Başkan ... ve Üyeler ..., ..., ...'ın oyları ve oy çokluğuyla

25.03.2026 tarihinde karar verildi.

\t\t\tKARŞI OY GERKEÇESİ

1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık prime esas kazanç tespiti için, aylık ücret tutarının 6100 sayılı HMK.’un 2 00... . Maddelerinde belirtilen sınırları aştığı veya bordroların işçinin imzasını taşıdığı takdirde yazılı delille kanıtlanması gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.

2. Daha önce Dairemizin 2020/11683 Esas, 2021/10353 Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;

Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, mahkemece resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, yukarda belirtilen 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı ... ve ... Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri(vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır.

3. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve 2016/10-376 Esas, 2020/306 Karar, 09.07.2020 tarih ve : 2016/21-904 Esas, 2020/554 Karar ve 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir.

4. Somut uyuşmazlıkta davacı davalıya ait işyerinde makine operatörü olarak çalıştığını iddia etmiştir. Ücret ilgili sözleşme yoktur. Davacı vasıflı bir işçidir. Kamu düzeni ve resen araştırma ilkesine göre vasıflı işçi olan davacının prime esas kazancının emsal ücret araştırması ve her türlü delille kanıtlanması esastır. Kaldı ki davacının 01.01.2012-31.12.20 13... .08.2014-31.12.2014 tarihleri arasında aldığı ücret senetle ispat sınırını altında olduğu kabul edilerek, tanık beyanları ve TUİK verileri esas alınarak belirlenen ücretle çalıştığı çoğunluk tarafından kabul edilmiştir. Ancak 01.01.2014-31.07.2014 arasındaki aylık ücretlerin senetle ispat sınırında kaldığı kabul edilerek bozma kararı verilmesi çelişkidir. Zira belirlenen ücret asgari ücretin üzerindedir. Davacının 2014 yılı Ocak-Temmuz ayları prime esas kazanç tespiti, Aralık 2013 yılında bildirilenden düşük hale gelmiş olup bu durum ücretin düşürülemeyeceğine dair 4857 sayılı İş Kanunu'nun 62 nci maddesine de aykırı olmuştur. Bordronun senet vasfı yoktur. Prime esas kazancın tespiti yönünde yukarıda belirtilen esaslar ve Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca araştırma yapılmalıdır. Diğer taraftan prim aynı zamanda kamu ve kurum alacağı olduğu için temyiz eden ... Kurumunun menfaati vardır. Çoğunluğun ve mahkemenin 2015-2018 yılı için prime esas kazancı resen araştırma ilkesi ve kamu düzeni ilkesine aykırı olacak şekilde salt yazılı belge ile sınırlandırılma gerekçesi isabetli değildir.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı